GÜNCEL
12 Mayıs 2009
Gerçeker: Ortam uygun değil
Yargıtay Başkanı, değişiklik için gerekli şartların hazır olması gerektiğini söyledi.
Anayasa değişikliğine karşı olmadıklarını vurgulayan Gerçeker, “Ancak Türkiye’de şu an topyekûn bir anayasa değişikliği için ortam uygun değil. Anayasanın değiştirilmesi için gerekli ortamın hazır olması lazım. Topyekûn yeni bir anayasa hazırlanmasındansa anayasada kısmi değişikliğe gidilebilir. Bu kısmi değişiklikte de öncelik yargı bağımsızlığı olmalıdır. Türkiye’de anayasa değişikliğinden daha önemli olan konular var, toplumun öncelikleri var. Eğitim Türkiye’nin öncelikli konusu” diye konuştu. Gerçeker, Anayasa Mahkemesi üyelerinin üçte birinin parlamento tarafından seçilmesinin geriye gidiş anlamı taşıdığını belirterek bunun “kabul edilemez” olduğunu söyledi.
Anayasal değişikliklerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvencesi olan temel ilkelerini belirleyen değiştirilemez hükümlerini zedeleyecek, zafiyete uğratacak nitelikte olmaması gerektiğine dikkat çeken Gerçeker, konuya ilişkin soruları yanıtladı.
Temel hak ve özgürlüklerin tam bağımsız bir yargı sistemi kurulmasıyla gerçekleştirilebileceğini, tam bağımsız yargının ise yürütmeyle yasamanın hiçbir etki ve müdahalesinin söz konusu olmadığı bir sistem olarak kurulması halinde sağlanabileceğini söyleyen Gerçeker, yargının, yetkisini millet adına kullandığını anımsattı.
‘YARGIDA ÜÇ BAŞLI SİSTEM VAR’
Cumhuriyet Gazetesi'nden Meltem Yılmaz'ın haberine göre; demokratik meşruiyet sağlama gerekçesiyle yasama ve yürütme tarafından yüksek mahkemelere, yargı kurumlarına üye seçilmesi düşüncesinin yargı bağımsızlığıyla bağdaşmadığını belirten Gerçeker, yargıda üç başlı sistem olduğunun da altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir tarafta Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), bir tarafta Adalet Bakanlığı, bir tarafta da Yüksek Mahkemeler... Bugün yargı bağımsızlığının özlenen bir konu olması, yargı birlik ve bütünlüğünün olmadığını gösteriyor. Bu nedenle de Türkiye’de güvensizlik ortamı oluşuyor. Yargıyı daha da siyasallaştıracak düzenlemelerden mutlaka kaçınılmalıdır.”
Yargıya yönelik eleştirilerin kaynağının iyi gözlemlenmesi gerektiğini belirten Gerçeker, yeni bir anayasa hazırlanacaksa mutlaka kurucu bir meclisin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Anayasanın hazırlanma sürecinde demokratik kitle örgütleri, üniversiteler, sendikalar ve hukukçuların bir araya gelerek tartışma ortamının yaratılması, bu kurum ve kuruluşların hazırladığı taslağın ise TBMM’ye sunulmasının en akılcı yol olduğunu kaydetti.
Parti kapatma konusunda Venedik Kriterleri’nin esas alınmasının doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Gerçeker, “AB kriterleri bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Dünya artık globalleşiyor. Biz de Türkiye olarak AB kriterlerine uyacağız diye imza atmışız, bunu taahhüt etmişiz. Bu kriterler yılların verdiği tecrübenin sonunda ortaya çıkmış şeyler. Bunları kabul etmeyeceksek neden kabul etmediğimizi anlatabilmemiz lazım. Aksi takdirde bunlara uymak zorundayız” değerlendirmesini yaptı.
‘KABUL EDİLEMEZ’
Anayasa Mahkemesi üyelerinin üçte birinin parlamento tarafından seçilmesinin geriye gitmek anlamına geldiğini ve bunun “kabul edilemez” olduğunu belirten Gerçeker, şunları söyledi:
“Geçen günlerde Almanya’dan gelen hukukçu dostlarımız Almanya’da parlamentodan da Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçildiğini, ancak bunu düzeltmeye çalıştıklarını söylüyorlar. Biz ise onların düzeltmeye çalıştıkları maddeleri eklemek istiyoruz. Bu yenilik değil, geriye gidiştir. İktidarın bunu bir kompleks olarak düşünmemesi lazım. Biz böyle bir uygulamayı kabul etmiyoruz. Bugün Anayasa Mahkemesi yüksek mahkemedir; siyasi partilerin buraya üye seçmesi yargı bağımsızlığına tamamen aykırı. Siyasi parti kapatma davalarına bakan bir yüksek mahkemeye siyasal partilerin üye seçmesi, sonuçta siyasallaşmaya neden olacaktır. Biz her zaman özgürlükçü demokrasiden yanayız. Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesi bizim en büyük özlemimiz.”
GÜNCEL KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLERİMİZ
- Emniyetten 'tanık' açıklaması
- Dink cinayetinde yeni skandal
- Bartınlılar bu kursu sevdi!
- Bir Albay daha intihar etti
- Kayseri-Malatya yolu kapandı
- On numara çekilişi yapıldı
- Yolcu otobüsü devrildi: 2 ölü
- Kaderlerini kurayla belirlediler
- Kuşadası faciadan döndü
- İzmir'de okulu su bastı
- Yere düşen pazarcı öldü
- Gülay hayranlarına iyi haber
- 10 Iraklı yaralı Türkiye'de
- Turgut Öker yeniden başkan
- 'Ben bu davanın kurbanıyım'
- Tekirdağ'da kar yağışı başladı
- Özcan öğrencilere seslendi
- ÖSYM'den öğrencilere açıklama
- 'Alara'da eğitime devam
- Başkentte elektrik kesintisi
- Nehre düşen çocuk kayboldu
- Habur'da sonuç çıkmadı
- Su sıkıntısı okul tatilini uzattı
- Teknede kurşun izi iddiası
- Eminağaoğlu için karar verildi



ulus+üniter+bağımsız TC
12 Mayıs 2009 10:27
---
ve bir de Almanya'da meclis tarafından seçilen üyler sistem için, demokrasi için tehlike içermez, onları SÖMÜRGE yapmaya çalışanlar yok, İncil'e dayalı din devleti olsun diyen liboşlar yok, devlet kurucularını küçük düşüren köşe yazarları, üniversite hocaları, sinemacıları yok, anayasayı değiştirmezsek darbe duasına çıkarız diyen profösörler yok, mecliste ÖZERKLİK isteyenler yok. SİSTEM SAĞLAM.