Dünya Mutluluk Raporu Araştırması’na göre Türkiye’nin hali içler acısı. Türkiye’nin mutluluk puanı 10 üzerinden sadece 4.7 olarak ölçülmüş. Türkiye 146 ülke arasında 112. sırada yer alıyor.

Dünya ortalamasından geride kalan Türkiye, Avrupa’da da son sırada. İşgal edilen Ukrayna, Türkiye’den daha yoksul olan Arnavutluk gibi Balkan ülkeleri Türkiye’nin önünde yer alıyor.

Türkiye, yine henüz birkaç yıl öncesine kadar kendisinden daha yoksul olan Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan gibi komşularının gerisinde. Daha da acısı, Türkiye halkı 1980’den bu yana savaşlar ve iç çatışmalarla boğuşan Irak ve İran halklarından daha mutsuz.

Ayrıca Türkiye, Bangladeş, Kongo, Nijer, Senegal gibi yoksul Asya ve Afrika ülkelerinin de gerisinde kalıyor. Yıllardır yaşanan iç karışıklıklar ve ekonomik çöküşle birlikte yüzbinlerce dış göç veren Venezuela dahi Türkiye’den ileride.

REFAH VE SAĞLIK

Satın alma gücüne göre gelir seviyesi ve ortalama ömürde bu kadar geriye düşmeyen Türkiye’nin mutluluk gibi öznel iyilik hallerini değerlendiren ölçütlerde Avrupa’nın dibine inmesi, komşularından geride kalması, Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerine geçilmesi çok ciddi bir araştırma konusu.

Mutluluğu sağlayan en önemli etkenler arasında refah ve sağlık yer alıyor. Nitekim Dünya Mutluluk Raporu Araştırması’nda bu etkenler değerlendirmeye dahil edilmiş. Kişi başına düşen satın alma gücü ve ortalama ömür beklentisi bu faktörleri ölçmek ve değerlendirmek için kullanılabilecek göstergeler.

Mutluluk sıralamasında 146 ülke arasında 112. sırada yer alan Türkiye, satın alma gücüne dayalı kişi başına gelirde 30,472 dolar ile 223 ülke arasında 57. sırada bulunuyor. Yani Türkiye satın alma gücünde ortalamanın üzerinde kalan bir ülke konumundayken, aynı düzeyde mutluluğa erişemiyor.

Ortalama yaşam süresinde de aynısı geçerli. 237 ülke ve bölge arasında Türkiye 78.5 yıl ortalama ömür beklentisiyle 65. sırada. Türkiye, satın alma gücüne dayalı kişi başına düşen gelir göstergesinde olduğu gibi, ortalama yaşam süresi beklentisinde neredeyse dörtte birlik dilime girmek üzere. Fakat mutlulukta bunun tersi söz konusu.

HAYAT MERDİVENİ

Bunun nedenlerini aramak için mutluluk raporunda Türkiye’nin alt sıralarda kaldığı başlıkları ve eşitsizlik gibi toplumsal adalet ve refahı derinden sarsan göstergeleri incelemekte fayda var.

Örneğin katılımcılara sorulan “hayat merdiveni” sorusunda katılımcılardan 1’in kendileri için muhtemel en kötü şartları, 10’un muhtemel en iyi şartları ifade ettiği bir cetvel üzerinde mevcut durumlarını göstermeleri istenmiş. Türkiye’deki katılımcıların verdiklerin yanıtların ortalaması 4.36. Türkiye gelir ve ömür gibi ölçeklerde kötü durumda olmasa da hayat standardından memnuniyette 120 ülke arasında 104. sırada. Türkiye pozitif hislerde sondan 3., negatif hislerde 5., özgürlük hissinde sondan 3. sırada yer alıyor.

OTORİTERİZM

Türkiye’deki mutsuzluğu özgürlük, demokrasi, adalet ve refah kaybıyla açıklamak mümkün. Birincisi, Türkiye’nin Freedom House, The Economist gibi birçok endekste demokrat bir ülke olarak görülmediği, seçimli otoriterlik olarak kategorize edildiği ve temel insan haklarının gasp edildiği bir ülke olarak kodlandığı biliniyor.

İkincisi, Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik kriz yoksulların ve yoksullaşan orta sınıfın üzerine binerken, üst sınıfların gelirleri artıyor, varlıkları değerleniyor. Üstelik devlet kredilerini daha kolay yollardan kullanabiliyor. Kamu kaynaklarının iktidara yakın ekonomik elitlere daha çok dağıtılmaya başlandığı ve iktidarın politik-ekonomik-kültürel hegemonyasının rejime dönüştüğü 2013 sonrasında bu daha belirgin.

Türkiye’de 2013’ten beri işsizlik, enflasyon ve düşen alım gücü sorunları belirginleşirken, bu sorunların gelir pastasının en altında kalan kesimlere yüklendiği, en üst gelirlilerin zenginleştiği gözlemleniyor. Dünya Eşitsizlik Veritabanı’na göre Türkiye’de en tepedeki %10’un toplam geliri, en alttaki %50’lik kitlenin toplam gelirini 23’e katlıyor.

Bu oran 2023’te 16 iken 2021’de 22.9’a ulaşmış. Türkiye bu orana göre 178 ülke arasında dünyanın en eşitsiz 30. ülke konumunda yer alıyor.

Özetle, geniş kitlelerin özgürlüğünü kaybettiği, refahta geriye düştüğü ve eşitsizliğin derinleştiği Türkiye’nin en mutsuz ülkeler arasında neden yer aldığını anlamak mümkün.