Gezi bir şenlikti. Doğa korumacılığı ile başlayan ve siyasi iktidarın yönetemediği Gezi bir barışçıl şölene dönüşmüştü. Genci, sanatçısı, entelektüel aydını, gerçek inanç sahipleri ile yaşanan bir şölendi. Türkiye’nin her yerinde kutlanan barışçıl demokratik bir uyarıya dönüşmüştü. AKP yer yer onu bir cepheleşmeye çalıştıysa da başaramadı. Tıpkı önceki yıllarda kutlanan ‘’işçi ve emekçilerin bayramı 1 Mayıs’’ gibiydi!

1 MAYIS’A GİDEN YOL

Bundan tam 166 yıl önce 1856 yılında Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri insani çalışma süreleri istediler. Günde 8 saatlik çalışma için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

30 yıl sonra 1 Mayıs 1886 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Chicago kentinde 1 milyona yakın işçi 8 saatlik iş günü için genel greve gitme kararı aldı. 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi birlikte yürüyüş geçti.

Siyahların bu yürüyüşe katılmasının nedeni ise, Louisville'de bulunan parkların siyahlara kapalı olması etkili olmuştu. Safkan Atları, at yetiştiriciliği ve yarışları ile ünlü bu şehirde Thomas Edison’un gençliğinin geçtiği şehirdir.

İşte bu şehrin sokaklarda başlayan bu yürütüş Ulusal Park'a kadar devam etti. Yürüyüş ve eyleme katılım 3 Mayıs'a kadar sürdü. McCormick Traktör Fabrikalarında işten çıkartılan ve greve katılan işçiler miting düzenlediler. Miting sona ermek üzereyken McCormick Fabrikası düdüğünü çalarak, içerdeki grev kırıcıları dışarı çıkarttı. Bunun üzerine bir grup işçi fabrikaya girmeye çalıştı. Polis işçilere ateş açtı ve 4 işçi öldürüldü. Onlarca işçi de yaralandı.

Olay giderek büyüdü. 4 Mayıs'ta Haymarket Alanı'nda bir miting daha düzenlendi. İzleyen yıllarda da tekrarlanacağı üzere, Mitingin sonuna doğru kürsünün önüne nereden geldiği belli olmayan bir bomba atıldı. 7 polis ölürken, 69'u ise yaralandı. Bunun üzerine yüzlerce işçi asılsız iddialarla tutuklandı. İşçilerin bir kısmı yargılanmak üzere seçildiler. Yargılanan 8 işçiden en genci Louis Ling’di.

Almanya doğumlu olan Luis Ling İnsanları kışkırttığı gerekçesiyle tutuklandı. Hakkında ölüm kararı verildiğinde mahkeme heyetine; "sizi tanımıyorum! sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! bu yüzden asın beni!" diye haykırmıştır. Amerikan Devleti’ne onu idam ettirme fırsat ve zevkini vermeden infazının gerçekleştirileceği 11 Kasım 1887 tarihinden bir gün önce, hücresinde intihar etmişti.

2’NCİ ENTERNASYONAL’DE "BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ " OLARAK KABUL EDİLDİ

3 yıl sonra 14 Temmuz-21 Temmuz 1889'da toplanan 2’nci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs Gününün tüm dünyada "Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü " olarak kutlanması kabul edildi. 1890 yılında 8 saatlik işgünü için yeni bir gösteri yapıldı. Böylece 8 saatlik işgünü birçok ülkede resmen kabul edildi. Böylece bütün Dünyada 1 Mayıs İşçilerin Birlik ve Dayanışma Günü olarak bayram olma özelliği kazandı.

TÜRKİYE’DE 1 MAYIS

Türkiye’de 1 Mayıs’ın tarihi gelişimi ilginçtir. 1 Mayıs ilk olarak 1906 yılında ‘’Amele Bayramı’’ olarak Türkiye’de işçi ve emekçiler tarafından da kutlanmaya başladı. 1921. Tersane İşçileri, işgal altındaki İstanbul'da 1 Mayıs'ı kutladı. İştirakçı Hilmi önderliğinde Halk İştirakiyyun Fırkası'nın önderliğinde işçiler Kasımpaşa'dan Şişli Hürriyet-i Ebediye Tepesi'ne kadar yürüdüler.

1923 yılında İstanbul'da tütün işçileri, askeri fabrika ve demiryolu işçileri, fırıncılar, İstanbul tramvay, telefon, tünel, gazhane işçileri 1 Mayıs'ı sokakta kutladılar. "Yabancı şirketlere el konsun", "8 saatlik iş günü", "Hafta tatili", "Serbest Sendika ve Grev Hakkı" pankartlarını taşıdılar.

1925 yılında Takrir-i Sükun Kanunu'yla her türlü gösteri ve yürüyüş yasaklanınca, 1 Mayıs da kitlesel olarak kutlanamaz hale geldi. 50 yıl sonra 1976 yılında Devrimci İşçi Sendikalarının (DİSK) öncülüğünde 1 Mayıs İşçi Bayramı İstanbul Taksim Meydanı’nda yapılan büyük ve tarihi mitingle kutlandı.

1977 yılında yine Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından Taksim Meydanında düzenlenen 1 Mayıs Mitingi dağılmak üzereyken Taksim Meydan kana bulandı. Sular İdaresi binasının üzerinden ve Inter Continental Oteli'nden Şimdiki The Marmara Oteli’nde kalabalığın üzerine ateş açıldı ve 34 kişi katledildi.

Yapılan yargılama sonucunda yargı olayın bir çatışmadan değil, bir provakasyon sonucu patlak verdiğini tespit etti. Ama sorumluları yakalanıp yargılanmadılar. Olay 1997 yılında 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle tarihe karıştı.

1 Mayıs 1979 yılında 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı İstanbul’da sokağa çıkma yasağı uygulandı. Yasağa rağmen sokağa çıkan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Behice Boran ve 1000'e yakın kişi gözaltına alındı. Behice Boran ve 330 Türkiye İşçi Partili 6 Mayıs'ta tutuklandı.

12 Eylül 1980 Darbeci Kenan Evren "Bahar Bayramı" adıyla resmi tatil olarak kutlanan 1 Mayısı çalışma günleri arasına dahil ederek bayram olmaktan çıkardı.

1989 yılında İstanbul'da 1 Mayıs'ı kutlamak için İstiklal Caddesi'nden Taksim'e yürümek isteyen 2000 kişilik grup polis tarafından dağıtıldı. Olaylar sırasında alnından vurulan Mehmet Akif Dalcı adlı genç öldürüldü. 400 gösterici gözaltına alındı.

1990 yılında İstanbul'un çeşitli semtlerinde yapılan 1 Mayıs eylemlerinde 40 kişi yaralandı, 2 bin kişi gözaltına alındı. Yaralılardan Gülay Beceren felç oldu.

1994 yılında İstanbul ve Ankara'da 1 Mayıs'ı kutladıktan sonra dağılan gruplar polis tarafından coplandı. Sosyal Demokrat Halkçı Parti Milletvekili Salman Kaya da polisten dayak yedi. İki gün sonra Millet Vekili Salman Kaya'yı döven 3 polis ve Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar görevden alındı.

1996 yılında ise, İstanbul Kadıköy'de yapılan 1 Mayıs gösterilerinde olaylar çıktı. 3 kişi öldü, 67 kişi yaralandı, birçok işyeri tahrip edildi.

2000’lİ YILLARDA

2006 yılında 1 Mayıs Kadıköy’de kutlandı. 2007 yılında tekrar Taksim’de kutlandı. 1977 olayları anma etkinliğini polis; silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 2008 Nisan’ında, 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması AKP iktidarınca kabul edildi. 2010 1 Mayıs 140 bin kişinin katılımıyla Taksim’de kutlandı.

2013 1 Mayıs’ında 4 ay önce Taksim’i Yayalaştırma projesi adı altında 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanılması yasaklanmasına rağmen bazı gruplar Taksim’de kutlamaya çalıştı. Polis, göstericilere izin vermedi ve göstericilere karşı ateşli ve ateşsiz silah kullandı. Hastanelere gaz bombası atıldı ve ambulanslar durduruldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ağır gaz sıkılması sonunda hastahaneye kaldırılmıştı.

İktidarın Suriyeli ve irticacı cemaatlere açtığı Taksim Meydanını işçi ve emekçilere yasaklıyor! Buna göre; Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı İstanbul’da, Maltepe Meydanı’nda kutlayacaklar.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), ve bazı Sol ve sosyalist partiler de Maltepe meydanında olacaklar. 

TÜRK-İŞ YAN KIRDI!

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 30 ilde ortak, diğer illerde her sendikanın tek başına 1 Mayıs’ı kutlayacaklarını, seneye de tüm konfederasyonlar ortaklaşa 1 Mayıs kutlaması gerçekleştireceklerini açıkladı. Ancak Türk-İş’in emek ve meslek örgütleriyle ortak kutlama yapacağını açıkladığı iller arasında İstanbul, Ankara ve Bursa gibi önemli işçi merkezlerinin olmaması bir ayrı garabet! 

Dileğimiz bu yılki 1 Mayıs’ın da barışçıl yıllarda kutlandığı gibi kansız ve sakin geçmesi…