Gaza basınca giden ekonomi

Daha dün serbest piyasanın tüm kurallarını uyguluyoruz diyen karar vericiler bugün onu suçlu ilan ediyor ve burada noktayı koyuyorlar. Halbuki, bir ekonomik sistemin (burada kapitalizm) kurallarında başarısızlık ortaya çıkmışsa başka kurallarla tedavi edilmesi ve yenilerinin uygulanması gerekir

Dünya gıda fiyatlarının küresel krizlerin yaşandığı dönemler hariç artmadığı, hatta azaldığını gözlemliyoruz çoktan beri. 2006-2007 Asya Kriz, 2010 ile başlayan emtia fiyatlarındaki şahlanma ve nihayet 2020 yılında yüzyılın pandemi krizi bu süreci bize açıklayan en önemli göstergeler.

Buna karşılık bizde, bir tarım ülkesi olmamıza rağmen sürekli bir gıda krizi görünümü bir hastalık halini almıştır.

Bir türlü aşılamayan kırmızı et sorunu…

Nerdeyse her yıl tekrarlanan domates, soğan veya patates ekonomisi…

Kalıcı hale gelen buğday yetersizliği…

Pamukta dışa bağımlılığın sürekliliği…

Mercimek ve kuru fasulye başta olma üzere baklagillerdeki arz eksikliği bunların başta gelenleri olarak sayılabilir.

Gıda üretim ve talep dengesinde bozukluk bazı zamanlarda, özellikle hava koşullarına bağlı olarak değişebilir ama değişmemesi gereken tek şey vardır… O da tarımda yeterli üretimin sürekliliğini garanti etmenin, gıda güvenliğini sağlamanın garanti alınmasına öncelik eden tarım politikalarının uygulanması.

SADECE TARIM MI?

Çarpıklığın göstergesi sadece bununla da bitmiyor.

Daha dün serbest piyasanın tüm kurallarını uyguluyoruz diyen karar vericiler bugün onu suçlu ilan ediyor ve burada noktayı koyuyorlar. Halbuki, bir ekonomik sistemin (burada kapitalizm) kurallarında başarısızlık ortaya çıkmışsa başka kurallarla tedavi edilmesi ve yenilerinin uygulanması gerekir.

Gerekir de bu ikinci aşamayı bizim siyasetçiler (siyaset satanlar) ya görmezler ya da görmezden gelirler. Nedeni çok açıktır…

Bu önlem ve planlar bir sonraki seçimi halka pazarlamada etkin yolları içermez, daha uzun dönemli stratejilerini kapsadığından oya, oy davranışına tahvil edilemezler. Bu uygulamaların refaha etkisi kalıcı olur ama bu zaman alacağı için etkin bir ürün değildir siyasetçi için. Siyasetçinin (siyaset satanın) doğal olarak acelesi vardır. Kararlı gelişme ve ekonomik büyümenin aksine, kısa dönemde pazarlamak zorunda olduğu sanal ürünlere ihtiyacı vardır.

Örnekleri mi?

Hemen sayalım…

Karadeniz’de çıkarıldığı hissi uyandıran doğal gaz…

Onun yanında (nasıl olsa önümüz yaz ayları deyip) doğal gazda indirim…

Daha fabrikasında çalışanları görmediğimiz ama seçim için reklamı gereken bir araba fabrikamız…

Eskişehir’de yeni keşfedildiği söylenen (ki bunlar her seçim dönemine rastlar) Nadir Toprak Elementleri (NTE)…

Örnekleri çoğalmak mümkün… Mümkün olmayan ise bugünlerde sıkça gördüğümüz, seçim nedeniyle vatandaşın kulu kölesi olmuş görünümü veren, onlara hizmet etmek için sözde kendini paralayan siyaset satıcılarının bir gün yalanlarında boğulmaları…

Her şey sahte, her şey aldatmaca…

Gaza bastığında giden ekonomi misali.

Etiketler
Veysel Ulusoy Kapitalizm