Naim Babüroğlu naimbaburoglu@gmail.com

Osmanlı’nın idam fermanı Sevr Antlaşması’yla Türkiye’ye bırakılan toprak 480 bin kilometrekaredir. Milli Mücadele sonrasında imzalanan Lozan Antlaşması’yla Türkiye’nin elde ettiği toprağın yüzölçümü ise 736 bin kilometrekaredir. Yani, Lozan’la 256 bin kilometrekare toprak kazanıldı. Hatay’ın katılmasıyla, Türkiye’nin yüzölçümü 780 bin kilometrekarenin üstüne çıktı.

İngiliz Devlet Adamı Churchill, Lozan için şunları söyledi: “Türklerin yeniden Avrupa’ya girmeleri Müttefikler için en kötü aşağılanmadır. Müttefiklerin zaferi hiçbir yerde Türkiye’deki kadar tam olmamıştı. Şimdi galibin gücü, hiçbir yerde Türkiye’deki kadar gösterişli bir şekilde aşağılanmamıştır. Ve sonunda başarılı bir savaşın bütün meyveleri, uğrunda binlerce askerin yaşamını verdiği Gelibolu, Filistin, Mezopotamya başarıları, bunların hepsi bir utanç içinde sona ermiştir.”

İngiltere Başbakanı Lloyd George: “Lozan uygarlığın başarısızlığıdır. Her şey sona erince İsmet’in gülümsemesine şaşmamalıdır. Ankara’dan alınan haberlere göre barış orada büyük bir Türk zaferi olarak karşılanmıştır ve gerçekten de öyledir.”

ABD’li diplomat, James Gerard: “Lozan’da Hıristiyan medeniyeti çarmıha gerilmiştir.”

TIME Dergisi: “Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıdır. Neticede Lozan Antlaşması, Türkiye’yi yaka paça Avrupa’dan atmak yerine Avrupa’yı Türkiye’den atmıştır.”

Görüldüğü gibi, Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri ve ünlü siyaset adamları Lozan’ı kendileri açısından bir yenilgi; Türkiye için de bir galibiyet olarak kabul ediyor. Yazılı tarih, Lozan Antlaşması’nı Mustafa Kemal Paşa’nın, İsmet İnönü’nün bir başarısı olarak görüyor.

Atatürk Lozan Antlaşması için, Nutuk’ta şöyle diyordu: ¨Lozan Antlaşması, Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı zannedilmiş, büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi zafer eseridir.¨

Lozan Antlaşması’yla, 1699 Karlofça Antlaşması’nda başlayan ve devam eden Türklerin kovulma süreci Doğu Trakya’da durdurulmuş oldu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Lozan’da kaybetmiş olmanın ezikliğini şu sözlerle dile getiriyordu: ”Bütün bu reddettiklerinizi bugün cebime koyuyorum. Yarın birer birer çıkarıp sizlere ödeteceğim.” Belli ki İngiltere Dışişleri Bakanı, Türklerin Lozan başarısını içine sindirememiş…

Demek ki Lozan’a taraf olanlar Lozan Antlaşması’nı Türkiye’nin bir zaferi; kendileri için de bir yenilgi olarak kabul ediyorlar. Onların yazdıkları tarihi gerçekleri yok mu sayalım? ¨Siz doğruyu söylemiyorsunuz, Lozan Türkiye için bir hezimetti¨ desek ikna olurlar mı acaba?

Lozan Barış Antlaşması, askeri zaferi taçlandıran muhteşem bir diplomatik başarıdır. Hem silahın hem de siyasetin zaferidir. Sevr'in çöpe atılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapusudur.