Aciliyetten devren kiralık: Downing Sokağı 10 Numara

Altı Eylül akşamı parlamentoda bir toplantıyı izlemek için davet edilmiştim. Evimden çıkarken, Boris Johnson’dan enkaz devralan muhafazakar partinin yeni başkanı Liz Truss, başbakan olarak atanmasını onaylaması için Kraliçe Elizabeth’i ziyaret ettiği Balmoral şatosundan Londra’ya dönüyordu. Parlamentoya neredeyse önlü arkalı girdik. Ertesi gün Kraliçe Elizabeth öldü. 20 Ekim akşamı Liz Truss istifa etti. İngiltere tahtının gördüğü en uzun hükümdar olan Kraliçe Elizabeth yönetiminin devir teslim belgelerini, en kısa süreli Başbakan olan Truss imzaladı. Geriye bakıp düşünüldüğünde Truss sanki sadece bu iş için başbakanlık koltuğuna oturmuş görünüyor. Zira uyguladığı yanlış vergi politikaları ile devraldığı enkazı kısa sürede daha da berbat hale getiren ve İngiltere’yi iki haneli enflasyon rakamlarıyla tanıştıran Liz Truss baskılara dayanamayarak geçtiğimiz 20 Ekim Perşembe akşamı istifa etti. Dünyaca ünlü New York Post gazetesi, yaşanan bu bocalamayı ‘şayet bir İngiliz değilseniz harika komedi’ olarak nitelendiriyor. Komedi bugün itibarıyla reklam arasına girdi gibi. Şimdi ortada yeni bir enkaz, yeni bir başbakan ve yeni bir kral var.

Kral III. Charles’ın atayacağı ilk başbakan olacak Rishi Sunak aynı zamanda ülkenin en genç ve Hindu kökenli ilk başbakanı. Ancak Sunak’ın başbakanlığı çeşitli gariplikleri ve ilkleri barındırıyor. Bazı İngiliz gazeteciler sosyal medya hesaplarında yaşanan durumu, ‘Birleşik Krallık halkı ve hatta Muhafazakâr Partililerce oylanarak seçilmeyen, programının ne olduğu hakkında tek bir tartışma programına katılmayıp herhangi bir röportaj ya da açıklama yapmayan, hakkında sadece çok zengin olduğunu ve vaktinde Goldman Sach için çalıştığını bildiğimiz biri başbakan oldu’ diyerek tepkilerini ortaya koyuyorlar. Haklılar. Ortada hiçbir plan, proje hatta acı reçete henüz yok. Şu an için öne çıkan en önemli konu, Sunak’ın Britanya tarihindeki en genç ve ilk Hindu kökenli başbakan olması. Hal böyle olunca insan ister istemez başbakanın kimliğinin bu yanına biraz yakından bakmak istiyor.

GÖÇMEN KÖKENLİ MİLYARDER

Hindu inanışında iyiliğin, kötülüğü yendiği Işık Bayramı (Diwali) günü başbakan seçilen Sunak’ın anne ve baba tarafı Hindistan’ın Pencap bölgesinde sömürge döneminde İngilizlerle yakın ilişkileri olan varlıklı aileler. Hindistan’ın özgürlüğe kavuşmasının ardından Kenya ve Tanzanya’ya göç edip varsıl yaşamlarına orada devam ediyorlar. Babası Kenya, annesi Tanzaya doğumlu. Çift, evlendikten sonra İngiltere’ye göç edip Southampton’da aile hekimi ve eczacı olarak çalışmaya başlıyorlar. Rishi Sunak iki kız çocuk ardından 1980 yılında aileye üçüncü ve son çocuk olarak katılıyor.  Eğitim hayatı oldukça parlak. Anlayacağınız herhangi bir gizli kapaklı diploma sorunu yok. Sunak da kendisinden önceki dört Muhafazakâr Partili başbakan gibi Oxford Üniversitesi mezunu. Bu açıdan bakıldığında Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss ve Rishi Sunak, Oxford’lu Muhafazakârlar kulübü kursalar yeridir.

Sunak, Oxford Üniversitesi’nde Felsefe, Siyaset Bilimi ve Ekonomi okuyor. Ardından akademik dünyanın prestijli burslarından Fullbright bursu ile Stanford Üniversite’sine gidip MBA yapıyor. Goldman Sachs’da çalışıyor. 2015’te Muhafazakâr Parti’den parlamentoya giriyor. İki kitabı var: 2014 yılında yazdığı A Portrait of Modern Britain ve 2017 yılında yazdığı A New Era of Retail Bonds. Parlamentoya girmesiyle birlikte onu Hazine Bakanlığı sekreterliği, Hazine Bakanı gibi görevlerde görüyoruz. Konunun burdan sonrası Sunak’ın karısını tanımamızı gerekli kılıyor.

Rishi Sunak, Stanford Üniversitesinde tanıştığı, Hindistan’ın Bill Gates’i denen Narayana Murthy’nin kızı Akshata ile evli ve iki kız babası. Başbakan seçilmesinin hemen ardından Hindistan’daki kayınpeder, damadının ‘Birleşik Krallık için elinden gelenin en iyisini yapacağını’ söylüyor. Bilgi teknolojileri şirketi Infosys’nin sahibi olan Narayana Murthy’nin Nisan 2022’deki tahmini serveti 4.4 milyar dolar. Damadı daha Kral’ın karşısına çıkmadan kayınpederden gelen bu destek son yıllarda içte ve dışta görmeye alışık olduğumuz kayınpeder-damat birlikteliklerini akla getiriyor. Bir kaynağa göre bu evlilikten sonra Birleşik Krallık’ın en zengin 222. ailesi olan Sunak’ın karısının mal varlığı yaklaşık 730 milyon pound.  Sunak ailesi bu mal varlıkları ile İngiltere’nin en zengin aileleri sıralamasında 430 milyon pound’luk serveti olan Kral Charles’ı bile arkalarında bırakıyorlar.[1] Ancak her servet gibi bu da başa bela olanlardan. Bu yılın Nisan ayında İşçi Partisi, Sunak’ın karısının vergi indiriminden haksız yere yararlanmakla suçladılar. Çiçeği burnunda başbakanın çabucak kapatılan bu şaibeli durumuna yakından bakalım.

HAZİNE BAKANI’NIN VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANAN KARISI

Geçtiğimiz Nisan ayında Hindistan vatandaşı olan Akshata Sunak’ın İngiltere’de ‘non-domicile’ statüsünde yaşadığı ortaya çıkıyor. Bu statü, kişinin resmi ikamet adresinin Birleşik Krallık dışında olup, senede 30 bin pound ödeyerek Birleşik Krallık’ta yaşamaya hak kazandığı bir oturum durumu. Ancak ufak bir ayrıntı var. İngiltere’de non-domicile olarak yaşayanlar, diğer İngiliz vatandaşlarından farklı olarak Birleşik Krallık dışındaki gelirleri için devlete vergi vermek zorunda değiller. Akshata Sunak’ın gelirinin 430 milyon pound’luk kısmı babasının sahip olduğu Infosys’nin %0.93’lük hissesinden geliyor. Non-domicile statüsünde yaşadığından kocasının vaktinde başında olduğu Hazine Bakanlığı’na kuruş vergi vermiyor. BBC’nin haberine göre Akshata Sunak’ın kaçırdığı iddia edilen vergi senelik olarak yaklaşık 2.1 milyon Sterlin tutarında.  Bu dudak uçuklatan rakam, Rishi Sunak’ın Şubat 2020, Temmuz 2022 arasında Hazine Bakanlığı yapmış olması ile birlikte düşünüldüğünde ortaya kamu vicdanını rahatsız eden, yasalara uygun görünse de etik olmayan bir tabloyu doğuruyor.

Konu ortaya çıkınca Sunak ailesi her şeyin kanunlara uygun olarak düzenlendiğini belirterek haklarında bir karalama kampanyası yürütüldüğünü söylüyorlar. Zira Akshata Sunak Hindistan vatandaşı ve Hindistan hükümeti çifte vatandaşlığı kabul etmiyor. İngiltere’deki Non-Domicile statüsündeki yaşamını bu yasa ile açıklayan Akshata Sunak, kocası üzerinde artan baskılar üzerine vergi ödemelerinde bu yılı da kapsayacak şekilde düzenleme yapacağını açıkladı. Ancak arşivleme konusunda dünyanın en iyisi olan İngilizler bu olayı not ettiler. Peki şimdi ne olacak? Bu parlak kariyer Rishi Sunak’ı başarılı bir başbakan yapmaya yetecek mi?

BİR ROBİN HOOD DEĞİL

Rishi Sunak’ın politik kariyerine bakılınca çözümden çok sorunun bir parçası olduğu görünüyor. Brexit’e destek veren, Theresa May ve ardından Boris Johnson yönetimine desteğini sürdüren, Muhafazakâr Parti politikalarına açık destek veren Sunak bu haliyle kendinden önce gelenlere benzer sözleri söyleyecek farklı bir ağız olarak görülüyor. Oysa İngiltere’de yaşam giderleri hiç olmadığı kadar yüksek. Brexit ve pandemi sonrası ülke tarihinin en gördüğü en derin ekonomik krizi anlamak için biraz rakamlardan bahsedelim.

Joseph Rowntree Foundation’ın Birleşik Krallık Yoksulluk verileri durumu ortaya koyar nitelikte. Buna göre Birleşik Krallık nüfusunun beşte birden fazlası (%22) yaklaşık 14,5 milyon insan yoksulluk içinde yaşıyor. Bunların 8,1 milyonu çalışma çağındaki yetişkinler, 4,3 milyonu çocuk ve 2,1 milyonu emekli olarak belirtilmekte. Ülkede çocuk yoksulluğu endişe verici boyutlarda ve artış eğiliminde. Son verilere bakıldığında Birleşik Krallık'ta neredeyse her üç çocuktan birinin (%31) yoksulluk içinde yaşadığını görülüyor. Bu oran tek ebeveynin çalıştığı ailelerde %50’ye çıkmış durumda.[2] Muhafazakâr Parti’nin bu sorunların hiçbirine getirdiği bir çözüm önerisi olmadığı gibi, uyguladıkları politikalarla bu rakamları tırmanışa geçirmiş durumdalar. Hiçbir plan, proje açıklamadan başbakan oluveren ve daha ilk konuşmasından gözlerini kırpmadan prompter’dan akan süslü lafları samimiyetsizce okuyan Rishi Sunak bir Robin Hood değil ve şapkadan tavşan çıkaramayacak.

Rishi Sunak’ın başbakanlığının şu an için en parlak tarafı, Birleşik Krallık nüfusunun %1.6’sını oluşturan Hindu kökenlilerin içlerinden birini başbakanlık konutu olan Downing Sokağı 10 numarada görecek olması. 1930 Nisan’ında Mahatma Gandhi’nin İngiliz sömürge yönetiminin tuz tekeline ve vergi politikalarına karşı giriştiği sivil itaatsizlik eylemi olan yirmi dört günlük Tuz Yürüyüşü düşünüldüğünde Sunak’ın bugün geldiği nokta hayal ötesi.

Ne var ki ‘winter is coming’. Bana kalırsa Rishi Sunak olası bir genel seçim öncesinde Muhafazakâr Parti’nin çıkardığı son başbakan. Şu koşullar altında yılbaşını görmesi bile başlı başına bir mesele. Zira ne demokrasinin beşiği olan Britanya, ne de en berbat İngiliz komedisi ardı ardına gelen bu kadar kötü başbakanı kaldırmaz. Öyle görünüyor reklamların ardından Birleşik Krallık genel seçime gidecek. Bekleyip görelim.


[1] https://www.livemint.com/news/world/rishi-sunak-ranked-among-uk-s-richest-his-net-worth-and-how-he-earns-his-money-11666451967818.html
[2] https://www.jrf.org.uk/report/uk-poverty-2022