CHP kapalıyken bile hapisteki kadroları kuruluşunu kutluyordu!

Tarihimizde iki önemli olayı idrak ediyoruz. 1’ncisi İzmir’in 9 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinde kurtuluşunun 100’ncü yılı, diğeri ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından 9 Eylül 1923 yılında kurulmasının 99’uncu yılı. CHP’nin kuruluşu, kapanış ve yeniden açılışı, kuruluş yıl dönümünde bizleri yeniden o tarihlere götürdü. 1983 seçimleri öncesi Kenan Evren cuntası tarafında Kapatılan CHP’nin hapsedilen siyasi yasaklı yöneticileri tarafından kapatılmış partilerinin kuruluş yıldönümünü tutuklu bulundukları askeri kampta kutlamaları azim ve cesareti bugün de her türlü baskı, zorluk ve engele rağmen aynen CHP kadroları tarafından sürdürülmektedir.

1923’TE HALK FIRKASI, 1924’TE CUMHURİYET HALK FIRHASI, 1935 İSE CUMHURİYET HALK PARTİSİ

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Mondros Mütarekesi'nden sonra Anadolu'nun ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde, işgallere karşı kurulan millî cemiyetlerin 7 Eylül 1919 tarihinde Sivas Kongresi'nde birleştirilmesinden sonra oluşan yeni cemiyete verilen isimdir. Kurucusu, ilk ve tek başkanı Mustafa Kemal Paşa'dır. Kurtuluş Savaşı yıllarında Millî Mücadeleyi yürütmek, tüm toplumsal kesimleri temsil etmek ve ulusal birliği sağlamak amacıyla oluşturulmuştur.

 

Bu Cemiyet, Halk Fırkası kurulduğunda il, ilçe, bucak yani köy ve mahalle binalarındaki kendi tabelalarını indirerek Halk Fırkası’nın tabelalarını astılar. Böylece Halk Fırkası Ülkenin hemen her yerinde örgütleri ve binaları hazır oldu. Bu anlamda Halk Fırkası Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin devamıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te önce “Halk Fırkası” adıyla kuruldu. Cumhuriyetin kurulması ile 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası” olarak adını düzelti. 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını aldı.

1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesiyken, 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri 6’ya çıkartıldı.

KENAN EVREN CUNTA’SI CHP’Yİ KAPATIYOR!

Kenan Evren yönetiminde 12 Eylül Darbesi ile CHP dahil bütün siyasi partiler, dernekler, vakıflar kapatıldı. Siyasi Partilerin Genel Başkan ve yöneticileri askeri garnizonlarda göz altında tutuldu. Kötü muamele gördüler Sayın Ecevit hapse girdi.

Amaç; toplumcu, seküler ve aydınlanma felsefesine dayalı cumhuriyet ve demokrasi yerine; uluslararası sermayenin yeni icadı olan neo liberal ekonomik politikalar ve özelleştirme adı altında kamu mallarının talanını öngören düzeni kurmaktı.

Bunun için kamucu ve karma ekonomi modelini savunan halkın emeği ve alın teri ile kurulan kamu iktisadi teşekküllerine önce çağın teknolojik gelişmelerinin gerisinde bıraktılar. Üretemez, rekabet edemez hale getirdiler. Üreten ve ülkenin göz bebeği olanlarını ise kasalarındaki paralarla, depolarındaki stoklatlarla haraç mezat satmak için milli güçleri tasfiye ettiler.

Onlara göre önlerindeki en önemli ulusal güç tabii ki CHP idi. Onlara göre kapatılması gerekirdi. Kapatıldı. 

CHP KAPALIYDI AMA HAPSEDİLEN CHP’LİLER KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLUYORLARDI

Kenan Evren Cuntası 1983 seçimleri öncesinde, seçimde etkili olmamaları için 16 eski parlamenteri Güvenlik Konseyi Kararı ile;

-          AP’den Süleyman Demirel başta olmak üzere, Hüsamettin Cindoruk, Mehmet Gölhan, Ali Naili Erdem, Ekrem Ceyhun, Saadettin Bilgiç, Nahit Menteşe, Yiğit Köker, İhsan Sabri Çağlayangil,

-          CHP’den Sırrı Atalay, Metin Tüzün, Celal Doğan, Deniz Baykal, Ferhat Aslantaş, Süleyman Genç ve Yüksel Çakmur,

Çanakkale Zincirbozan Askeri Kampı'nda 121 gün “mecburi ikamete” tabi tutulmasına karar verildi.

Şimdi sizi 39 yıl önce yaşanan bu tarihi olayı genç kuşaklara aktaralım!

9 Eylül 1983 günü Zincirbozan’da sürgünde yani hâkim ve mahkeme kararı olmaksızın 12 Eylül Cuntası tarafından Zincirbozan Askeri Kampı’nda tutulan CHP’liler kapatılmış Parti’lerinin 60’ıncı kuruluş yıldönümünü kutluyorlar. Olayı O zaman Zincirbozan askeri kampında tutsak olan ve 2018 yılının 25 Temmuz’unda yitirdiğimiz 15 ve 16’ncı dönem CHP İstanbul Milletvekili ve Gurup Başkan Vekil’liği de yapan Rahmetli Metin Tüzün’ün anlatımı ile aktaralım:

‘’8 Eylül Perşembe günü Sırrı Atalay, ben (Metin Tüzün) ve Süleyman Genç yürüyerek konuşuyoruz. Yarın 9 Eylül. CHP’nin kuruluşunun 60’ncı yıldönümü. 9 Eylül’ü Zincirbozan’da da olsa kutlamaya karar verdik. CHP’li arkadaşlara düşüncemizi açtık, hepsi sevindiler ve heyecanlandılar.

CHP’nin kuruluşunu kutluyoruz. 9 Eylül günü gündelik yaşantımızdan değişiklik olsun. Örneğin günlük keten pantolonları, yazlık gömlekleri çıkaralım, yerine sanki bayram günüymüş gibi kostümlerimizi giyelim ve o gün hiç üzerimizden çıkarmayalım. Bahçedeki Atatürk büstü önünde saygı duruşunda bulunalım, sonra oturup kendi aramızda sohbet edelim.

Adalet Partili arkadaşları meşgul etmeyelim diye haber vermedik. O gece tatlı, ama buruk bir heyecanla geçti. 9 Eylül Cuma günü sabahı erkenden kalktık. Sabah yürüyüşüne bizler kostümlü bir tarzda başladık.’’

Kampta gün ortasında ve bir “mecburi ikamet durumunda” lâcivert elbiseleriyle CHP’lilerin dolaşmasına askerler dahil herkes şaşırmıştı! Kamp komutanı özür dileyerek yanlarına yaklaştı ve ne olduğunu sordu. Durumu anlayınca; “Bizim yapabileceğimiz bir şey var mı?” diye sordu.

Süleyman Demirel, ‘Nedir bu haliniz, sanki yabancılar gelmiş, ne için kostüm giydiniz?’ Diye sorunca, Sırrı Atalay, ‘’Bugünün bizim için önemli bir gün. CHP’nin kuruluşunun 60’ıncı yılını kutluyoruz. Sizi meşgul etmemek için haber vermedik’’ demiş. Demirel bir an durarak, ‘Öyle mi, tebrik ederim’ diyor. Dudaklarını sıkıp hafif hafif başını sallıyor.

Metin Tüzün devam ediyor. ‘’Biz sabah yürüyüşünü sürdürürken birden aklıma geldi. Arkadaşlardan ayrıldım yol kenarındaki kır çiçeklerinden 3 tane koparıp Atatürk’ün büstüne koydum. Sonra Sırrı Atalay’a; “Üzülme ağabey, büste çiçek de koyduk” dedim.

Sırrı Atalay acı acı güldü ‘Sen sağ ol emi” dedi. Sonra kahvaltıya girdik yanımıza gelen AP’liler haberleri olmadığı için günlük kıyafetleriyle gelmişlerdi. Kahvaltıdan sonra saat 10.00’da Sırrı Atalay başta olmak üzere hepimiz Atatürk’ün büstü önünde saygı duruşunda bulunduk. 

Çevremizdeki görevliler şaşkın şaşkın bize bakıyorlardı. Saygı duruşundan sonra kaldığımız binanın arkasına geçtik, bir masayı hazırlayıp, etrafına CHP’li yedi arkadaş oturduk, birbirimizi tebrik ederek sarıldık. En gencimizden başlayarak partiye nasıl girdik, o günleri sırayla anlatarak o günü yaşamaya devam ettik.’’

DEMİREL’DEN SİYASİ ZERAFET ÖRNEĞİ

CHP’liler tören sonunda kendi aralarında sohbet ederken AP‘lilerin tamamı da günlük giysilerini çıkarmışlar, kravatları takıp elbiselerini giymişler, başta Demirel olmak üzere kendilerine doğru geliyorlar. AP‘liler kendi içlerindeki protokole göre sıralanmışlar, ellerinde bir kutu şeker, o anda hemen nasıl bulabildilerse, gelip tek tek CHP’lilerin “Kuruluş Günü“nü kutluyorlar.

Herkesi yeniden duygusal bir hava kaplıyor. Gözleri nemleniyor. Demirel’in ağzından şu sözler dökülüyor; “Bu mantık olduğu sürece, ne bu parti ölür, ne de bu memlekette demokrasi ölür… Tutukluluk halinin sürdüğü bir yerde, böyle bir yerde bile, tutukluluğunu unutup partisinin kuruluşunu kutlayan insanların var olduğu bir memlekette, ne parti ölür, ne de demokrasi… Hepinizi kutlarız.“ (Yalçın Doğan, Dar Sokakta Siyaset Tekin Yayınevi Sayfa 363).

1983 yılı 9 Eylül’ünde Zincirbozan ‘da partisinin kuruluşunu kutlayan rahmetli Sırrı Atalay, tam tamına 2 yıl sonra, aynı günde yani Partisi CHP’nin kuruluş gününe denk gelen 9 Eylül 1985’te yaşama gözlerini yumdu.

Rahmetliyi Sırrı Atalay’ı yakinen tanıdım. Maliye’ye girmemi sağladı. Genç yaşımızda idealist birer genç olarak Rahmetli Şükrü Kızılot’la çıkardığımız ‘’Görünüm’’ adlı dergi için desteğini hiç eksik etmedi. Rahmetle, minnetle anıyorum.

CHP’nin 2’nci yüzyılı kutlu olsun…