Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine Toplantısı Sonrası Kritik Açıklamalar: Terörsüz Türkiye'yi Baltalamak İsteyenler Gereken Cevabı Alacaktır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de bir araya gelen Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan kritik toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecini baltalamak isteyenlerin gereken cevabı alacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan gerilimlere dikkat çekerek Netanyahu'nun başını çektiği katliam şebekesinin de bir an önce durdurulması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine Toplantısı Sonrası Kritik Açıklamalar: Terörsüz Türkiye'yi Baltalamak İsteyenler Gereken Cevabı Alacaktır
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamalardan öne çıkan başlıklar şöyle:

'MİLLETİMİZİN RAMAZAN BAYRAMINI TEBRİK EDERİM'

Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Ramazan boyunca paylaşma ve dayanışma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştık. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen, 86 milyon olarak birbirimizin derdine derman olmanın, dost kardeş, arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Gençlerimizden eğitimcilerimize, emniyet mensuplarından vakıf temsilcilerine, emekçilerimizden şehit yanıklarımıza kadar çok geniş bir yelpazede aynı sofrada buluştuk. Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Külliye'de Ramazan Programımı halkımızın ilgisine mazhar oldu. 592 bin vatandaşımız bu vesile ile Külliyemizi ziyaret etti. Çocuklarımız, kendileri için hazırlanan alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar, konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlediği Külliye'de Ramazan programının Ankara'da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik.

'BÖLGEMİZDE SİLAH SESLERİNİN DUYULMADIĞI MÜJDELİ GÜNLER...'

Rabbimden niyazım; bizleri bölgemizde silah seslerinin duyulmadığı, bomba ve füze gürültülerinin yerini çocukların sevinç çığlıklarının aldığı, bayramların bayram gibi yaşandığı o müjdeli günlere kavuşturmasıdır.

'ŞEHİTLERİMİZE RAHMET DİLİYORUM'

Bayramın üçüncü günü Katar'dan aldığımız acı haber yüreğimizi dağlamıştır. Bir helikopterin kaza kırıma uğraması ile 4'ü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE'Yİ BALTALAMAK İSTEYENLER GEREKEN CEVABI ALACAK'

Bu yıl Ramazan bayramının ikinci günü baharın müjdecisi tabiatın dirilişinin sembolü olan Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz Anadolu, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu'da kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor.

Daha önceki yıllarda Nevruz’un ruhuna hiç yakışmayan bazı tatsız hadiseler yaşanmakla birlikte, terörsüz Türkiye sürecimizin de etkisiyle son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gerekli cevabı alacaktır. Türkiye'yi bu yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de ağababaların gücü yetmeyecekti.

17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü, ufku açıktır. Allah'ın izniyle yarınları aydınlıktır.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' MESAJI

Burada şunun da bilinmesini isterim: Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa, terörsüz bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir.

Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran’a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Sadece bu iki bölgesel gelişmeye bakmak bile, ortaya koyduğumuz vizyonun isabetini ve stratejik değerini anlamak için kafidir.

Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe, kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetin devri kapandıkça –bunu özellikle vurguluyorum– kazananı hep söylediğimiz gibi ülkemiz olacak, milletimiz olacak, bölgemizdeki kardeş halklar olacaktır. Bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın.

Bakınız, biz bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Bölgenin kadim sakinleri olarak üzüntümüzde de sevincimizde de hep bir olduk. Bugün de kalbimiz birlikte atıyor, gözyaşlarımız birlikte akıyor. Şiddetin, kinin ve nefretin diline teslim olmayacak; bölgemizde sevginin, barışın ve kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye inşallah devam edeceğiz.

'ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRDİK'

Aziz kardeşlerim, küresel sistem 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır.
Kutuplaşmaya doğru evrilen dünya düzeninde yeni güç merkezlerinin kimler olacağı da bu soruların içinde saklıdır. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kez daha bölgemiz öne çıkmaktadır.

Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehditlerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni iş birlikleri kurulmaktadır. Bu süreçte bölgesel iş birliğinin hiç olmadığı kadar önem kazandığını görmekteyiz.

Türkiye olarak bu yeni konjonktüre hazırlıklarımızı yaptık. Enerji arz güvenliğimizi güçlendirdik; kaynak çeşitliliğini artırırken yerli kaynaklarımızı devreye aldık. Ulaştırma alanında büyük atılımlar gerçekleştirdik. Londra’dan Çin’e uzanan kesintisiz demiryolu hattında ülkemizin inşa ettiği altyapı kritik rol oynamaktadır.

'KATLİAM ŞEBEKESİ DURDURULMALI'

Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan ilk günden itibaren süreci doğru okuyarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin başında geliyor. Hiç kimselerin oyununa gelmedik. Kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek çalışmaları sürdürüyoruz. Ülkemizi ateş çemberi dışında tutmakta kararlıyız.

Savaş uzadıkça maalesef başka durumlar da ortaya çıkıyor. Dünya enerjisinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz'ün kapanması ülkeleri türbülansa koymuştur. Brent petrol yüzde 40 artmıştır. Bazı ülkeler petrol kısıtlamaları ve okulları tatil ederek bir dizi önlemler almıştır.

Savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı tavır sergilemelidir. Diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere süreci başlamalıdır. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA PLAKA TALİMATI

Plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin mağduriyetlere yol açmadan yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık.

'TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DİRENÇ EŞİĞİ TARİHİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE'

İran'daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ediyoruz, tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşımızı korumak için gerekli tedbirleri hayata geçiriyoruz. Petrol fiyatlarındaki yükseliş sebebiyle dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için eşel mobil gibi tedbirleri devreye alıyoruz. Bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın."

Kaynak: Haber Merkezi

Etiketler
Recep Tayyip Erdoğan Kabine