Mükelleflere yeni yük gider kısıtlaması...

Pandemi koşulları bütün mükellefleri zor durumda bırakmaya devam ediyor. Sanayiciler, tüccarlar ve esnaflar mevcut işlerini sürdürmekte zorlanıyorlar. Bu...

Pandemi koşulları bütün mükellefleri zor durumda bırakmaya devam ediyor. Sanayiciler, tüccarlar ve esnaflar mevcut işlerini sürdürmekte zorlanıyorlar. Bu koşullarda azalan cirolara paralel olarak Devlet’e ödeyecekleri vergiler de azalıyor. Buna karşın kazanmayan mükellefin vergisi kademeli olarak yılbaşından beri artırılıyor. Gider kısıtlaması düzenlemeleri 2004 yılından beri gündemde olup 17 yıldan beri kısmen uygulanmaktaydı. Son olarak 8 yıl önce yürürlüğe girdiği halde şimdiye kadar uygulanmayan hükmü bu yazımızın konusu olacaktır.

8 YIL ÖNCEKİ DÜZENLEMEYİ ANIMSAYALIM

Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’nci maddesinde gider kabul edilmeyen ödemeler sayılmıştır. Maddenin 10’ncu bendinde 6322 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile eklenen 9’ncu bent hükmüne göre;

Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere kararlaştırılan kısmı indirim konusu yapılmayacağı hükme bağlanmıştı. 700 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 45’nci maddesiyle Bakanlar Kuruluna olan yetki Cumhurbaşkanlığı’na devredildi. Çünkü yeni Anayasal sistemde Bakanlar Kurulu yoktur.
Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Aynı şekilde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’nci maddesinde gider kabul edilmeyen ödemeler sayılmıştır. Maddenin 1/I’ncı bendinde 6322 sayılı Kanunun 37’ncı maddesi ile eklenen bent hükmü;

Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere indirim konusu yapılmayacaktır.
700 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 173’üncü maddesiyle Bakanlar Kurulu yetkisi Cumhurbaşkanına devredildi. Yukarıda da belirtildiği üzere artık Bakanlar Kurulu diye bir kurul yoktur.

HANGİ GİDERLER KISITLAMAYA TABİDİR?

Cumhurbaşkanı’nın 3490 sayılı Kararı ile 1 Ocak 2021 tarihinden geçerli olmak üzere 2021 yılı kazançlarına gider kısıtlaması getirildi. Yabancı kaynağın öz kaynakları aşması nedeniyle bir bölümünün gider yazılmaması şeklinde düzenleme yapıldı. Düzenleme ile mükelleflerin daha fazla vergi vermesi sağlanırken kredi kullanmama yönünde bir ön kesme yapıldığı görülmektedir.

Buna göre;
Kredilere ait faiz, komisyon ve vade farkı;
Kar payı, kur farkı ve benzeri.

Giderlerin öz kaynakları aşan kısmı gider yazılamayacaktır.

KONU İLE İLGİLİ CUMHURBAŞKANI KARARI

Bu Karar Cumhurbaşkanlığı’nın 4 Şubat 2021 tarih ve 31385 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 3490 sayılı Kararı ile yukarıda sayılan gider gider ve maliyetleri toplamının %10’u gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.
Karara göre 01/01/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere;
Kararın 1’nci maddesinde; ‘’193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi hükümlerine göre, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarım aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmez.’’ Denilmektedir.
Kararın 2’nci maddesinde ise; ‘’5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi hükümlerine göre, kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarım aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilmez.’’ Denilmektedir.

4 Maddelik Kararın 3’ncü maddesinde; 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği, son 4’ncü maddesi ile de bu kararı Hazine ve Maliye Bakanı yürüteceği karar altına alınmıştır.

KDV Kanunu m. 30/d ye göre, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirimi de kabul edilmemektedir.

Binek otomobil gider kısıtlamasında olduğu gibi, yabancı kaynak gider kısıtlamasına isabet eden katma değer vergisi de kanunen kabul edilmeyen gider olarak gider yazılmamaktadır.

Düzenlemede yer almasına karşın %10’luk gider kısıtlama oranını sektörler itibariyle farklılaştırma konusunda Cumhurbaşkanı’na yetki verilmiş olmasına karşın yayınlanan 3490 sayılı Karar’da bu konuda bir oran farklılaştırmasına gidilmemiştir.

PANDEMİ KOŞULLARINDA BU KARAR DOĞRU MU?

Bütün Dünyada yaşanan pandemi koşulları özellikle Ülkemiz daha çok etkilediği bilinmektedir. İşletmelerimiz çok ciddi finansman sıkıntısı içindedir. Firmalar uğradıkları ciro kaybına karşın yeteri kadar Devlet yardımlarından yararlanmamalarına karşın bir de giderlerinin bir kısmını vergiden indirmemeleri mükellefleri çok zor durumda bırakacağı kesindir. Yardım yerine kredi şeklinde borçlanmaları finansman yüklerini arttırdığı bir dönemde bu şekilde gider yazma yasağı getirilmesi zamanın ruhuna uygun olmadığını düşünmekteyim.

Faizlerin %20’ye dayandığı özel bankaların daha da yüksek faiz uyguladığı bir dönemde sanayicinin, tüccarın ve esnafın tefecilerin eline düşmemesini temenni ederiz.