Bülent Arınç'tan CHP'yi Karıştıran 'Mutlak Butlan'a Tepki: 'Bu bir Kaos Kararıdır, Yargıtay Durdurmalı'
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP yönetimini tedbiren görevden uzaklaştıran 'mutlak butlan' kararını hem usul hem de zamanlama açısından sert sözlerle eleştirerek Yargıtay'a acil müdahale çağrısında bulundu.
Türk siyaseti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Özgür Özel yönetimini getiren 38. Olağan Kurultayı'nı "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal etmesi ve tedbiren eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini göreve iade etmesiyle tarihinin en büyük yargı krizlerinden birini yaşıyor.
Siyaset ve yargı dünyasında yankıları süren bu kritik gelişmeye dair en dikkat çekici yorum, AK Parti kurucularından ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’tan geldi.
'BİR HUKUKÇU OLARAK KARAR YANLIŞ'
Meseleyi öncelikle "CHP’nin iç meselesi" olarak tanımlayan Arınç, Necmettin Erbakan’ın benzer parti içi krizlerde sergilediği "Onlar birbirlerini daha iyi tanır, taraf olmayalım" yaklaşımını hatırlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi için çıkan mutlak butlan kararı üzerine görüşlerimi açıklamak isterim.
— Bülent Arınç (@bulent_arinc) May 26, 2026
Bu konu CHP’nin iç meselesidir. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüpheliler CHP’lidir. Bu meselede prensip olarak bir tarafı ilzam etmek gibi bir düşüncem yoktur. Merhum Erbakan…
Ancak tecrübeli bir hukukçu ve siyasetçi kimliğiyle sessiz kalamayacağını belirten Arınç, BAM’ın 20 sayfalık gerekçeli kararını incelediğini vurgulayarak yargıya sert eleştiriler yöneltti:
"Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum. Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili hususlarda Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dışında hiçbir hukuk mahkemesi bu şekilde bir karar vermedi. Ben bu kararı konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum."
'VAHİM BİR KAOS DOĞURDU'
Arınç, mahkemenin nihai kararı beklemeden "ihtiyati tedbir" yoluyla mevcut yönetimi uzaklaştırmasını "asıl vahim nokta" olarak nitelendirdi.
Kararın Yargıtay denetiminden geçene kadar tedbirsiz yürütülebileceğini belirten eski TBMM Başkanı, "Eğer tedbir konulmasaydı bugünkü kaos ortamı oluşmayabilirdi. Kararın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda gerekli tüm işlemler zaten kavgasız sonuçlanırdı. Uygulamada böyle tedbirli bir karar görülmemiştir. Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka uygun bir karar vererek bu tedbiri kaldırmaktır" ifadelerini kullandı.
'BU MÜDAHALELER DEMOKRASİNİN YOLUNU KESER'
Geçmişte milli görüş çizgisindeki üç partisi kapatılan, bir partisi darbeyle lağvedilen ve AK Parti’nin kapatma davasında siyasi yasak istenen bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Arınç, yargı eliyle siyasete yön verilme çabalarına şu sözlerle tepki gösterdi:
"BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibariyle bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır. Kendi tecrübemle söylemek isterim ki bu tür müdahaleler, siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir."
'BARİKATLARI HUKUK VE SABIRLA YIKTIK'
Mesajının son bölümünde AK Parti'nin kuruluş yıllarında karşılaştığı engellere değinen Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte aldığı hapis cezası ve siyasete giriş engellerini hatırlattı.
Siyasi yasaklara karşı sokak veya taşkınlık yerine sabırla mücadele ettiklerini belirten Arınç, "Biz önüne kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine, zaman içerisinde hukukla ve aziz milletimize güvenerek yolumuza devam ettik. 'Muhtar bile olamaz' çığlıklarının atıldığı günden bugüne geldiğimizde; hukuka güvenimiz neticesinde bugün 11 yıl kesintisiz Başbakanlık, 12 yıldır da kesintisiz Cumhurbaşkanlığı görevi yapan bir liderimiz var" diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: Haber Merkezi