Seçildiği halde hukuksuz bir kararla mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu, İBB çalışanlarının seçim çalışmalarında kullanılmasına tepki gösterdi. İmamoğlu çalışanlara söz de verdi.

İmamoğlu konuşmasında "Bir avuç insana değil, kirli bir israf düzenine değil, 16 milyon İstanbulluya eşit ve adil hizmet… Bu, benim projelerimin, vaatlerimin temelidir, özüdür, ruhudur." dedi. 

Kentsel Gelişim Çözümleri toplantısında konuşan İmamoğlu, "Bugün sizlere burada sunduğum çözümler ve projeler birbirinden bağımsız, rastgele sıralanmış konular değil. Biz bu hedefleri, bu projeleri bir gelecek öngörüsüyle ortaya koyuyoruz.” şeklinde konuştu.

 “Vizyonu olmayan bir kentin herhangi bir hikayesi olamaz.” diyen İmamoğlu, “Hedefi olmayan kentler, geride kalır, spekülasyona açık hale gelir; buralarda eşitsizlik, yoksulluk, israf ve kayırmacılık ön plana çıkar. Böyle bir gidişatın bizi ileri götüreceğini düşünmek, kendimizi kandırmak olur. İstanbul için elbette 2030 – 2050’ye dair vizyonlarımız ve ilkelerimiz var. Ve gelecek tahayüllünü toplumun tüm kesimleriyle paylaşıp, katılımcı bir şekilde geliştireceğiz.

Peki tüm bunları nasıl başaracağız? Elbette ki, tüm İstanbullularla birlikte gerçekten katılımcı bir demokrasiyi bugünden inşa ederek. Demokrasisi gelişmemiş bir kentin bugünün koşullarında sorunları doğru bir şekilde çözmesi, ekonomik ve teknolojik kalkınmayı sağlaması mümkün değildir. Demokrasisi gelişmemiş, şeffaf yönetime sahip olmayan, hesap vermeye yanaşmayan bir kente ne yatırımcı gelir ne turist gelir. Mahalleden başlayarak kentin tamamına yönelik katılım süreçlerini işleteceğiz. Muhtarlarımız ve mahalle meclislerimizle, o mahallede hangi yatırıma öncelik verilecek, hangi planlar, hangi projeler gerçekleşecek; birlikte karar vereceğiz. ‘İBB Mahalle Yönetişim Müdürlüğü’nü kurup bu alanda ciddi bir koordinasyon sağlayacağız. ‘Bölge Masaları’ kuracağız ortak sorunları olan ilçelerde, ortak çözümler geliştireceğiz. ‘

Katılımcı İstanbul Belediyesi’ (KİB) mobil ve online platform ile tüm İstanbul halkının karar süreçlerine katılımını sağlayacağız. Herkesin bu kent üzerinde söz hakkı olacak. Hem yüz yüze ilişkilerin gelişebileceği kamusal alanları oluşturacağız, hem de teknolojik iletişim olanaklarıyla halkımıza katılım imkanı sunacağız. Görüyorsunuz ya, geleceğe ilişkin ortaya koyduğumuz vizyonu gerçekleştirmek için de bugünden adımlarımızı atmak zorundayız. İstanbul maalesef çok vakit kaybetti. Ama bizim enerjimiz, birikimimiz, inancımız ve coşkumuz yerinde. Açığı hızla kapacağız. 16 milyon İstanbullu ile başaracağız. Tüm bunları hayata geçirebilecek, her geçen gün büyüyen ekibimiz, uzman kadromuz var.” ifadelerini kullandı.

“İBB’YE BAĞLI ÇALIŞANLARIN MESAİSİ SEÇİM MESAİSİ OLMUŞ DURUMDA”

 Daha önce Belediye personelinin zorla mitinglere götürülmeyeceğini söylediğini hatırlatan İmamoğlu, “Ama duyuyoruz ki, bırakın mitingi, İBB personeli seçim çalışması yapmak üzere ev ev, sokak sokak görevlendiriliyor. İBB’nin iştiraklerine bölge bölge görevler verilmiş, İSBAK Bayrampaşa’ya, BİMTAŞ Beyoğlu’na seçim kampanyası yapmak üzere görevlendirilmiş. İBB’ye bağlı pek çok kurumda çalışanların mesaisi, seçim mesaisi olmuş durumda. Devletin makam araçları, şirket araçları hepsi sahada. İnanın, bu kadar ileri gidebileceklerini gerçekten tahmin etmemiştim. Dün, İBB çalışanlarına yaptırılan basın açıklamasına baktığınızda, bu ülkede partizanlığın geldiği noktaya bakıyorsunuz ve bu ülkede yapılanlar adına utanıyorsunuz. Merak etmesinler, biraz daha sabır göstersinler. Benim yönetime gelmemle birlikte onlara da söz veriyorum; herkes artık kendi yeteneği ve mesleği gereğince sadece işini yapacak. Görevi, sadece 16 milyona ve İstanbul’a hizmet etmek olacak.

Bir avuç insana değil, kirli bir israf düzenine değil, 16 milyon İstanbulluya eşit ve adil hizmet… Bu, benim projelerimin, vaatlerimin temelidir, özüdür, ruhudur. İstanbul’un kentsel gelişimine sağlıklı bir yön verecek, bu kenti yaşanabilir hale getirecek olan anlayış budur. 24 Haziran’dan itibaren yalnızca bir yönetim değişikliği değil, büyük bir anlayış değişikliği yaşanacak İstanbul’da. İnsana saygıyı, kente özeni temel alan bir anlayış İstanbul’da hayatın her alanında hakim olacak. Konuşmama başlarken de söylediğim gibi, bu mücadelede Ekrem İmamoğlu’nun yanında olmak demek; doğrunun, hakkın ve haklının yanında olmak demektir. Etnik kökeni, inancı, sosyal, ekonomik ve politik konumu ne olursa olsun herkesin bu oyunu bozması gerekiyor. AK Partili, MHP’li, CHP’li, İyi Partili; HDP’li, BBP’li, SP’li, DSP’li, Vatan P’li ayrımı olmaksızın 16 Milyon İstanbullu bu oyunu bozduğu zaman kazanan CHP olmayacak… Kazanan Ekrem İmamoğlu olmayacak… Kazanan 16 milyon İstanbullu olacak… Kazanan demokrasi olacak… Kazanan hak, hukuk, adalet olacak… Kazanan tüm Türkiye olacaktır. Demokrasimiz güçlenecek, birlik ve beraberliğimiz pekişecek. Türkiye birliğine ve kalkınmasına giden yolun kapıları açılacaktır.Kardeşliğin, kucaklaşmanın iktidarında her şey çok güzel olacak.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.