Bir sene önce Kasım ayında ABD başkanlık seçimlerini oldukça detaylı bir şekilde takip ettik. Eyalet eyalet seçmen hareketlerini ezberledik, seçim sistemini haritalar önünde değerlendirdik.

Sonrasında ise S-400, F-35, NATO, Suriye, yeni ABD Başkanı’nın 1915 açıklaması gibi yoğun gündemlerin eşliğinde belki de hiç olmadığı kadar çok Türkiye-ABD ilişkilerini konuştuk, Erdoğan-Biden görüşmelerini ekranlara kitlenerek izledik, iki liderin toplantı sonrası açıklamalarını kelime, mimik analizi yaparak değerlendirdik.

Fakat bütün bu telaşın içinde Türkiye’yi diğer bütün konu başlıkları kadar ilgilendiren bir meseleyi gözden kaçırdık.

ABD bir sene sonra tekrar sandık başında!

            8 Kasım 2022 tarihinde, ABD’de çok önemli bir seçim düzenlenecek. Ülkenin yasama organı olan ve Temsilciler Meclisi, Senato adında iki meclisten oluşan Kongre seçimleri düzenlenecek. 435 sandalyeye sahip Temsilciler Meclisi’nin tamamı, 100 sandalyeye sahip Senato’nun ise 34 sandalyesi için Demokrat ve Cumhuriyetçiler halkın desteğini almaya çalışacak.

        Mevcut durumda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, her eyaletin iki sandalyeyle temsil edildiği Senato’da eşit sayıda senatöre sahip, fakat anayasaya göre Senato Başkanı, Başkan Yardımcısı Demokrat Kamala Harris olduğu ve eşitlik durumunda Senato Başkanı Harris’in oy kullanma hakkı olduğu için Demokratlar bir oy ile Senato’da çoğunluğa sahip.

       Temsilciler Meclisi’nde ise Demokratlar, Cumhuriyetçilerden sadece 8 fazla üyeye sahip olduğu için Senato’da olduğu gibi oldukça küçük bir fark ile çoğunluğa sahip.

            Biden’in görev onayının düşmesi, Trump’ın aktif bir şekilde sahaya dönmesi, Demokratların çoğunluğa sahip olmalarına rağmen aralarında yaşadıkları ayrılıklar nedeniyle Biden’in seçim vaatlerini yasallaştıramamaları birçok yorumcunun ve anketin, Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu ele geçirmelerinin kolay olduğunu belirtmesine neden oluyor.

            Cumhuriyetçiler, geçmiş seçim sonuçları değerlendirildiği ve her eyaletin eşit temsil edildiği gerçeği dikkate alındığı zaman Senato’da çoğunluğu elde etmeleri daha kolay olmasına rağmen özellikle partinin Florida gibi eyaletlerde Hispanikler arasında oylarını arttırması nedeniyle Temsilciler Meclisi’nde de çoğunluğu elde etmeleri de oldukça olası bir durum. Biden’in kazandığı 2020 başkanlık seçimlerinde dahi Cumhuriyetçiler, beyaz olmayan ve kadın adaylarının sayısını arttırarak kritik seçim bölgelerinde sürpriz sonuçlar elde etmeyi başarıp Demokratların Temsilciler Meclisi’ndeki üye sayısının azalmasına neden oldular.

            Washington Post/ABC’nin Kasım ayında yaptığı ankete göre ülke genelindeki seçmen 10 puan fark ile Cumhuriyetçi Parti’ye oy vermeyi düşündüğünü belirtiyor. Biden’in düşen görev onayları da bu tür rakamlarla değerlendirildiği zaman Demokratların yasama organlarındaki çoğunluklarını kaybedecekleri çok ciddi bir olasılık olarak karşımıza çıkıyor.

Cumhuriyetçilerin Kongresi Nasıl Bir Kongre Olacak?

            Pek bildiğimiz gibi bir Kongre olmayacak. Özellikle 2020 seçimlerini kabul etmeyip seçim sonuçlarını hukuka aykırı bir şekilde geçersiz kılmaya çalışan Trump, uzun bir süredir kendisini yalnız bırakan Cumhuriyetçi isimleri hedef alıyor. Biden’i erken tebrik eden, Trump’ı kamuoyu önünde eleştiren veya Trump aleyhine azil oylamasında oy kullanan Cumhuriyetçiler, Trump’ın hedefinde.

           Trump teker teker siyasi kariyerini bitirmek istediği Cumhuriyetçileri tespit ediyor, sosyal medya hesapları kapalı olduğu için internet sitesinde isimlerini yayınlıyor ve önseçimlerde rakiplerini destekleyeceklerini söyleyerek bir daha seçilmemeleri için çabalıyor. Trump’ın kara listesine giren çoğu merkez Cumhuriyetçi emekliye ayrılacağını açıklarken, Bush döneminin başkan yardımcısı Dick Cheney’in de kızı olan Wyoming Temsilciler Meclisi üyesi Liz Cheney gibi bazı az sayıda isim de Trump’a karşı meydan okuyor. Trump’ın bu meydan okumalara yanıtı ise 2022 yaz döneminde gerçekleşecek önseçimlerde aktif bir şekilde bu isimlere karşı Trumpçı Cumhuriyetçileri desteklemek, yerel Cumhuriyetçi Partiler aracılığıyla kınama mesajı yayınlatmak ve önseçim sürecinde eyalet eyalet gezip listesindeki isimlere karşı kitleleri mobilize etmek olacak.

            Trump, genellikle siyasi tecrübesi olmayan, tipik Cumhuriyetçilerden çoğu konuda daha radikal olan isimlerin Kongre’ye girmesi için çabalıyor. Bu sefer, daha fazla kadını, beyaz olmayan ismi, genci destekliyor ve özellikle seçmen tabanını genişletmeyi arzuluyor. Oldukça renkli bir destek listesine sahip olan Trump, aktif bir şekilde komplo teorilerine inanan, geçmişte ırkçı açıklamaları olan, İslamofobik isimleri desteklemekten çekinmiyor.

            Bu nedenle Cumhuriyetçilerin, 2022 ara seçimlerinde Kongre’de çoğunluk elde etmeleri durumunda, nasıl Trump’ın başkanlığı döneminde gerçekleşen 2018 ara seçimlerinde Kongre’nin yeni isimleri büyük dikkat çektiyse, Trump’ın etkin olduğu yeni Cumhuriyetçi Kongre’de yer alan isimler de büyük bir yankı uyandıracak gibi duruyor.

Türkiye’yi Ne Bekliyor?

            Gerçek Gündem’deki önceki yazımda özellikle Türkiye’nin yaşadığı S-400 yaptırımları, F-35 alım süreçleri için Kongre’nin teşkil ettiği önemi değerlendirmiştim. Mevcut Kongre ABD tarihindeki Türkiye açısından en olumsuz duruşa sahip Kongrelerinden biri. Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı New Jersey Senatörü Demokrat Bob Menendez, Türkiye hakkında en çok olumsuz açıklama yapan isimlerin başında geliyor, herhangi olumlu bir ikili gelişme yaşanmadan engellemeye çalışmasıyla tanınıyor. Eğer Cumhuriyetçiler Senato’da çoğunluğu elde ederse Menendez’in oldukça etkin olduğu pozisyonunu kaybetmesi Türkiye açısından farklı bir durumun doğmasına neden olacaktır.

            Her ne kadar Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, Türkiye konusunda ortak bir olumsuz duruşa sahip olsa da, özellikle Trump’ın desteğiyle Kongre’ye giren yeni isimlerin dış politika konusunda bir tecrübesi olmadığı için önceden oluşmuş kalıp düşünceleri veya yargıları da olmayacaktır. Bu açıdan Türkiye eğer doğru bir strateji, dış politika ve lobicilik izlerse Türkiye’nin haritadaki yerini gösteremeyecek kadar Türkiye hakkında olumlu veya olumsuz fikre sahip olmayan bu yeni ve öngörülemez kitlenin oyunu bazı oylamalarda alabilme ihtimaline sahip.

          Her ne kadar, bu isimler henüz net olmasa, önseçimlerin sonuçlanması yaz aylarını bulacaksa da ABD ile yaşadığı her krizde yolun Kongre’ye çıktığı düzlemde Türkiye’nin 2022 seçimlerine, Kongre’ye girebilme ihtimali yüksek isimlere ve özellikle Trump’ın adaylar üzerindeki etkisine daha fazla ilgi göstermesi gerekiyor.