Vaaoov Pedro

Biliyoruz. Şimdi sırada bir rövanş var. Sahada da tribünde ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiği çok açık. Umutluyuz.

Maçı canlı izlerken Pavlov'un mesai arkadaşları gibi topu takip ettiğim için topçuları daha iyi değerlendirebilmek adına mutlaka tekrar izliyorum. Topsuz koşulara, yerleşimlere tekrar tekrar bakıyorum. Pedro gibi topçuları bu tekrarlarda daha çok seviyorum. Ön tarafta doğru yere koşunun, hem sırtı dönük hem kaleye doğru hücum edebilmenin, hızlı düşünmenin önemini tek tek gösteriyorlar çünkü. Göze hoş gelsin diye değil rakip eksiltmek için topuk pasını, vücut çalımını, ceza sahası önünde duvar olmayı ders niteliğinde sergiliyorlar. Üstelik Pedro bunu kısa sayılmayacak bir sakatlık nedeniyle sezon başı kampını kaçırmasına rağmen ilk 11'deki ilk maçında yapıyor. İnsan ister istemez, acaba sezon başından itibaren onunla başlayabilsek ne olurdu, diye soruyor. Ama bu soruya değil geleceğe odaklanmak gerekiyor elbette. Pedro'nun yanında oynayan iki hızlı kanatla birlikte sahada yapabilecekleri heyecan veriyor. Maç eksiğini giderince onun da hızlanacak olması kapasiteyi artırıyor. Sahadaki oyun hocanin neden pivot santrafor yerine Pedro ve iki hızlı kanat istediğini de gösteriyor. Ne kadar işleyecek, ne sonuç getirecek bilemiyoruz ama en azından niyetin ne olduğunu artık daha net görebiliyoruz.

Pedro'yu överek başlamamın nedeni sadece hoşgeldin demek değildi. Ön tarafta merkez olabilecek oyuncunun genel oyuna katkısını anlatmak içindi. Böyle bir istasyonun varlığı öne yerleşme ve orta sahanın gücünü daha efektif kullanabilmesine de fırsat veriyor. Tabii burada Rossi yerine King ile başladığında ortaya çıkan pres ve güç farkı da önemli.

Gelelim orta sahaya. Arao biraderim geldiğinden bu yana en etkili oyununu koydu sahaya. Bunda Crespo'nun müthiş enerjisinin payı çok büyüktü. İki yıldır kendisini ısrarla savunmamın nedeni bu iki yönlü katkı. Crespo geçen sene nasıl Zajc kardeşimi yükselttiyse bu kez de Arao'yu yukarı taşıdı. Belki ilerde yeniden Crespo Zajc da izleriz.

Bence sahanın en yetenekli topçusu İrfan. Ama maçtaki en etkisiz topçu da İrfan. Bunun nedeni de kendisi. Daha fazla güçlenip daha basit düşünmesi ve daha hızlı oynaması ona seviye atlatır. Şu an kafasında bambaşka bir İrfan var ama biz bunu göremiyoruz gibi geliyor bana. Mesela ilk golde asist öncesi topu Arao'ya geçirirken yaptığı küçük kafa dokunuşundaki zeka onun alameti farikası. Bunu güçle birleştirirse adını en başa yazdırır.

Onun yerinde olsam Ferdi'yi izlerim. Yetenekli ama güçsüz bir topçudan bir canavara evrildi yanıbaşında. Önde oynamaya bile gücü yetmeyen bir topçudan hem defans hem orta sahada kora kor mücadele edip maç boyu ileri geri işleyen bir makineye dönüştü. Bunu çalışarak ve daha çok çalışarak yaptı.
Defans önceki haftalara göre daha oturaklı göründü. Bunda orta sahanın katkı vermesi, mesafenin fazla açılmaması, stoperlerin ilk müdahaleyi bir tık daha başarılı yapması etkili oldu. Ama hala takımın en sıkıntılı noktası beklerle stoperlerin arasına atılan toplarla defansın arkasına atılanlar olacak gibi duruyor.
Çünkü mevcut stoperlerin hepsinde adamını kaçırdıktan sonra ceza sahası içinde ya da dışında tehlikeli faul yapma potansiyeli yüksek.

Ve Altay. Kaptan.

Bu kadar rahat geçen bir maçın son bölümünün kabusa dönmesini önleyen iki müthiş refleks. Hem de birkaç saniye arayla. İkinci müdahaledeki kurtarış refleksten ve yetenekten önce istek ve konsantrasyondur. Hep söylediğimiz, topçunun takımı için atması gereken o fazladan adımdır. Şampiyonluğu getiren sistem ve doğru kadro ile birlikte bu fazladan adımdır. Fenerbahçe'de bu sene o fazladan adımı atacak karakterde çok topçu var. Pedro'nun yeteneği kadar saha içi liderliği çok önemli, Aynı şekilde Alioski de sol kanat bindirmeleri kadar yüksek enerjisi ve liderliği ile öne çıkacak gibi duruyor.

Taraftarın da mümkün olduğunca bu mücadeleye destek vermesi gerekiyor. Yönetimin hatası var mı var, transfer sürecindeki iletişim sıkıntılı mı sıkıntılı, söylenenlerle yapılan arasında fark sürüyor mu sürüyor, ama bunların hiçbiri sahada yüksek mücadele veren topçuların suçu değil. "Bakın Altay nasıl gol yiyor yeaa" videoları yapmanın da o videolara prim vermenin de kimseye faydası yok.
Yarın belki yine kötü oyunlar izleyeceğiz, belki kadro tercihlerini beğenmeyeceğiz. Ama artık şu hızlı inip çıkmaları bir kenara bırakmanın zamanıdır. Kayseri maçında alınan 3 puan önemli ama yol uzun.

Tabii son olarak kişisel notum.

Elbette kararı hoca verecek. Elbette kadroyu da süreleri de değişiklikleri de o belirleyecek.

Ama ben de 40 yıllık tribün geçmişimin en büyük potansiyelini izleme isteğimi dile getireceğim.

17 yaşında bir dehanın omuzları düşsün istemiyorum. En azından süresinin artmasını bekliyorum. Sadece 4 dakikada bile 3 kez hücum varyasyonuna dahil olabilen, Mert Hakan pası tercih etse belki golünü de konuşacağımız bir büyük yetenek. Kendisini göstermek için topun üzerinde dönmesine gerek kalmasın, sahanın her yerinde oyunu döndürsün istiyorum. Sabırla isteyip sabırla bekliyorum. Koçum Arda'dan da bunu istiyorum. Biz söylemeye devam edeceğiz ama sen sadece çalışacaksın. Hep ve daha çok. Daha güçlü daha güçlü olana kadar. Ferdi gibi oynadıkça güçlenmenin daha doğru olduğunu biliyoruz ama senin yeteneğin çok başka. Sen dakikana bakmadan doğru topu oynamaya kendini yüksek tutmaya devam et kardeşim. Sen hayallerimizin de ötesine gideceksin.

Biliyoruz.

Şimdi sırada bir rövanş var.

Sahada da tribünde ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiği çok açık.

Umutluyuz.

Arda gülsün Fenerbahçe gülsün...