KAYDA GEÇSİN

Hayatımızın tadı kaçtı . Dünya ile birlikte elbette , halbuki insan zekasının altın çağı , kimler nasıl becerdiler rezil etmeyi hayatı , daha yaşanası kılabilmek varken .

 

Çok övünülen piramitler yapılırken ne canlar gitti kim bilir , Drama Köprüsünün kitabını okuyup etkilenmeyen var mıdır , insanlar bedel ödemeden iki yaka bir araya gelmiyor , Canada Pasific  Demiryollarında 17 bin Çinli göçmen çalışmış diğer işçilerden daha az para ,  daha riskli işlerde , kötü yaşam koşulları  ve işçi güvenliği olmaksızın . Ölümler kayıplar binlerce  , şimdi anıtları dikiliyor .

Demiryollarının faydası tartışmasız elbette , 19.yy koşulları .

Şimdi başka bir çağ ve ne yazık ki ülkeler boşalıyor , insanlar yer değiştiriyor bir bize gelen göçmenler mi tuhaf  ,  bize kendi tarzlarını dayatıyorlar  ?

 

Yurdundan  kaçmak zorunda kalan sığınmacılar misafir oldukları ülkelerin kurallarına uyarken (Paris’te ezan sesini kıstılar, İslamcı siyasete gaz veren Rapunzel bile ee haklılar diyiverdi ) ama  bizdeki  sığınmacılarda pankart açmalar, donla , peçeyle çarşafla denize girmeler , kıyılarda çadırlar, salıncaklar, seccadeler donla namaz kılmalar , yemek kazanları  hani öyle yayılmış durumdalar ki adeta sanki  biz onlara sığınmışız gibi bir durum var  neredeyse , iş  yeri açanlar ise kendilerinden olmayanı   işe bile almıyorlarmış.

Çok tatsız.  Umarım  en kısa zamanda herkes ‘ yerli yerine köylü köyüne ‘  ne güzel bir cümledir bu da .

Tatsızlık sanata da bulaştı .

Romanların  , kitapların da tadı kaçtı ,  üzerlerinde misyon yüklü yük katırına döndüler ;    tarihe günderme bu günkü Roma ile bağlantı yarın ki  Göbeklitepe , eski tanrılara tapanlar , araya  hayvan sevenler için  hayvan   filan  tıkıştırdıkça zavallı roman üzerinde bu kadar yükle  iyice ne olduğunu şaşıran mayın eşeğine dönüyor .

yazan bu sefer yazdığını izah etmeye başlıyor hani bitmez tükenmez söyleşi turneleri imza günleri varya biraz mecburi ,   yazık değil mi o romana bu kadar saçmalık bağlantısı, mesaj , helak oluyor , hoş okuyucuya hava hoş okumuyor kimse !

 

Anılarını yazmak yerine şiirini yazmış ,  düpedüz korkuyor  bu anlaşılabilir bir şey sus o zaman ama hayır  illa yazacak yine gönderme, çağrıştırma onu kastediyor ama isim şehir nehir yok .

Tatsız.

 

AKP dizi filim piyasasında yer aldı diye şöhret olduğunu zannedenlerin durumu da tatsız ama  hiç olmazsa para kazanıyorlar, hatta  sanki bir iş  yapmış gibi felsefeleri düşünceleri  kitap yapılanlar var , kitapçıma sordum alan var mı diye bir ayda 1 tane satmış .

Tatsız Bir durum .

Geçenlerde  ekranlarda  bağım bağım bağıran adamların olduğu filim fragmanı önünde kendi filmine övgüler yağdıran yönetmen ve Allah boy vermiş bir şarkıcı -baş rol oyuncusu  ne konuştular, ne konuştular kendileri ve filim  hakkında .  Filim anlatamayınca izah etmek durumu ,  Çok Tatsız Bir durum .

Bu kadar   mediokrasinin arkasındaki güç benim mantığıma göre derin olamaz .

Onun için ‘Derin Devlet’ tarışmaları da çok tatsız .

 

Bu arada bir grup  hala anlamadılar Atatürk ile didişip kazanan yok , didişmeye devam edenlerin arkalarında finase eden bir güç olmasa onları besleyen devam etmezler zaten onlarda bir seviyor bir sevmiyorlar paptya falı gibi  .

 

Güzel güzel işini yaparken birden Çankaya’ya Atatürk’ün çöktüğünü söyleyebilen zihniyete bakarsanız  sanki  Çankaya Atatürk’ün torunlarına kaldı onlarda gökdelenleri , AVM’leri  diktiler sanır, ayıp be.

Atatürkü sev diyen  zorlayan yok  kimseyi  ama Cumhuriyete Atatürk’e söverek bağlılık zor,  hoş tarihi kişilerle didişmede Atatürk kadar Abdülhamid’in de başına gelenler çok tatsızdır, hemde onlar birde sevdikleri iddiasındalar çok tatsız işler yaptılar , dizi filan neydi o .

Yeri gelmişken 19.yy Atatürk alerjisi olanlar ve Abdülhamid ile ilgili taç beyitli bir yazı yazmış Sayın   Aydın Keleşoğlu okumanızı tavsiye ederim , taç beyiti okuyunca bulacaksınız , ktlarım müthiş bir yazı

https://www.gercekgundem.com/ yazarlar/aydin-kelesoglu/3579/ ataturkun-abdulhamit-ile- ilgili-cevabi

 

Türkiye’nin iyi insanları gerçek aydınları yani mazlumlar  uzun zamandır sustular , mazlumların sessizliği artık son bulmalı tam bir kuzuların sessizliği oldu .

Dünya ile aynı koşubandında bu dayanılmaz renksiz, tatsız mediokrasiyle koşamayız , düşeriz .

Cehaletten anlama gücü zayıflamış gruptan  kurtulup gerçek ihtiyaçlarımızı dürüst biçimde tespit edebilecek ve yeni , açık , net  vizyonları ortaya koyabilecek  aydınlar nihai özgürlük adalet ve demokrasinin peşindedirler ve aydınlıklara çıkarırlar bizleri

Siyasetin  yüzde hesapları , bitmeyen törenleri artık çok tatsızlaştı , hele bütün bunlar olmadan demokrasi vaadi çok tatsız.

 

Son yılların ekranlardan alnının akıyla  sağ çıkan tek efsane programı Gürkan Hacir’in ‘Şimdiki Zaman’ ‘da Prof. Barış Doster  ‘Yıldız , Hilal , Kalpak ‘ sözleriyle Rahmetli Atilla İlhan’dan bu yana kulaklarımızın , yüreklerimizin  pasını sildi .

Doster’in sözlerini kaçırdınızsa mutlaka izleyin.   

‘ABD Sosyolojisi, İngiliz Ekonomisi ‘ ile pek çok şey olunabiliyor ama aydın asla !

Doster kendi olabilen bir adam  konuşmasındaki saptamaları da  aslında bu kadar yalın cesur ve gücünü bu topraklardan alan bir güç ,hatırlattı .

 Barış Yarkadaş, Gürkan Hacir özel adamlar velhasıl.

Bizim acil ihtiyacımız ise  kendi aralarında Atatürk ve Abdülhamid diye ayrılanların zırvalarından ziyade akıllı ve aptallar ayrımında akıllı ve ahlaklılar.

Afganistanda kadınlar direnirken yeni doğmuş  çocuklara vaftiz elbiseli ‘baby shower’ larda tek taş yüzük takanlardan yeterince utandık .

Tatsızlıkları, ve umudumuz aydınları saygıyla Kayda Geçelim