Çağımızın belki de en çok tartışılan ve yanıtı insanları tatmin etmeyen konularından birisi de kolesterol sorunudur. Pandeminin ana gündem maddesi olduğu bu günlerde kolesterol konusunu ele  almamın en önemli nedeni, bu süreçte kalp krizleri ve felçlerde görülen bariz artışlar olmuştur. Sağlık otoriteleri pandemide evlerde hareketsiz kalmak ve dengesiz beslenmenin bu sorunu daha da artırdığını söylemektedir.  Gerek  yazılı, gerekse de görsel medya sayesinde insanlar kolesterol konusunda   bilgi sahibi olsalar da   bazı doğru bilinen yanlışları da   anlatmakta yarar var sanırım.

Orta yaşa gelene kadar kolesterolümü kontrol ettirmeme gerek yok.  

Kolesterolün çocukluk çağlarından itibaren damar duvarında biriktiği gösterilmiştir. Amerikan Kalp Derneği’nin de belirttiği gibi, 20 yaşından itibaren kolesterol düzeyleri kontrol ettirilmelidir. Ailenizde kalp hastalığı öyküsü varsa, bu kontrollere daha erken yaşta başlamak çok daha iyi olacaktır. Mümkünse çocuklarınızın kolesterolünü 10 yaşından itibaren ölçtürün. Ailesinde yüksek kolesterol bulunan çocukların yetişkinliklerinde kalp hastalığı geçirme riski %50 artmaktadır.  

Kadınların kolesterol sorunu yoktur.

Menopoz öncesi döneme kadar östrojen dediğimiz hormonlar, kadınlarda kolesterolün daha iyi değerlerde kalmasına yardım eder.  Ancak aile öyküsü olan ve sağlıksız beslenen kadınlarda da risk yüksektir. Doğum kontrol hapı kullanan ve sigara içen kadınlarda kalp krizi geçirme riskinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Menopozdan sonra ise işler tam tersine döner. Menopoz sonrası kadınlar diyetlerine dikkat etseler, düzenli egzersiz yapsalar da istenilen kolesterol değerlerini sağlamakta zorlanırlar.

Tereyağı yerine margarin kullanıyorum, kolesterol değerlerim için endişelenmeme gerek yok.

Gerek tereyağı gerekse margarin içerdikleri trans yağ bakımından zengindir. Her ikisinin de fazla miktarda tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Özellikle margarinlerde bulunan trans yağlar LDL denilen kötü kolesterolü artırırken HDL denilen iyi kolesterolü düşürür. Dolayısıyla riskimizi çok daha fazla artırır. Tereyağı LDL’yi artırırken, HDL’yi de artırdığı için margarinler kadar risk oluşturmaz. Unlu mamullerin üretiminde oldukça fazla miktarda kullanılan margarinler, kötü kolesterol (LDL) için en büyük kaynaktır. Tüketimin oldukça sınırlı olması gerekir.

Kanımdaki kötü kolesterol olan LDL kolesterolü düşürmenin tek yolu ilaç kullanmaktır.

Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile LDL kolesterol değerlerinde %10-15’lik bir azalma sağlanabilir. Ancak yeterli diyet ve egzersize rağmen kolesterol değerlerinde istenen sonuç elde edilemez ise ilaç tedavisi gerekir.

Zayıf insanların kolesterolü yükselmez?

Kolesterol değerleri genelde fazla kilolu insanlarda zayıf insanlara göre daha yüksektir. Fakat zayıf insanlar da kolesterol hastası olabilirler. Çünkü kolesterolü yükselten et ürünlerinin kalori değeri düşüktür. Zayıflama rejimlerinde et ürünlerinin önerilme nedeni budur . Bu nedenle 20 yaşın üzerindeyseniz,  doktorunuzun ek bir önerisi yoksa her 5 yılda bir kolesterol düzeylerinizi kontrol ettirmelisiniz. Ailenizde yüksek kolesterol öyküsü varsa bu ölüçümleri her yıl yaptırın.  Ayrıca protein diyeti yapıyorsanız ve et ve süt ürünlerini çok kullanıyorsanız mutlaka kolesterolünüze baktırın derim.

Kalp krizlerinden korunmanın en önemli yolu yüksek kolesterol ile mücadele etmektir. Çok iyi spor yapan ve diyetine dikkat eden kişilerin de kolesterol sorunları olduğu gerçektir. Çünkü kolesterolün kaynağı yediğimiz yiyeceklerde çok vücudumuzun ürettiğidir. Bunu belirleyen de genetik yapımızdır. Bu nedenle anne ya da babanızda kolesterol yüksekliği  , kalp krizi ya da felç öyküsü varsa, yaşınız ne olursa olsun sizde kolesterol değerinizi ölçtürün ve düzenli check-up yaptırın derim.

Sağlıklı günler diliyorum.

Sorularınız için:

Instagram: dr.bayram yildiz