13 Mayıs 2009
Metrobüs değil METRO-SÜS!
''İstanbul yağmalanıyor. İstanbul'un kaynakları kentliye değil, eşe dosta, yandaşa aktarılıyor. İstanbullu kentin kazanımlarından faydalanamıyor.''Bu ve buna benzer tespitleri onlarca kez dile getirdik. Bulunduğumuz birçok platformda kamuoyuyla paylaştık. Konuşurken, söylerken, bir olguyu iddia olarak ortaya koyarken, tespitlerimizi elimizdeki belgelerle temellendirdik.
Birkaç gün önce ise, yine İstanbulluların kaynaklarının nasıl yağmalandığını somut örneklerle gündeme getirdik. İstanbul'da yaşayan yurttaşlarımız biliyor: AKP'li belediye, yaklaşık bir bir buçuk yıl önce, Metrobüs hattı kurmak için çalışmalara başladı. Bu çalışma yurttaşlarımıza ''büyük bir iş'' gibi sunuldu. Metrobüs'ün trafik sorununu çözeceği iddia edildi.
Ve bir süre sonra da adına ''tercihli yol'' diyebileceğimiz hatlar hizmete sokuldu. ''Metrobüs'' adı verilen otobüsler, emniyet şeridinin kapatılarak açıldığı ''yeni yolar''da servise sokuldu. İstanbul trafiği bu saçma düzenleme yüzünden adeta felç oldu. Ne ambulansın, ne de polisin gidebileceği ''emniyet şeridi'' kaldı. Böylece, otoyolunda ''emniyet şeridi olmayan'' tek ülke ünvanına sahip olduk.
Bunlar meselenin bir kısmı. Bir kısım ise şu:
Metrobüs adı verilen onlarca otobüs yurt dışından getirildi. Oysa ki; o otobüsleri yapabilecek birkaç fabrika var Türkiye'de. Hem 1 milyon 200 bin Euro'ya alınan otobüsleri, neredeyse yarı fiyatına satıyor aynı firmalar. Ama nedense, Türkiye'deki firmalar tercih edilmedi. Aksine, yurt dışından alındı otobüsler. Ve bir süre sonra fark edildi ki; metrobüsler, İstanbul trafiğine uygun değil. Çünkü; "PHİLEAS'' marka otobüsler ''yokuş çıkamıyor.''
Bu yüzden, İstanbul büyükşehir Belediyesi'nin milyarlarca eoru ödeyerek aldığı METROBÜS'ler, bir anda METRO-SÜS oldu. Çünkü; 50 otobüs de trafiğe çıkamıyor. Yetkili firmanın elemanları, belediyenin isteği üzerine, deneme için sefere çıkarılan iki otobüsle sürekli seyahet ediyor ve ''hataları bulmaya çalışıyor.''
Neresinden baksanız bir skandal bu. Biz de bu sıkandalı üyesi olduğumuz Büyükşehir Belediye Meclisi'nden gündeme getirdik. AKP'li Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın yanıtlamasi istemiyle, bazı sorular sorduk. Sorular yanıtlanmadığı taktirde, konuyu yargıya da götüreceğiz. Tabii cevap verilirse, ve bu cevaplardan yargıya gitmemiz için gereken doneler çıkarsa, bunları da adaletin çözmesi için müraacaat edeceğiz.
Şimdi; o soruların birkaçını sizinle de paylaşmak istiyorum:
Bu araçlar alınırken, teknik şartnamede marka ve model belirtilmiş midir?
Araçların şartnameye uygunluğu test edildi mi?
Araçlar hangi ihale yöntemine göre alınmıştır?
Araçların bedelini ödeme şartları nelerdir?
Alım işleminin finansal modeli nedir?
Bu araçlar ile diğerinin arasındaki büyük fiyat farkının nedeni nedir?
Araçlar üretici firmadan mı yoksa aracı bir firmadan mı satın alınmıştır?
Sorun çıkmasına bağlı olarak iade veya cezai şart bulunmakta mıdır?
Bu otobüslerin alımıyla ilgili olarak ne gibi fizibilite çalışması yapılmıştır?
Sayın nikolay size bişey sorucam farz edin arabanıza yeni lastik alıcaksınız ve fiatlara baktınız .avrupada en iyiisini tavsiye ettiler aldınız tr geldiniz bide baktınız arabanız mahallendeki yokuştan çıkmıyo çünkü lastik şartlara uygun değilmiş.. burda suç sizindir yollarını tanıyosun... aslında köprünün öbür tarafında senin TANIYAN yollarını bilen lastik firması var.. NE ACI DİMİ !!!! SAYIN TEKİN YAZISINI DİKKATLİCE OKUDUYSANIZ MSJ ALMIŞSINIZDIR.siz şimdi burda şunu algılıyamadınız .Bizler halk olarak metrobüse karşı değiliz sadece neden düşüncesizce plansız yapılan bu harcamalırın hesabını birileri sormasın.Çünkü bizim cebimizden çıkıyo..B AŞKALARININDA SAĞ CEBİNDEN ÇIKIP SOL CEBİNE GİRİYO.. eeeee demokraside öz fikrimizi düşüncemizi harekete geçiren Yoldaşlarımızın halk olarak elleri kollarıyız kulaklarıyız.. müsade edinde bu küresel krizde har vurup harman savuranları biraz dilimizle biraz kalemimizle eleştirelim ve eminimki sayın Tekin ve grubu bunun hesabını yargıda soracaktır
Sevgili arkadaşlarım,
Tanesi 1 milyon 200 bin avroya alınan ve nasıl alındığı da belirsiz metrobüslerin kesin çözüm olmadığını ilk yorum yazımda belirttim.Ancak insanlarımızın rahat etmesi için geçici çözüm olduğunu özellikle belirttim.Kesin çözüm olarak metronun olduğunu da belirttim.Hatta bunun da Sosyal Demokrat anlayışla olacağını da söyledim.Tüm bunları belirtmeme rahmen çakma isimlerle gerçekleri çarpıtmak ne kadar doğrudur takdirinize sunuyorum.Halkımızın yanında olduğuna inanan herkesin halkın harcanan paralarının hesabını da sormalıdır.Bizler de bunun mücadelesini veriyoruz.Ama daha önce olduğu gibi şimdi de amaçları bağcıyı dövmek olanların bırakalım mücadele vermelerini işi siyasete dökerek sözümona gerekçelerle yağmanın,talanın tarafında oluyorlar.Olsun hep oldular yine olsunlar,biz üzüm yemek isteyenlerle yolumuza devam ediyoruz.edeceğiz.
Sayin arkadaşım Oktay Çelik, gözlerinizden sanırım birşeyler kaçırmışsınızdır. Burada kör/cahil muhamelesi yapmak son derece yanlış ve gerici bir yaklaşımdır. Çünkü gerçekte sorun olan halkın cahilliği veya metrobüslerin fiyatı değil metrobüsün varlığı ve araba sahiplerin 10-15 dakika daha geç eve varılmasıdır. Bunu herkes bilir İstanbul'da ve bu yüzden ne kadar Kılıçdaroğlu bu konuda bastırırsa o kadar oyu kaybedecektir. Avrupa Zaten de kendini Avrupa ülkelerden gibi gören ülke için CHP'lik 'cahil halk'-'aydın', rotasını uygulamak kendisinde son derece büyük gericiliktir, ama, herneyse, metrobüs konumuza dönelim.
Hiç düşündünüz mü, arabalı vatandaş işten eve arabayla 30 dakikada giderken, aynı mesafeyi otobüslü vatandaş ancak 2 saatte aşınca, ve bunu görüp da, buna hiç bir alakası olmayan sebeplerle, zamanı nerdeyse yarı yarıya düşüren metrobüse karşı çıkmak doğru mudur?. Metro da yapılacak, ama o zamana dek vatandaş otobüslerde ter içinde durarak trafik sancıları çekmesin, insan gibi gitsin ve eve daha erken varabilsin.
Sayin arkadaşım Oktay Çelik, gözlerinizden sanırım birşeyler kaçırmışsınızdır. Burada kör/cahil muhamelesi yapmak son derece yanlış ve gerici bir yaklaşımdır. Çünkü gerçekte sorun olan halkın cahilliği veya metrobüslerin fiyatı değil metrobüsün varlığı ve araba sahiplerin 10-15 dakika daha geç eve varılmasıdır. Bunu herkes bilir İstanbul'da ve bu yüzden ne kadar Kılıçdaroğlu bu konuda bastırırsa o kadar oyu kaybedecektir. Avrupa Zaten de kendini Avrupa ülkelerden gibi gören ülke için CHP'lik 'cahil halk'-'aydın', rotasını uygulamak kendisinde son derece büyük gericiliktir, ama, herneyse, metrobüs konumuza dönelim.
Hiç düşündünüz mü, arabalı vatandaş işten eve arabayla 30 dakikada giderken, aynı mesafeyi otobüslü vatandaş ancak 2 saatte aşınca, ve bunu görüp da, buna hiç bir alakası olmayan sebeplerle, zamanı nerdeyse yarı yarıya düşüren metrobüse karşı çıkmak doğru mudur?. Metro da yapılacak, ama o zamana dek vatandaş otobüslerde ter içinde durarak trafik sancıları çekmesin, insan gibi gitsin ve eve daha erken varabilsin.
AKP li belediyelerin ve AKP hükümetinin iki önemli taktigi var :
1) Göz boyama ve gösteris yatirimlari.
Bunlarin sonuclari ve maliyetleri önemli
degil. Maksat göz boyama ve
propaganda olsun.
2) AKP lilere ve yandas firmalara muhtelif sekillerde rant saglama. Örnegin, maliyeti 100 dolar olan bir ihale veya alimin maliyeti malum nedenlerle 1000 dolar olabiliyor ve milletin sirtindan ve cebinden bircok AKP yandaslari ve yandas firmalari rant elde ediyorlar.
Bu Hollanda mali metrobüslerin Türkiye temsilcileri kimlerdir?
Bu metrobüler sadece düz yerlerde ve özellikle büyük hava alanlarinda terminalden ucaklara, ucaklardan terminale yolcu tasimak icin kullanilabilirler. Yedi tepeli Istanbulun yapisini bile bilmeyenler milleti bu sekilde aptal yerine koyduklarini saniyorlarsa cok yaniliyorlar.
Bende kuzenim Nikolay gibi düşünüyorum.
Sayın başbakanınızı Davosta izledikten sonra dayanamayıp ilk uçakla memleketinize geldim.
Demokraside olsun, ekonomide olsun gelişmelerinizi görünce kendisine olan hayranlığım bir kat daha attı.
Onun başbakan olduğu bir memlekette yaşamak her gün sabah akşam kutsal suyla yıkanmak gibi bir şey.
Benimde oyum bundan sonra Kadir Topbaş'a ve AKP'ye.
Sevgili arkadaşlarım,
Çakma isimlerle yorumda bulunanlar başka bir ağızla konuşuyormuş izlenimi edindikleri için objektif olduğunu mu düşünüyor acaba? Metrobüsün insanlarımıza getirdiği kolaylık bir saat olabilir ama hayatını da alıp götürebilir.Böyle bir kazayla burun buruna olan halkımız inşallah böyle bir yaşamaz.Bizim de anlatmak istediğimiz budur.Üstelik halkımız en iyisine layıktırlar.Neden modern bir ulaşım şekli olmuyor diyoruz.Bunun neresi kötü söyler misiniz?.Çünkü yapılan tüm hizmetler bu halkın parasıyla yapılıyor.
Oyunu mevcut zihniyete verecek kişilerden de başka bir yorum beklenmez zaten.Körle yatan şaşı kalkar.
Ben bu ülkede yabancı olarak yaklaşık 10 sene yaşadım. Ve anlaşılması oldukça zor olan bazı kanunlara ve yaptırımlara tanık olsam da, en çok üzüldüğüm bunun gibi yorumlardır. Metrobüse karşı çıkan halk kısmı galiba metrobüsün sıradan vatandaşa getirdiği kolaylığı düşünmek istememekte veya unutmaktadır. İstanbuldaki çalışan halkın %50sinden fazlasının yollarda 3saatten fazla geçirmektedir. Bu da haftanın 1 günü demek. Metrobüsü ne kadar sevmezseniz sevmeyin, halk için haftanın 1 günü harcadıkları bu kaliteli araçlar rahat nefes almaya kendilerin insan olduğuklarını hatırlamalarına yardımcı olurlar. Metrobüse karşı çıkan Kılıçdaroğlu ise İstanbul'daki çatıların estetiğiyle uğraşıp dursun, bakalım, gelecek seçim ben de artık Kadir Topbaşa ve AKP'ye oyumu vereceğim.
Sayın başkanım istanbulu yöneten zihniyet adeta örücek kafa zihniyeti trafik dahada çıkılmaz hale geldi.bırakın emniyet şeridini bırakın otobuslerin yokuş çıkmamasını avrupada bunu yapanı asarlar.20 miiyar tl oraya vereceğine neden yeraltında gitmedin diye parayı faiziyle yapandan geri tahsil ederler bizde nerde o yasa nerde o kanun bu kanunlar böyleyken bu ülkede istikrardan düzeltmeden kimse bahsetmesiz lastik olan hertarafa açılan yasaları sabitlemek hesap sormak güzelim memleketi çile yumağı haline getirenlerden hesap soracak bir kanun olmalı.metrobüsü iyi oldu diyen kaç kişi bulursunuzki onlarda ayda yılda bir bu araçlara binenlerden oluşur. sayın başkanlar valimiz alışmış polislere yolları kapatırıp insanları 2saat trafikte rehin tutaarak polis eskortlarıyle trafiksiz bir şekilde istanbulun tadını çıkarmaya ama unutmasınlaki gün gelir mevki biter bizimle aynı yolları eskortsuz yürüyecekler merak ediyorum bunları yaparken halkın kendileri hakkında ne düşündüklerinii hiç merak etmezlermi gitsinlerde avrupada görsünler kırmızı ışıkda bekleyen cumhurbaşkanlarını görsünler cefakar belediye başkanlarını makam aracı kullanmazlar mesai saaterine evlerinden bisikletle işe gelip bisikletle evlerine dönenleri.nerde o kanun bunu sahıslar yapmıyor o insanların kanunları yaptırıyor.caydırıcı kanunları var.
Helvan'a katılmamak mümkün değil:
Lem yelid velem yuled
Pırlantayı, gemiyi hamuduyla lüplet.
Lem yelid velem yuled
Pırlantayı, gemiyi hamuduyla lüplet.
Türkiye'de zaten uzun vadeli yatırımlar ve çözümleri üretecek bir kurum varmı? her gelen geçiçi ve günü kurtarma programları ile yüklüdür kendi hayatları gibi yönetiyorlar bizi Ankara dda ki metro bile hala bitmezken kaç sene oldu ben unuttum valla Sayın Tekin şeffaf belediyecilik öncülüğünüzü öncelikle tebrik ederim ama bunun uygulandığı bir tane belediye varmı kendi belediyeleriniz dahil sizi ve gurubunuz da ki bazı kişilerin ne kadar çok çalıştığını biliyoruz ama bir yanlışlık yokmu sizce de? Aynı zamanda bu dosyaları açmak sizin göreviniz çünkü büyükşehir meclisinde görevlisiniz artık o meclise kolay gelsin diyorum korksunlar sizden :) toplum o kadar alıştı ki bu tür yolsuzluklara helede geçim derdinde iken kimse takılmıyor bile o zaman teknik anlatımlardan daha çok görsel oluşmuş bu kararlarda ki yanlışlarla halkı aydınlatmak benim bakış açımdan daha doğru bir hedef çalışmalarınızda başarılar diliyorum ....
Sayın Gürsel Tekin,
Metrobüsün E-5 anayolunu bölerek yapılması,emniyet şeritlerinin yok edilerek yapılması elbette büyük riskler taşır.Nitekim bu risklerin bir kısmı da yaşandı.Buna rahmen halkımızı bir nebze trafik belasından kurtarmak için geçici çözüm olarak iyi oldu.Geçici çözüm diyorum çünkü,gerçekten metropol bir şehir vizyonuna yakışmayan bir çözüm olur aksine,kalıcı bir çözüm demek güzel şehrimize ve değerli halkımıza haksızlık olur.Kalıcı çözüm elbette herkesin ortak fikri olan metrodur.
Sayısız hatalı karar var bu projede.Mevcut yönetimin vizyonu bu kadar,kalıcı çözüm vizyonu için de sosyal demokrat anlayışın yönetimini bekleyeceğiz.O da bu sefer olacak.


ergin
20 Mayıs 2009 19:11
sorun değil bunlar yapmş bi kere tükürdüklerinin yalamazlar