1905 yılında Yıldız sorgusunda Akademiden yeni mezun olan Mustafa Kemal’e ve arkadaşlarına tutuklu bulunduğu cezaevinde şiddet uyguladı. Adı Kabasakal Mehmet Paşaydı. Daha sonra 31 Mart isyanının tertipçileri arasına girdi..

1909 yılında asıldı

Mollaydı..

Sarığına aldanmayın. İngiliz aşığıydı. Daha doğrusu İngiliz ajanıydı. Kurtuluş savaşına ve Atatürk’e şiddetle karşıydı. Adı Sait Mollaydı. Başbakan Damat Ferit’ten aldığı paralarla Mustafa Kemal’e karşı isyanlar çıkardı. Kurtuluş Savaşından sonra İngiliz elçiliğine sığındı. Yurt dışına kaçtı. 1930 da Yunanistan’da öldü.

Şeyhülislamdı..

Hainin önde gideniydi. Mustafa Kemal’e ve O’nun Samsun’a çıkmasına karşıydı. “Batı Anadolu Cemiyeti” adında bir dernek kurdu. Derneğin amacı “Batı Anadolu Özerk Hükümeti” kurmak ve bu hükümetin başına Hristiyan bir vali getirmekti.  Bu derneğin üyeleri isteklerini bir yazılı metine dökerek 11 Aralık 1921 günü Yunan Temsilci Triandafilacos’a sundu. Buna göre, kurulacak özerk hükümet padişaha bağlı kalacak, Mustafa Kemal’in Ege Bölgesine yürümesine engel olunacaktı. Mustafa Kemal’e olmadık hakaretlerde bulundu. Bulunduğu dernek bu amaçla Yunanlılardan 100.000 lira para aldı. Adı Mustafa Sabri idi. Türklüğe karşıydı. Türklükten çıktığına dair yazılar yazıyordu. Atatürk’e ve Kurtuluş savaşına karşı kurduğu Batı Anadolu Cemiyetine ne mi oldu?  Yunan Dışişleri Bakanı  Georgios Baltazis “Kendi milletine ihanet etmiş hainlere ihtiyacımız yok. Ege’de gerekirse özerk devleti kendimiz kurarız” dedi ve Mustafa Sabri’nin önerisini reddetti. Yunanın bile reddettiği bu hainin adı AKP döneminde maalesef Tokat’ta bir okula verildi. Mustafa Sabri Kurtuluş Savaşından sonra yurt dışına sürüldü. Ve 1954’te Kahire’de öldü.

Şeyhülislamdı..

Resmi yok. Bulan varsa internete koysun da yüzüne tükürelim. Çünkü

10 Nisan 1920 günü bir fetva yayınladı ve Milli Mücadele veren askerleri kafir ilan etti. Fetva resmen Türk milletine ihanetti. Fetvada Kuvayı Milliye için;“Kuvayı Milliye askerlerinin Allah’ın emri gereği öldürülmeleri farzdır. Kuvayı Milliye’ye karşı savaşıp yaralananlar gazi, ölenler şehittir. Kuvayı Milliye askerlerinin kanları ve malları helaldir” yazıyordu. Bu fetva Türk askerleri buna inansın ve cepheden kaçsın diye İngiliz uçaklarıyla havadan Türk cephelerine atıldı. Sadece Kütahya-Dumlupınar muharebelerinde 31 bin asker bu fetvalara inanarak cepheden kaçtı. 30 bini silahlıydı. Bu şeyhülislamın adı Dürrizade Esseyid Abdullah idi. Sonra ne mi oldu?  Hakaretler ettiği Atatürk savaşı kazanınca Yunanistan’a kaçtı.

Çünkü o da “keşke Yunan kazansaydı” diyenlerdendi. Oradan Mekke’ye gitti. Orada öldü.

Hocaydı..

Kurucusu olduğu Cemiyet-i Müderrisin derneği 25 Eylül 1919 Atatürk’ün kurduğu Kuvayı Milliyeye “Kudurmuş Haydutlar” dedi.Başkanlığını yaptığı Teali İslam Cemiyeti Kuvayı Milliyeyi ve Atatürk’ü kafir ilan etti. Bu Cemiyeti'n ihanet bildirilerini Yunan uçaklarıyla Türk cephelerine attırdı. Yunanla birlikte çalıştı. Adı, İskilipli Atıf hocaydı. Kurtuluş Savaşından sonra 1926 yılında Vatan hainliğinden asıldı.

Kurtuluş Savaşında kahraman hocalar, kahraman müftüler de vardı. Amasya Müftüsünden tutun da Denizli Müftüsüne kadar. Hepsi Atatürk’ün yanındaydı. Ona kol kanat gerdi. Bir daha gündem olursa onları da yazarız. Ama demem o ki her sakallıya her cübbeliye kanmayın. Hainlerinizi iyi tanıyın..

Padişahtı...

Devletin en tepesindeydi. Yukarıda saydığımız hainlerin bu yaptıklarının hiç birisine ses çıkarmadı. Hatta onayladı. İngiliz uşağıydı ve Atatürk’ idam cezası verenlerdendi. Atatürk’e ve Türk Ordusuna düşmandı. Türk Ordusu İzmir’i alınca tebrik etmeyi reddetti. Öylesine haindi. İngilizlerle gizli antlaşmalar yaptı. Ülke işgal edilirken o haremden çıkmazdı. Kendisine Çengelköy’de köşk yaptırdı. Adına Vahdettin köşkü dendi. Adı, Padişah Vahdettin’di. Ancak Kurtuluş Savaşından sonra Atatürk kazanınca haremdeki 5 karısını İngiliz General Harrington’a teslim ederek kaçtı. İngilizlere sığındı. Çok yaşamadı. Sürgünde öldü.

İşte..

Atatürk’e hakaret edenlerin,

Ve susarak buna onay veren hainlerin sonu...

Bilmem anlatabildim mi?