Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen ve kuvvetler ayrılığını kaldırıp Yasama-Yürütme ve Yargıyı yüzde yüz "Tek Adam" kontrolüne veren absürt sistem ile yargı bağımsızlığı tamamen ortadan kalktı.

FETÖ yargısı gitti yerine AKP yargısı etkinliğini giderek arttırıyor.

Yargı hukuki değil siyasi kararlar vermeye ısrarla devam ediyor.

Birinci çarpıcı örnek Bülent Arınç'ın hakkında FETÖ iddiası bulunan ve beraat eden damadı Ekrem Yeter konusunda yaşandı.

Dosyayı yeniden incelemeye alan Cumhuriyet Savcısı Özgür Kamışlık'ın görev alanı değiştirildi.

İkinci çarpıcı örnek Türk asıllı Alman gazeteci Deniz olayında yaşandı.

Erdoğan, 'PKK'lı Alman ajanı' demişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteci Deniz Yücel hakkında şunları söylemişti:

"Die Welt'in buradaki bir temsilcisi içeri alınmış, bundan dolayı değil, bir ay bu kişi, PKK'nın bir temsilcisi olarak, bir Alman ajanı olarak, bu kişi Alman Konsolosluğu'nda saklanmıştır, bir ay ve 'bunu bize teslim edin, yargılansın' dediğimizde de vermemişlerdir.

Şansölye Merkel, söylediğinde kendisine şunu söyledim. 'Sizdeki teröristler tarafımızdan isteniyor, bize ne diyorsunuz 'yargı bağımsızdır, tarafsızdır' diyorsunuz.

Biz şu anda bağımsız ve tarafsız yargımıza güveniyoruz, verin yargılansın.' Önce vermediler, sonra nasıl olduysa verdiler ve yargı görevini yaptı, tutukladı. Şu anda yüzlerce, binlerce terörist Almanya'da terör estiriyor.

Size 4 bin 500 PKK'lı teröristin dosyasını verdim, verdiniz mi? Onunla ilgili kararı yargı verir, bizde yargı bağımsızdır"

16 Şubat 2018'de Başbakan Binali Yıldırım, Almanya'da Merkel ile görüşme sonrası Yücel için, "Ben onun kısa zaman içinde serbest kalacağını umuyorum" dedi.

"Ummadık taş baş yarar" derler ama Yıldırım'ın umduğu (!) oldu Yücel aynı gün tahliye edildi ve özel uçakla uçtu gitti.

Ve 13 Şubat 2020'de Yücel'in yargılandığı davada savcı, "Terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından Yücel için 15 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep etti.

"PKK'lı Alman ajanı" ise Merkel "istedi", Erdoğan ve Yıldırım "onay verdi", bir casus tahliye edilebilir mi?

Hani yargımız tarafsız ve bağımsızdı?

Değerli okurlarım,

Üçüncü örnek "casusluk" ile suçlanan Rahip Brunson'da yaşandı.

İzmir'de "FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı" iddiasıyla tutuklanan Amerikalı rahip Andrew Craig Brunson'a, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi.

ABD'nin rahip Brunson'ın serbest bırakılması konusunda Türkiye'ye saat ve tarih vererek tehdit ettiğini açıklayan Erdoğan, 11 Ağustos 2018'de Amerika için, "Tehdit ediyor ya… Yarın saat 18.00'e dek göndereceksiniz. Burası çatladı kapı ülkesi mi ya, burası Türkiye, ne yapıyorsunuz?" diye konuşmuştu…

"Ver papazı, al papazı"

Erdoğan, 28 Eylül 2017'de şöyle demişti:

'Papazı verin' diyorlar. Bir papaz da sizde var, bize verin, yargılayalım, biz de onu size verelim. 'Onu karıştırma' diyorlar.

Yatıp kalkıp Brunson deyip duruyorlar, bizden onu vermemizi istediler, dedim ki kusura bakmayın yargı kararını verir. Biz o karara uyarız. FETÖ serbest neden vermiyorsunuz?"

Başkan Trump, 6 Ekim 2018'de Erdoğan'a hitaben, "Rahibin tutuklu kalması rezalet" diye Tweet attı.

6 gün sonra 12 Ekim 2018'de rahip yattığı süreye göre bir ceza verilip salıverildi ve o da özel uçakla Amerika'ya uçtu gitti…

Amerikan Başkanı Trump, "O'nun için (Erdoğan) o kişinin serbest kalmasını sağladım. O'nun da (Erdoğan) bu çok masum ve mükemmel insanı, müthiş bir baba ve iyi bir Hristiyan olan o adamı (Brunson) Türkiye'den çıkarmasını bekledim" dedi.

Hani yargımız tarafsız ve bağımsızdı?

Ve son örnek

Dördüncü örnek Gezi davasında 850 gün tutuklu kalan ve duruşmada "delil yetersizliği" nedeniyle beraat eden iş insanı Osman Kavala olayında yaşandı.

Osman Kavala, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin dava nedeniyle iki yılı aşkın süre tutuklu kalmasının ardından beraat etti, tahliye oldu.

Ancak cezaevi kapısında 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsüyle ilgili olarak bir başka soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alındı…

- Soruyorum; İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı 850 gün boyunca cezaevinde tutuklu iken bu dosyayı neden açmamış acaba?

Uluslararası AF Örgütü konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"Bu karar, yargı eliyle yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor. Osman Kavala'nın yaklaşık iki buçuk yıl cezaevinde tutulduktan sonra tahliye edilmesine karar verilmişken özgürlüğe açılan kapının tekrar kapatılması kendisine, ailesine ve Türkiye'de adaleti savunan herkese yönelik yıkıcı bir darbedir."

İş insanı Osman Kavala'nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gözaltı kararını üzüntüyle karşıladığını açıkladı.

Hani yargımız tarafsız ve bağımsızdı?

- Soruyorum; Sayın Erdoğan Türkiye çatladı kapı ülkesi mi?