1905 yılında Abdülhamit’in Şeyhülislamı tarafından Bodrum'a sürüldü.

Orada izinsiz para toplarken ihbar edilince yakalanacağını anladı ve Kırım'a kaçtı.

O zaman Abdülhamit tahttaydı.

 

  1. Meşrutiyet'in ilanından sonra aftan yararlanarak İstanbul'a döndü.

İngilizlerin desteklediği 31 Mart isyanına katıldı. İsyanı örgütleyip halkı kışkırttığı için Said-i Nursi ile birlikte tutuklandı. Ama Müderris, yani Medrese hocası olduğu için fazla tutuklu kalmadı. Bir hafta sonra serbest bırakıldı. 1913'te Başbakan Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesi olayında suçlu bulundu ve Sinop'a sürüldü.5,5 yıl sürgün yaşadı.

O zaman Sultan Reşat tahttaydı.

 

15 Şubat 1919'da Mustafa Sabri ve Said-i Nursi ve bazı isimlerle birlikte Cemiyet-i Müderrisin’i kurdu. Bu dernek 25 Eylül 1919 tarihinde  Kuva-yı Milliye’ye 'kudurmuş haydutlar' dedi. Atatürk’e ağır hakaretlerde bulundu. Oysa Atatürk ve Kuva-yı Milliye o tarihte Türk vatanını kurtarmaya çalışıyordu.

Cemiyet-i Müderrisin derneği bir yıl dolmadan 24 Kasım 1919 günü Teali-i İslam adını aldı. Başkanlığa İskilipli Âtıf getirildi.

 

Teali-i İslam demek, İslam dinini yüceltmek demekti.

Ama İskilipli Atıf Hocanın başkanlığını yaptığı bu dernek İslam dinini değil, İngiliz ve Fransızların elinde esir olan halifeyi yüceltiyor ve işgalcilerle birlikte hareket ediyordu. Örneğin Antep şehri Fransız askerleri ile kuşatıldığı zaman Teali İslam ve Hürriyet ve İtilaf Partisinin Antep şubesi Fransızlarla işbirliği yaptı.

 

İskilipli Atıf’ın kurduğu ve başkanlığını yaptığı Teal-i İslam Cemiyeti, İngiliz Sevenler Derneği Başkanı Sait Molla ile İngiliz ajanı Papaz Frew ile birlikte hareket ediyorlardı. Örgütlenmek ve bizzat Anadolu’da isyan çıkarmak için  bu kişiler tarafından finanse ediliyorlardı. Mustafa Kemal hareketine ve Milli Mücadeleye karşı İngilizlerin istediği şekilde fetva niteliğinde bildiri de yayınlıyorlardı.

 

Teali İslam Cemiyeti 15 Şubat 1920 günü Alemdâr gazetesinde bir bildiri daha yayınladı. Bildiride ‘Kuva-yı Millîye’yi dağıtmak için malen, bedenen bütün güçlerini harcamaya yemin ettiklerini’ yazıyorlardı.  İskilipli Atıf’ın başkanlığını yaptığı Teali İslam, İslam’a değil, İngilize hizmet ediyordu.

 

Çünkü;

İngilizler 7 Mart 1920 günü Hürriyet ve İtilaf Partisi, Kızılhançer ve Askeri Nigehban Cemiyeti ile gizli bir anlaşma yaptılar. Anlaşma gereği Ahmediye Cemiyetini adında bir dernek kurdular. Ahmediye Cemiyetinin görevi ise Çanakkale Boğazını ve Marmara Denizini güven altına almak için Bursa, Balıkesir ve Kocaeli bölgesinde isyanlar çıkarmak, bu bölgede İngilizlerin kontrolünde bir tampon bölgesi oluşturmak ve bu bölgeyi Mustafa Kemal’den koparmaktı. Bunda kısmen başarılı oldu ve Ahmet Anzavur ve Gavur İmam başkanlığında bu bölgelerde Kurtuluş Savaşı veren Türk Milletine karşı büyük ve kanlı isyanlar çıkarttı. Ve bu isyanları da Yunanlılar Ege’den Marmara’dan Ankara’ya doğru ilerlerken aynı tarihte yaptı. Teal-i İslamın Cemiyetinin İngilizlerin emriyle ortaklaşa kurduğu Ahmediye Cemiyetinin görevi Yunanlıların Anadoluda ilerlemesini kolaylaştırmaktı. Ahmet Anzavur çıkardığı isyanlarla Yunanlıların ilerlemesine fırsat sağladı. Ancak bu hain hareket, Mustafa Kemal ile birlikte Türk Milleti karşısında bozguna uğradı ve Ahmet Anzavur Marmaradan bir İngiliz gemisine binerek İstanbul’a kaçtı.

O zaman Vahdettin tahttaydı.

 

Burayı iyi dinleyin, başkanı İngiliz gemisiyle İstanbul’a kaçan Ahmediye Cemiyeti ile İskilipli Atıf’ın başkanlığını yaptığı Teal-i İslam Cemiyeti, Halife’ye dokunulmaması karşılığında İngilizlerle birlikte İstanbul’daki Osmanlı Meclisinin dağılmasına, İzmir, Çukurova ve Adana’nın düşmana bırakılmasına ve Türk milletinin oluşturduğu Milli kuvvetlerin ortadan kaldırılmasına karar verdiler.Teali İslam Cemiyeti de bu kararlarla ilgili gerekli bildiriyi yayınladı.

Bu ihaneti onayladı.

 

Teali İslam Cemiyetinin haince çalışmaları bununla sınırlı kalmadı;

Hürriyet ve İtilaf Partisi ve Ahmediye Cemiyeti ile birlikte Damat Ferit’in 5 Nisan 1920 günü dördüncü kez iktidara gelmesini sağladı.İşte 4.Damat Ferit Hükümeti ise yaklaşık dört ay sonra Anadolu’yu paramparça eden ve Osmanlıya son veren Sevr’i imzaladı.

O zaman tahtta kim oturuyordu dersen, taht İngilizlerin elindeydi.

 

Teali İslam Cemiyetinin naneleri bununla sınırlı kalmadı. 30 Ağustos 1920 günü Milli Mücadele karşıtı bildiri yayınladı. Bildiri Milli Mücadeleye ve Mustafa Kemal’e karşı ağır hakaretler ve iftiralar içeriyordu. Bu bildiriler İngiliz ve Yunan uçaklarıyla Eskişehir ve Batı Anadolu’daki Türk cepheleri üzerine atıldı. Bildiride Atatürk ve silah arkadaşlarının öldürülmeleri isteniyordu. Ve maalesef bu bildirilere inanan askerler çok oldu. Cepheyi terk edip kaçan asker sayısı binlerleydi. Bolu ve Düzce isyanını bastırmaya giden Yarbay Arif Karakeçili çadırında 12 Mayıs 1920 günü ölü bulundu.

Maalesef bu bildirilere aldanan kendi askerleri tarafından öldürülmüştü.

 

Atatürk ne yapsın, Ege’de Yunan, İstanbul’da İngiliz, Akdeniz’de İtalyan, Urfa, Maraş ve Antep’te Fransızlar varken bir de bunlarla uğraşıyordu.

 

Sonuç olarak ‘şapka yüzünden asıldı’ yalanlarına bakıp da sakın aldanmayın.

Bu şahsiyet Abdülhamit döneminde hırsız, Sultan Reşat döneminde katil, Vahdettin döneminde haindi.

 

Şimdi ölümünün 95. yılında mezarında dua eden, onun yolunda yürüyen Valiler, Parti Başkanları kim mi?

İngiliz uşağı Molla Saidlerin, Yunan ortağı Ahmet Anzavurların, Yobaz artığı Gavur İmamların ve İngiliz ajanı Papaz Frew’lerin tekrar hortlamış hali, dünkü ihanetin, bu günkü vücut bulmuş şeklidir.

 

İşin ilginci Ahmet Anzavur Kurtuluş savaşından sonra Yunana sığınmıştı.

Bunların da Yunana sığınması uzak değil, bir seçim kadar yakındır...