KAYDA GEÇSİN

Yaralı , sıkıntılı , kendini yanlız , ezik hisseden mutsuz insanlığın en önemli sorunu ;

Dostluk , akrabalık , dünya ile insanca ilişkiler  , aşk, sevgi, bilgi, sanat gibi bağlarını yitirmiş olmaları daha doğrusu bu bağlardan kopartılmış olmaları gibi geliyor bana.

 

Konvansiyonal  medyanın  ‘Lordları ve Emirlerindeki Fedaileri’ yıllarca arkalarındaki sermaye, siyaset ve kült liderlerinin birleşik gücüyle insanları sinir ve illet sahibi yaptılar.

 

Bunları dünyayı anlama, çağdaşlık, özgür düşünce ve en fenası inanç adına yaptılar  ve değişim , gelişimi  ise 68 de solcu sonrası sırasıyla sağcı , liberal , şimdi faşist bile değil abuk subukçu olmak olarak yutturdular , en donanımlı kültürlü geçinenleri görgüsüzlüğün, bina, gösteriş   pençesinde inim inim inlettiler toplumu .

 

Habersiz medyada hala halka kendi hikayelerini anlatıyorlar, haber veremiyorlar çünkü haberleri yok diyemiyeceğim keşke bu kadar masum olsalar , haber saklamak da demiyelim , habersiz yaşatmak işleri , mesele özgür olmamaları mı ?

Ne yemiş , eşi ne demiş, kayınederi saçını hangi renge boyarmış hikayeleri de bunlar  sonunda ziftin pekini yiyin bize ne noktasına geldik , sıkıldık , halk sıkıldı .

 

Bu  sıkıntıyı gelecekleri için nasıl kullanacaklarını hesaplıyorlar iyi mi ?  Ve şimdi   ABD gittiyse biz niye ‘ay’a  gidemeyelim diyen insanlarımız var , gideriz de , nasıl  döneriz diye sormuyorlar.

 

 

Biz halk olarak pek çok şeyden koptuk , bu kopuşu kimimiz tam olarak tanımlayamıyor ama hissediyor , hani bir bokluk var da  ama nedir ,  bulmak için çok şaşırtma var .

Bu kopuşu hissediyoruz insanın kendini bozulmuş , ezilmiş, yıkılmış hissederek devam etmesi de kolay değil hele kendinden olan insanların muhakeme yürütemediklerini görmek vatanseverliğin ızdırabı oluyor.

 

Bütün dünyada bu ortamda sosyal medya insanlığın kendi başına veya paylaştıklarıyla baş edebileceği kontolü ele alabileceği bir umut oldu , insanlar sosyal medyayla yitirdikleri bağları kurmaya başladılar.

Birbirlerini tanımayan insanların ortak bir eziklik, tüketici olmaktan başka değeri olmayan manipüle edilen varlıklar olma hissinden çıkışları kolay değil , ama tükenmişlik  yanlızlık paylaşılarak iyileşiyor.

Belkide  binbir yalan arasında en yalansız ortam , elbette kötü ve yalancılar ve eski adetleri bu mecra taşıyanlar , iftiracılar, ahlaksızlar var ancak bütün bu pislikler yıllarca sürdürülebilir değil foyalar bir bir ortaya çıkıyor kısa sürede.

 Ekşi sözlüğe bakmadan kız verilmiyor !

Elbette  sosyal medyada tuzak yok ,   her yazılan doğrudur demiyoruz , ama  yollar kesilmedikçe bilgi otoyolunda doğruyu bulma şansının daha fazla  hatta  sonsuz .

Ve  yıllarca beyin yıkayan mankafaların  aklıyla değil kendi aklınla hareket

ediyorsun .

Ve en önemlisi Sosyal Medyanın Politika üzerinde gitgide artan hatta konvansiyonel medyayı dümdüz eden etkisi.  Pew araştırmalarına göre insanların %62 si haberleri sosyal medyadan alıyor . Politik kampanyalar ise sosyal medyayı iyi kullanırsa kazanıyor , 2003’de  Howard Dean’in kaybetmesi ,ve sonra  ilk Afrikalı Amerikalı Başkanın seçilmesi (2008), Iowa Caucus meselesi  Muharrem İnce  olayı  sosyal medya gelişimi bu bağlamda  iyi etüd edilmeli naçizane fikrim , uzun iş ama iletişimcilerimiz için basit işler !

Donald Trump en sert örnek belki ama mesele temelinden nasıl değişti gördük , konvansiyonel medyanın armağanıydı  ama sonrası  sosyal medyadan gücünü aldı , sosyal medya ile  telgrafın telleri yeniden çekildi  .

İnsanlar birbirleriyle haberleşmenin tadını aldılar , geri dönüş zor, yasaklar ise ateşin üzerine benzin olur .

Velhasıl kelam Sosyal Medya etkiliyor , kendi sandığında seçim yapıyor !

saygıyla KAYDA GEÇSİN

necefugurlu@gmail.com