KAYDA GEÇSİN

MEB’in  metazorisiyle   ilköğretim öğrencileri için kullanılacak yeni okul şarkısı , ders zilinin  bestesi   Nil Karaibrahimgil’in , sözleri  Şermin Yaşar’ınmış  .

Karaibrahimgil bedava vermiş MEB’e .

Elbette devletin Karaibrahimgil’in ‘bedava’ sına ihtiyacı olmaz  . 

Sayın Cumhurbaşkanının buyurduğu gibi itibardan tasarruf olmaz hele milli eğitim gibi konularda.  

Bedava  bulduk diye şarkıya yapışmış olamazlar geriye  Erenerler’i AKP’nin kıramama  durumu giriyor herhalde . AKP bunu hep yapıyor bu aileye bir zaaf var , geziciydiler vaz geçtiler filan filan (Avninin filanları ) başkası yapsa kıyamet kopar bunlara kızıldeniz açılıyor ! 

Neymiş bu Erenerler, reklam dünyasının milli eğitime jingle yazar gibi şarkı yaptığı nerede görülmüş tam bir ‘Blatherskite’ yani saçmalığın daniskası . Elbette akıllı yetenekli reklamcıları tenzih ederim konumuz bu berbat şarkı ve MEB’in mal bulmuş mağribi gibi şarkıyı  alması .

Nur  içinde yatsın Melih Kibar’ın  Hababam Sınıfı müziği neredeee, bu saçma sapan kafa ütüleyen şarkı nerede , Melih besteyi yaparken  dramatik  yanındaki hüznü Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eserinin çocuklardan yana eğitim sistemini önerirken mevcutun  eleştirisinin  ruhunda yakalamış  bir sanatkar besteciydi . Canım arkadaşım ruh çağırırken aramızda  ilk sen  çağırılan ruh oldun , Yaz’ın (Baltacıgil ) kulakları çınlasın ‘Danne’ nin evinde medyumluk denemelerimiz unutulur mu hiç, Fatoş’un da kulakları  çınlasın .

Kusura bakmak yok yeni  şarkının ne  sözleri ne  bestesi iyi değil .  

MEB çocuklara zeka taramasından önce  keşke  bu şarkıyı yaptırmadan bir  ‘Yetenek’  taraması yaptırsaydı  .

Şarkıyı  hiç beğenmedim  çünkü herşeyden önce MEB’in ‘Organon’ u buysa yandık !

Ben Çocuğum ‘ Adlı şarkının sözleri şöyle :  : 

"Aç kapıyı, bekle bizi

Hep beraber gelen biziz

Kol kolayız el eleyiz

Yoldayız biz, gelecek biziz

Soran biziz, bulan biziz

Soru biziz, cevap biziz

Merak edip araştıranDünyaları keşfedeniz

Aç kapıyı, bekle bizi

Hep beraber gelen biziz

Kol kolayız el eleyizYoldayız biz, gelecek biziz

Oyun biziz, müzik biziz

Koşan biziz, duran biziz

Yürekteki rengi bulup

Hep yeniden resmederiz

Aç kapıyı, bekle biziHep beraber gelen biziz

Kol kolayız el eleyiz

Yoldayız biz, gelecek biziz

Tohum biziz, toprak biziz

Güneş biziz, yağmur biziz

Büyüyüp göklere uzanırken

Çiçeklenip açan biziz

Yarınlarsa hep baktığın

Bir umutsa aradığın

O da biziz, o da biziz...”

Sözlerden anlaşılacağı gibi  demek  her boku bilen çocuklarla karşı karşıyayız  , bu kadar çok bilmiş çocuklar  neden okula geliyorlar ki , herşeyi olmuşlar zaten , herşey onlar   , bunlara öğretmen ataması da lazım değil  ! 

Bence  her öğretmene bu cimcime çok bilmiş çocuklardan atayın Nil’in gitarı eşliğinde olsun bitsin  .

Çocuk dalkavukluğunu ilk defa şarkı sözlerine dökülmüş görüyorum .

Sözlerin  zaten girişi  ‘Aç Kapıyı Bezirganbaşı’ gibi .

Okul   binası  çok bilmişleri bekliyor , bu nasıl eğitim felsefesidir , bu nasıl bir neslin  sözcülüğüne soyunmadır bu ne zırvadır uzun uzun yazılmış üstelik .

Ne diyor   eğitim bakanımız , yeni öğretmen alımlarını  ‘ 4 dil  yani :  dinleme ,  okuma konuşma  yazma ‘ gibi  bir disiplinle , organonla  yapacaklarmış  arada bir de ABD lafı sıkışmıştı , pek entelektüel oldu  .

Anlaşılan MEB şarkıyı da felsefesine uygun  olarak  ‘Dinleme’ di .

Allah için   yandaş ve bu her boku zaten bilen çocuklara  uygun öğretmen atamanın  yeni 4 kuralı da  pek uygun olmuş , ABD bu işin  neresinde  anlamadım yine mi berbat şarkının   kabahati onların   !

Yeni atanan öğretmenlere Bakan’ın tenbihleri ise  açık :

Dinleme , okuma, konuşma  ve yazma diyor , çok iyi değil mi  !

İyi dilinizi bir tarafınıza sokun demedi, kibar adam malum 20  sine kadar  mı ne  kibarlık ve utangaçlığından  kadınların yüzüne de bakamamıştı Nagehan sevinç ve sürurla yazmıştı !

MEB’in disiplinine pek yakışmıyor ama zamanın ruhuna uygun bu 4 prensip   Nil Karaibrahimgil şarkıları   eşliğinde.

Karşımızda okula neden gönderildiği belli olmayan hedefsiz çocuklar var , biz dünyaya meydan okuyan bizde varız diyen gençler isterken hale bakın şu

Şarkıyla düştüğümüz duruma   .  Çocukları ürün reklamı gibi ele almışlar jingle yapmışlar . Asıl acısı olan suskunluk ve Milli Eğitim Bakanının memnuniyeti .

Bedava olması bu rezaletin mazereti olabilir mi ?

Birde ‘ İleri ‘  Marşını dinleyin düşünün , elinizi vicdanınıza koyun nasıl çocuklar hedefleniyor , lütfen yahu .

….  Yürü bu yol şeref zafer yolu
Karşında bekliyor seni tan yeri
Yürü atıl devir karanlığı 
Durma yürü haydi ileri

Varsın gel desin sana
Yeşil gölgeli çamlar
Ninni fısıldayan dereler
Şen.. nağmeler gülen bir bahar

Hayır sakın yolunda kalma sen
Dağlar yıkan gücünle sars her yeri
Atan diyor övün çalış güven
Durma yürü haydi ileri

Besteci Faik Canselen, henüz Musiki Muallim Mektebi'nde 17 yaşındaki bir öğrenci iken  meydan okuyan sözleri okulun edebiyat öğretmeni Celal Emrem'e ait olan bu marşı bestelemiş .  

Elinde gitar Dove sabunlarına aşk baladları söyleyip Hürriyette cici kız köşe yazıları yazarken değil, sahi nedir bu AKP’nin     ‘Erener ‘  saplantıları , hep varlar daima her koşulda aile boyu ,  bu sefer bayağı hedeflerini  büyütmüşler , ‘Milli Eğitim ‘   bu nedir yahu .

Çocuklarımızı  korkmamaya meydan okumaya bilim ilime davet eden ilerici bir eğitimi  isteyen bir marş , şarkı  yapmak yerine  nedir bu uyduruk şey .

Hele ‘İleri’ marşında    ‘Atan diyor övün çalış güven , durma yürü haydi ileri ‘ sözleri kimilerine  çok mu batıyor , nedir bu ilericiliğe, devrimlere karşı kalibresizlerin iş birliği .

Kaldırın şu saçma sapan yeni  şarkıyı Allah Aşkına, kaldırtın ey anneler babalar , korkmayın ne  Erener’lerden  ne AKP’deki yalakalarından , nedir bunlar böyle !

Ve köşe yazarları , reklamcılar , bilhassa  eğitimci olmaka övünenler  bu saçma sapan şarkıya tahammül etmek zorunda değilsiniz  , sanat manat da yok bu işin içinde hele işin o kısmını savunma malzemesi yapmaya beyhude gayret edilmesin  bu yazının beteri gelir .

Yazıktır Çocuklara , belletmeyin şu  berbat şarkıyı , Vallahi Billahi ‘Hani Ya da Benim Elli Dirhem Pastirmam Konyalıdan başkasına bastırmam ‘ bundan daha anlamlı .

Bu nasıl hastalıklı egomanik gerçeklerden dünyadan , duygulardan , muasır medeniyet hedeflerinden  Cumhuriyetin değerlerinden uzak  bir şarkıdır, nerede  bu ülkenin eğitimcileri, müzisyenleri  Atatürkçü Devrimcileri .

Herkes ortayolcu mu oldu ?

Yoksa Erener’lerin reklam dünyası her neyse , ağırlığından mı korkuyor siyasetçilerde  , ne muhalefet ne iktidardan ses yok  en acısı bu  ,  insaf yahu el kadar çocuklara yazık .

Nil Hanım  reklam  köşkünde oturup şarkıyı  bedava vermekle  övünüyor  birde , üste para verse bu şarkı  yine olmaz ,  bir de  hayırseverler  sormayın , lütfetmiş öyle mi ?

Bu filantropik ayakları dünyada yiyen kalmadı .

Çocuklarımızı bu şarkıdan acilen kurtarmak gerekir , milli , insani , evrensel , cumhuriyetçi bir görevdir.

Cesur olalım biraz söz konusu çocuklar . Bu ne ‘Tıss’ dır yahu .