8 Temmuz Cuma günü 34 yıldır New Jersey eyaletini Temsilciler Meclisi’nde temsil eden Kongre üyesi Demokrat Frank Pallone, 35 Temsilciler Meclisi üyesinin imzasını taşıyan bir mektubu Twitter hesabından paylaştı. Mektup ABD Başkanı Joe Biden’a hitaben yazılmıştı ve genel hatlarıyla Biden’in Türkiye’ye F-16 satılması kararını çok sert bir şekilde eleştiren bir mektuptu. Mektubun ilgi çekici yanı ise hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler tarafından ortak yazılmış bir metin olmasıydı.

Mektubun olası sonuçlarını daha iyi anlamak içinse öncelikle mektubun içeriğini ve imzacıların profillerini incelemek gerekiyor.

Mektup ne diyor?

Mektubun amacı Biden’in NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye F-16 satışının gerçekleşmesi için elinden geleceğini yapacağını belirtmesine tepki göstermek. Mektup açık bir şekilde Biden’in F-16 satış kararından vazgeçmesi gerektiğini söylüyor. Gerekçe ise mektubu yazan Kongre üyelerine göre Türkiye’nin iyi bir NATO müttefiki olmaması. Mektupta Kongre üyeleri ayrıca Türkiye’nin ABD’den aldığı silahlarla “savaş suçu” işlediğini belirtiyor: “Türkiye Irak, Suriye ve Dağlık Karabağ’da hastane ve okulları bombaladı.”. Mektup, Türkiye’nin imzalanan mutabakat ile kaldırdığı Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği blokajını eleştiriyor, ek olarak Türkiye’nin NATO üyesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın toprak egemenliğini ihlal ettiğini vurguluyor.

Mektubun son kısmı ise oldukça ilginç. Türkiye’deki insan hakları ihlallerini eleştirdikten sonra Kongre üyeleri bu silah satışının Türkiye’de bir başarı hikayesi olarak yansıtılacağını belirtiyor ve ekliyor: “Türkiye ekonomisi kötü bir dönem yaşarken ve Erdoğan’a yönelik destek tüm zamanların en düşük seviyesindeyken, doğrudan onun baskıcı iktidar partisi tarafından kontrol edilen medya, NATO zirvesinde elde edilen tavizlerde olduğu gibi, onu desteklemek için her türlü büyük silah satışını propaganda olarak kullanacak.”

Mektup çok sert ve net bir uyarı ile sona eriyor. Bu uyarı ise mektubun muhatabı Biden ve yönetimine: “Yönetiminiz, Türkiye'ye yeni F-16'ların ve modernizasyon kitlerinin satışını için çalışırken, Kongre Üyeleri olarak ilerlemesini önlemek için bize verilen her türlü önlemi alacağımızın lütfen farkında olunuz.”

Mektubu kimler imzaladı?

Mektuba imza atan 35 Temsilciler Meclisi üyesinde 8’i Cumhuriyetçi Parti mensubu. Bu isimler arasından hem Trump destekçisi hem de David Valado, Brian Fitzpatrick gibi Trump karşıtı Cumhuriyetçiler de var. Bu Türkiye’ye F-16 satışının Cumhuriyetçiler arasındaki ayrımları aştığının da bir göstergesi.

Geri kalan imzacılar ise Demokrat Parti mensubu. Mektuba imza atan Temsilciler Meclisi üyelerinin ekseriyetle F-16 satışına destek veren Biden ile aynı partiye mensup olması dikkat çekici. F-16 satışına karşı duruş da Cumhuriyetçilerde olduğu gibi parti içi klikleri aşan bir duruş olarak karşımıza çıkıyor. Mektuba hem sol kanat hem de Biden’in da mensup olduğu merkez kanat Demokratlar imza atmış. Ted Lieu, Karen Bass, Adam Schiff gibi Demokratların dış politika önerilerinin oluşturulması ve halka anlatılmasında etkin, Biden ile belirli bir yakınlığa sahip, hatta isimleri kabine için geçmişte konuşulan etkin isimler de mektuba imzacı. Bu isimlerin medya görünürlükleri de oldukça fazla olduğu için Türkiye’ye yönelik karşıt açıklamaları etkin olabilir, medya ve diğer Temsilciler Meclisi üyelerini etkileyebilir.

Bir diğer ilginç bilgi ise mektuba imza atan Yunan asıllı Kongre üyeleri. Cumhuriyetçi Parti’den Florida temsilcisi Gus Biliakis, New York temsilcisi Nicole Malliotakis Demokrat Parti’den Marylan temsilcisi John Sarbones, New Hampshire temsilcisi Chris Pappas Yunan asıllı ABD vatandaşı Temsilciler Meclisi üyeleri olarak mektupta imzacı. Özellikle Cumhuriyetçi ve Trumpçı yarı Küba yarı Yunanistan göçmeni bir aileye mensup olan genç kadın siyasetçi Nicole Malliotakis’in muhalefeti oldukça kritik. Malliotakis iyi konuşan, sosyal medyayı aktif kullanan ve Trumpçı Cumhuriyetçi Parti’nin geleceği olarak gösterilen bir isim. Bu nedenle bu satışa aktif muhalefet etmesi durumunda hem medya hem de Kongre’de etkin sayılabilecek bir karşıtlık çizebilir.

Şimdi ne olacak?

35 kişi oldukça az bir sayı. Fakat medyada karşılığı olan, farklı siyasi çıkar gruplarını temsil eden ve Türkiye’ye silah satışına karşı çıkmak için siyasi bir gündem yaratma hırsları olan parti içinde bağlantıları kuvvetli bu isimlerin bu listede olması Türkiye için endişe verici. Satışa karşı çıkan Temsilciler Meclisi üyelerinin Temsilciler Meclisi’nde bu satışı engelleyen bir yasa çıkarması için 183 Temsilciler Meclisi üyesini Biden’a ve satışı destekleyen Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham’a rağmen bulması ve bu isimlerle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Şimdilik her ne kadar bu ihtimal uzak gözükse de satışa karşı çıkan ve gerçekleşmemesi için her türlü adımı atacağını söyleyen 35 Temsilciler Meclisi üyesinin etkin isimler olması bu ihtimalin çok da düşük olmadığını gösteriyor.