OKURKEN KANINIZ DONACAK! BİR ANNE NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?

Jasmin A. 31 yaşında Suriyeli bir ailenin tek kız çocuğu…

A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Savaştan kaçıp canını kurtarmak için Türkiye’ye sığınmıştı. Geride yıkılmış bir ülke, kaybolmuş bir hayat bırakmıştı. Yıllarca tutunmaya çalıştı. Ve nihayet, ilk kez umut dolu bir gün yaşadı. Anne olacaktı..

O gün gelip çattı.

Tarih 12 Mart 2021…

Jasmin A. Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nde sezaryenle doğum yaptı.

Kucağına, dünyalar güzeli oğlu Muhammed Ali’yi verdiler.

Bir anne için hayata yeniden başlamak demekti bu. Nerden bilebilirdi en mutlu gününün ölümünün ilk adımı olduğunu.

Jasmin taburcu edildi. Yavrusunu kucağına alıp evine döndü.

Fakat ağrıları geçmedi.

Geçmek bir yana, her geçen gün arttı.

Hastane hastane dolaştı. Kimi zaman umutsuzlukla, kimi zaman çaresizlikle…

Bazen tedaviyi reddetti. Çünkü artık bedeninden çok, ruhu yorulmuştu.

Sonunda yine aynı hastaneye gitti.

Ve gerçek ortaya çıktı.

Jasmin 30 Mart 2021’de yeniden ameliyata alındı.

Doktorlar Jasmin’in karnında yaklaşık 20x20 santimetrelik bir gazlı bez unutmuştu.

Evet, yanlış okumadınız doğum yaptığı ameliyatta…

Bir bez unutulmuştu.

Bir annenin bedeninde.

Jasmin yoğun bakıma alındı.
O sırada evde, annesinin kokusuna muhtaç bir bebek vardı.
Muhammed Ali, annesinin dönmesini bekliyordu.

Ama Jasmin dönmedi/dönemedi.

21 Nisan 2021’de hayatını kaybetti.

Geride öksüz bir bebek, yıkılmış bir eş, evladını toprağa veren bir anne-baba bırakarak…

Ailesi adalet aradı.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, sağlık hizmetinin kötü işletildiğine hükmetti.

Hastaneyi yüzde 50 kusurlu buldu.

Ve bir annenin hayatına, bir çocuğun annesizliğine 575 bin lira değer biçti.

Adli Tıp Kurumu ise çok netti:

Gazlı bezin unutulması tıp kurallarına aykırıydı.

Bu ihmal ile Jasmin’in ölümü arasında doğrudan illiyet bağı vardı. Yani Jasmin, kaderinden değil; ihmalden öldü.

Ailenin avukatı Emrullah Sönmez, sorumluların yargılanması için mücadele etti.

Ama Sağlık Bakanlığı, Jasmin’in ölümüne sebep olanlar hakkında soruşturma izni vermedi.
Bir annenin ölümü, bir imza ile kapatılmak istendi.

Pes edilmedi.

Bu kez Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne gidildi.

Mahkeme, ameliyatta görev alan sağlık personeli hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi.
Dosya şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda.

Ve herkes aynı sorunun yanıtını bekliyor:

Bir annenin bedeninde unutulan bir gazlı bezin hesabı gerçekten sorulacak mı?

Bir de şunu merak ediyorum: Ameliyata giren doktorun, ebenin vicdanı rahat mı?

Jasmin’in ölümünden sonra kaç ameliyata daha girdiler kim bilir.

Jasmin için adalet mücadelesi veren avukat Emrullah Sönmez dosyaya ilişkin ise şunları söylüyor: “Bu dosya, bir annenin hayatına mal olan ağır bir ihmalin tüm yönleriyle ortaya çıkarıldığı bir süreç. Müvekkilim J.A., sezaryen ameliyatı sırasında karnında unutulan büyük boyutlu bir gazlı bez nedeniyle günlerce ağır komplikasyonlarla mücadele etmiş ve ne yazık ki yaşamını yitirmiştir. Adli Tıp Kurumu’nun raporu, bu ihmalin tıbbi uygulama hatası olduğunu ve ölümle doğrudan bağlantılı bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur. Dosya şu an İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda. Biz bu süreci, benzer acıların tekrar yaşanmaması için takip ediyoruz. Bir ameliyatta unutulan gazlı bez, bireysel bir dikkatsizlikten ibaret değildir; sistemsel sorunların da göstergesidir. İnsan hayatı bu tür aksaklıkların bedeli olamaz. Hem idari hem cezai sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Not: Acılı aileyi daha fazla üzmemek adına vefat eden kadının ismi değiştirilerek yazılmıştır.

Etiketler
Seyhan Avşar