Bugün sizlerle kıvrak zekâlarıyla övünenlerin, sorun çözücü olduklarını iddia edenlerin neden oldukları ve ülkenin özeti sayılan bazı konuları yine ve yeniden paylaşacağım.

Ülkemiz COVİD 19 nedeniyle açık hava hastanesine dönüşmüşken, hastanelerin yükünü biraz olsun hafifletmek adına Heybeliada Sanatoryumunu karantina merkezi yapmak varken, bütçeler dayanmayan, gayrimenkullere bir türlü doymayan DİB’e vererek halkın sinir uçlarıyla oynamanın anlamı nedir?

Geçmişimizin her alanda örnek olacak düzeyde, her anlamda örnek alınacak değerde örneklerle dolu olduğu bir gerçekken; İnsanlığı, alanındaki yetkinliği, bilgi ve deneyimi, başarısı, içtenliği, duyarlığı, ilgisi, sabrı, dinleme ve yanıtlama olgunluğu, açık yürekliliği, dostluğu, yansızlığı, önyargısız bakışı, duruşu olan yöneticiler aranırsa bulunacakken liyakatsiz kişileri kurumlara doldurmanın manası nedir?

İnkâr etmenin, değerbilmezliğin, karalama ve kötülemenin tavan yaptığı ülkemizde geçmişi görmezden gelmenin, ders almayı bilmemenin oy dışında kazandırdığı nedir? Bu soruların yanıtı bilinse de sık sık sorulmalıdır ki belleğe kazınsın…

Gelelim bayatlasa da diğer başlıklara…

Dere yatağına terminal projesine izin verenlerin umuru olmasa da!

İlgili bakanlara göre toprağın kaygan olması ve cinsi nedeniyle aslında çarpık yapılaşmaya izin, dere yatağına imar izni ve HES’lerin saçtığı tehlike yüzünden esnafın perişan olduğu, evlerin, işyerlerini araçların toprak altında kaldığı Giresun yerle bir olsa da!

Adana Kozan’da sigara izmaritinin neden olduğu yangında 800 ev tahliye edilse de!

Zarar eden domates çiftçisi 5 kilo domatesle ancak bir bardak çay içebiliyoruz diyerek ürününü tarlada bıraksa da!

CB’na göre 3 yıl, uzmanlara göre en az 7 yıl sonra çıkacak olan Karadeniz müjdesi doğalgaz miktarı ülkemizin 6 yıllık ihtiyacını karşılayacak ölçüde olsa da!

Bu tarihi müjde için sayılı günler çabuk geçer sözünü esas alıp sabır taşı çatlamaya devam etse de!

Deva Partisi lideri A. Babacan; “Bugünkü yönetim yeniden güven inşa edemez, bu çok zor” dese de!

Yıllardan beri iktidarın önceliğinin eğitim olmaması gerçeği bilinse de!

19 milyon temel eğitim ve lise, 8 milyon üniversite öğrencisi ve aileleri belirsizlik ve ne olacak sorusuyla yüzleşse de!

Kadına şiddet haberlerine her geçen gün yenileri eklense de!

Tarikat şeyhlerinin artık şaşırtmayan rezaletleri sıradan bir iki açıklama ile geçiştirilse de!

Çağ atlayan Yeni Türkiye ekran karartma ve idam cezalarıyla gündeme gelse de!

Pandemi sürecinde hayatını kaybeden 37 doktor, 73 sağlık görevlisine meslektaşlarının dışında pek sahip çıkan olmasa da!

Sanatın, hele de böylesi zorlu durumlarda sığınak, terapi, teselli, kaçış, liman olduğu gerçeği göz ardı edilse de!

Tüm bu başlıklar ayrı bir yazı konusu olacak kadar uzun olsa da!

Önemli değil. Önemli olan; Uygulanabilir, öngörülebilir olmayan bu sistemle ne parlak bir geleceği ne de iç açıcı yarınları olmayan bir ülkede yıllardır yönetici olmak, iktidarda kalmak, 2023’ü işaret edip, 2053 hedeflerine kitlenmektir…