Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır*

Film de hem sevme kapasitesini, hem de garip bir tanım olacak belki ama sevme “kalitesini” bu anima ve animusun yoğunluğuna bağlar.

“Her”
2013
Spike Jonze

Filmin ismi ekrana yansır: Elyazısıyla yazılmış bir “her”.

Kimden bahsediyoruz?

Samantha mı?

Emin miyiz?

Yoksa hemen arkasından Theodore’un yüzünü görmemiz bize bir şey mi anlatıyor?
Bir kadının bir erkeğe yazdığı aşk mektubudur dinlediğimiz.

Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır* - Resim : 1

El yazısıyla gördüğümüz “her” gibi...

Ve nefis romantik bir mektuptur bu.

Kahramanımızla tanışırız.

Yakın plan çekim, onun duygularına odaklanacağımızı söyler.

Kırmızı ile aşkla çerçevelenmiş bir adamdır ama o beyaz ve pembe tonlarını da atlamayalım. Saf ve naif bir adamdır da..

Filmin yüzeydeki okuması teknoloji ve aşkın diyalektiğidir belki de...

Ama esas mevzu farklıdır.

Film, anima ve animus üzerinedir.

Anima ve animus, Carl G. Jung’un analitik psikoloji ekolünde kolektif bilinçdışı teorisinin bir parçasıdır.
Jung, animusu bir kadının bilinç dışı erkek tarafı ve animayı da bir erkeğin bilinç dışı kadın tarafı olarak tanımlamıştır.

Film de hem sevme kapasitesini, hem de garip bir tanım olacak belki ama sevme “kalitesini” bu anima ve animusun yoğunluğuna bağlar.

Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır* - Resim : 2

Tabii burada gördüğümüz şey, Cyrano de Bergerac’ı anımsatır bize.

Ve bir kez daha sıkışmış bir beyaz yaka görürüz.

Ancak 1999 yılının Matrix ve Fight Club’ının sıkışmış beyaz yakasından farklı olarak ortam morg rengi değildir.

Kahramanımız kendisine gökkuşağının tüm renklerinden bir dünya kurabilmiştir bu sıkışıklığında.

Duvara çizilmiş yalnız bir  çocuk deseni görürüz.

Kahramanımız Theodore kadar yalnız.

Sonra bir başka desen: Kıvrılmış, içine kapanmış yalnız bir çocuk

Hepimiz kadar yalnız.

Çalışma arkadaşının T-shirt’ünü fark etmesi ve iltifat etme nezaketi de anima mevzusu ile alakalıdır.

İçine kapalı ve asosyal biridir diğer yandan.

Melankolik bir şarkı dinler. Kendisi kadar melankolik...

İç dünyası ile dış dünyayı dengelemeye çalışır adeta.

Binalar ve insanlar görürüz, kalabalıktırlar ve yalnızdırlar.

Bütün dünya gridir.

Kimse kimseyle göz göze gelmez, kendi içine kapanmışlardır.

Bugüne dair bir şeydir bu.

Bilimkurgudur belki ama her bilimkurgu gibi bugünün bir alegorisidir.

Ama içinde arzu dolu ve oyunbaz bir yan da vardır işte Theodore’un.

Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır* - Resim : 3

Gri ve donuk kalabalıklar içinde kıpkırmızı kıyafeti de bu nedenledir.

Ancak bütün bu renkliliğine rağmen evinde karanlıkta görürüz onu.

Oysa sevme kapasitesi vardır ve yüksektir Theodore’un.

Oynadığı bilgisayar oyununun avatarı gibi debelenen, ilerleyemeyen biridir.

Yavru köpek gibi..

Ve çok yalnız…

Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır*: Platon