Mazbatası elinden alınan CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu Kentsel Gelişim Çözümleri'ni açıkladı. İmamoğlu İstanbul'un ekonomik olarak da küresel rekabette sözü olan bir kent haline getireleceğini açıkladı. 

“İSTANBUL’UN KÜRESEL REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ”

Turizm sektörünün yanı sıra, İstanbul’un sektörel gelişme bölgelerini yerleşim yerleri ile ilişkilendirerek topyekun bir kalkınma sağlayacağız. İstanbul’da belirlediğimiz Turizm, Tarım, Ticaret ve Hizmet, Sanayi, Finans, Lojistik, Enerji sektörlerinde uzmanlaşmış bölgeleri yerleşim alanları ile birlikte ele alacak ve bu bölgelerde gerekli altyapı yatırımlarını yaparak bu sektörleri destekleyeceğiz. Özellikle imar planlarından kaynaklı istikrarsızlıkları, belirsizlikleri derhal ortadan kaldıracağız. Böylece İstanbul’u mutlu insanların kenti yapma hedefimizde istihdam sorununu çözeceğiz.

İstanbul’un 150 kırsal mahallesi yani eski adıyla köyleri organik tarım üretiminin ve aynı zamanda doğa ve kıyı turizminin merkezi olacak. Silivri, Çatalca, Eyüp, Şile ve Büyükçekmece ilçelerimiz İstanbul’un belki de en değerli yerleşimleri olacak. Aynı atılımı sanayide ve özellikle yüksek teknolojiye dayalı üretimde de sağlayacağız. Verimli yatırımlarla hem ekonomiyi güçlendirecek hem istihdamı arttıracağız. Katma değeri yüksek sektörler önceliğimiz olacak.

Özellikle ileri düzey teknolojiyle, inovasyona dayalı, ar-ge ve bilişim vadileri ile kirletici olmayan sanayiyi destekleyecek, yerel ekonomiyi güçlendirerek, İstanbul’un küresel rekabet gücünü arttıracağız.

Kartal ve Gaziosmanpaşa’da yapacağımız Bilişim ve Üretim Vadileri ile buradaki mevcut sanayi tesislerini inovasyonla destekleyecek, uluslararası düzeyde gelişmesini sağlayacağız. Kadıköy yaratıcı endüstrilerin yoğun bulunduğu bir ilçe. Burada kuracağımız Yaratıcı Endüstriler Merkezi ile bu potansiyeli açığa çıkaracağız.

Esenler Teknokent projesi; bir diğer önemli üretim ve gelişim noktası. İstanbul’a değer katacak, istihdamı arttıracak, gelir düzeyini yükseltecek bütün bu projelerle biz İstanbul halkının refahını yükselterek gelişmiş ülkeler düzeyine çıkaracağız. Türkiye son 5 yılda, yüksek teknolojiye dayalı üretimde 133 milyar dolarlık ithalat yapmasına rağmen, sadece 25 milyar dolarlık ihracat yapabildi. Bu durumu tersine çevirmek zorundayız.

İstanbul’u bir dijital üretim merkezi haline getirip, dijital bir seferberlik başlatacağız. Üniversitelerimiz var, İstanbul’da ve dünyanın birçok başka yerinde ikamet eden yetişmiş insan gücümüz var. Bu seferberliği başlatarak ve İstanbul’u yaşanabilir bir kent kılarak; yaşadığımız coğrafyada yetenekli, birikimli insanların gelip çalışmayı ve yaşamayı tercih ettiği bir kent haline gelebiliriz.

Gençlerimiz kendi özgün markalarını yaratabilir, küresel şirketlerle işbirliği sağlayabilir. İstanbul gerçekten küresel bir kent, katma değer yaratan bir çekim merkezi haline gelebilir. İşte biz bu seferbeliği, tam da Esenler’den, Esenyurt’tan, Kartal’dan, Gaziosmanpaşa’dan başlatacağız. ‘Kent Enstitüleri’ni tam da bu yeni işgücünün kapasite olarak gelişebilmesi için kuracağız.