Gezi olaylarında camide içki içildi mi?

Gezi Olayları önemli vakalardan biri olarak şimdiden tarihe geçti. İstanbul 6’ncı İdare Mahkemesi ve 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu...

Gezi Olayları önemli vakalardan biri olarak şimdiden tarihe geçti. İstanbul 6’ncı İdare Mahkemesi ve 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı’na göre koruma kapsamında olmasına karşın, iktidar Topçu Kışlası ve Taksim'i Yayalaştırma Projesi yapacağım bahanesi ile Gezi Parkı’nda ağaçları kesmeye başladı. Amacın oraya bir AVM yapımı olduğu anlaşılınca, ağaç kesmeye karşı spontane bir çevre ve doğa eylemi başladı. Ve iktidarı sallamaya başladı. Bu tarihi barışçı direnişin akılda kalan en önemli olaylarından biri ‘’camide içki içildi mi, içilmedi mi?’’ tartışmasıdır. Aynı zamanda yakın akrabamız olan ve olay tarihindeki Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii Müezzini Sevgili Fuat Yıldırım ile ülkenin o zamanki kudretli Başbakanı, halen de Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kader çizgisinde buluşturdu!

CAMİYE NEDEN GİRİLDİĞİNİ ESKİ AKP MİLLETVEKİLİ DÜRÜSTÇE ANLATIYOR!

Konuyu en iyi anlatan kişi eski AKP milletvekili ve aynı zamanda AKP medyasının yayın organı olan Yeni Şafak Gazetesi yazarı Sayın Süleyman Gündüz’dür. Gündüz 9 Haziran 2013 günü yazdığı yazıda olayı şöyle anlatıyor:

“…Salı günü haberleri okuyunca camiye uğrayıp gerçeği öğrenmek istedim. Bunun üzerine Çarşamba günü Dolmabahçe Bezm-i âlem Valide Sultan Camii"ne gittim.

Camiye vardığımda dışarıda korumalar vardı. İçeriye girdim, Caminin içinde Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış yetkililerden bilgi alıyordu. Ben de yanlarına yaklaştım ve dinlemeye başladım. Cami müezzini Fuat Yıldırım olayları yeniden yaşar gibi anlattı. Ayrıca tümünün görsel kayıtlarını yapmış.

Cumartesi ve Pazar akşamı Dolmabahçe’de biriken göstericilere polis müdahale edince bir grup camiye sığınmak zorunda kalmış. İlk gün yeterli bir zaman bulunduğu için ayakkabıları çıkartarak camiye girmişler. İkinci gün müdahalenin şiddet dozu arttığı için göstericiler can havliyle ayakkabılarını çıkartmadan cami kapısının anahtarını kırarak içeri girmişler. Müezzin Fuat Bey göstericileri sakinleştirmiş, yaralananlara camide tedavi imkânı tanımış. Ne alkol alan ve ne de içen bir kişi görmemiş. Polislerle konuşmuş ve ortalık sakinleşince göstericileri camiden sükûnetle çıkartmış. Son cemaat mahfilindeki pencerede ezik bir bira kutusu kalmış. Oraya nasıl bırakıldığını görmemiş. Olay özetle böyle gelişmiş…”

MÜEZZİN FUAT YILDIRIM: BEN DİN ADAMIYIM YALAN SÖYLEYEMEM!

Kronik böbrek hastalığı nedeniyle haftanın üç günü diyaliz tedavisi gören, sağlığına kavuşması için organ nakli bekleyen Fuat Yıldırım’ın hayatı, günleri ve yılları Gezi Direnişi’nden sonra değişti! Sürgünler ve baskılar peş peşe geldi!

Müezzin Yıldırım; “Ben din adamıyım yalan söyleyemem. Camide içki içeni görmedim. Eylemciler buraya sığındıktan sonra içki içen görselerdi zaten kendileri dışarı atardı. İki günlük süre içinde yaralılar tedavi edildi. Polis gazından kaçanlar camiye sığındı. Eylemci grupla polis arasında arabuluculuk yaptım. Polisin çekilmesini sağlayıp grubun dışarı çıkmasına yardımcı oldum" demişti.

Fuat Yıldırım, emniyete Caminin 8 adet güvenlik kamerası görüntülerini de teslim etmişti. Bu kameraların incelenmesiyle; ‘’camide içki içilip içilmediğinin anlaşılabileceğini’’ söylemişti.

CAMİ YAKILDI MI?

5 Haziran Günü Kızılcahamam AKP kamp toplantısında Sayın Cumhurbaşkanı ‘camilerimiz yakıldı’ sözlerini CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ve İYİ Parti İzmir Miletvekili Sayın Aytun Çıray Meclis gündemine taşıdılar.

Çıray; “Erdoğan’ın yakıldığı dediği camilerin isimleri ve adresleri nedir?” sorusunu yöneltti. CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yakıldı” dediği bu camiler hangileridir? Hangi ilde hangi cami yakılmıştır? Cumhurbaşkanı Türkiye’de bir iç karışıklık mı çıkartmak istemektedir?” sorularını yöneltti.

Antmen, “Yakılan cami yok. Böyle bir şey mümkün mü? Yakılan cami yok ama satılan cami çok. AKP’nin sattığı 10’dan fazla cami var, yıkıp AVM yaptığı cami var, Hollandalı şirkete satıp yıktırdığı cami var” dedi.

CİHANER SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU

Dönemin CHP Milletvekili İlhan Cihaner de Gezi Eylemleri sırasında Dolmabahçe'de bulunan Bezm-i Alem Valide Sultan Camii’nde "içki içildi" iddiası hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Suç duyurusunda Müezzin Fuat Yıldırım’ın camide içki içildiğini görmediği, elinde bira kutusu olmakla suçlanan Emre Öztürk’ün kola kutusu taşıdığı yönündeki beyanına işaret etmiş ve bira kutusunun hem camideki halı üzerinde, hem de ayakkabılıkta görüntülendiği ifade edilerek, “Boş bira kutusunun markası, rengi ve ezilme biçimi aynı olduğu, çünkü her iki yerde çekilen boş bira kutusu aynı boş bira kutusu olduğu bir bira kutusunun caminin değişik yerlerine götürülerek buralarda fotoğrafı ve videosu çekildiği birden fazla bira kutusu olduğu izlenimi yaratılmıştır” denildi.

Anadolu Ajansı’nın servis ettiği 13 fotoğrafın hiçbirinde boş bira kutularının ayrı kutular olduğu anlaşılamamıştı!

Sevgili akrabam Fuat Yıldırım, gösterişten ve şaşaadan, basından, gazeteden ve politik çekişmelerden uzak inançlı ve aydın bir din adamı olarak maişetinin peşinde, işinde, gücünde çoluk çocuğunun nafakasından başka bir amacı olmayan dürüst bir din adamıdır.

Üstelik eşi ve kendisinin sağlık sorunları olan, inancı nedeniyle yalan söylemekten sakınan, sıradan bir din adamı olarak makus talihi yani uğursuz kaderi O’nu, 20 yıldır ülkeyi tek başına yöneten ve her dediği padişah fermanı gibi tartışılmadan kabul edilen Sayın Cumhurbaşkanı ile yollarının kesişmesi ve bu mağduriyeti yaşaması hazin bir talihsizlik değil de nedir?