6'lı masaya soruyorum Anayasa çiğnenecek mi?

6'lı masanın cumhurbaşkanlığı adayı kim olacak sorusu bugün Türkiye'nin gündeminde.

AKP'liler, MHP'liler ve yandaş medya 6'lı masanın dağılması için her yolu deniyor.

- 6'lı masanın 6 lideri ise sürekli savunmadalar.

Türkiye'yi adım adım gezip partileri için milletin derdini dinliyor ve propaganda yapıyorlar ama 6 liderin sürekli savumda kalması siyaseten hiç doğru değil.

AKP iktidar ve yandaşları her fırsatta yalan, dolan, iftira, hakaret saldırıyor.

Bu siyasetin elbette birkaç nedeni var.

Birincisi; ekonomik krizi Türkiye'nin gündeminden çıkarmak.

İkincisi; Recep Tayyip Erdoğan'ın zamanında yapılacak seçimde aday olamayacağını gündemden uzak tutmak.

Ancak gündeme bakarsanız sanki Erdoğan'ın 18 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı adaylığı kesinleşmiş gibi…

6'lı masanın liderleri bu konuda ortaya hâlâ net bir tavır koymadılar.

Kemal Kılıçdaroğlu'na,

Meral Akşener'e,

Temel Karamollaoğlu'na,

Gültekin Uysal'a,

Ahmet Davutoğlu'na,

Ali Babacan'a açıkça soruyor ve yanıt bekliyorum;

- 18 Haziran'da zamanında yapılacak seçimde 2014 ve 2018'de iki kez cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan anayasanın 101. Maddesinin 2. Fıkrasına göre 3. Kez aday olabilir mi?

- Anayasa meclis erken seçim kararı alırsa Erdoğan'a 3. kez aday olma hakkı tanıyor.

- AKP ve MHP 14 Mayıs'ta erken seçim için algı operasyonu yapıyor.

- Ancak mecliste gerekli 360 oy gerekiyor ki Cumhur İttifakı bu sayıyı bulamıyor.

- Meclis'e "erken seçim" teklifi gelirse seçime bir ay kalan Erdoğan'ın 3. Kez adaylığına onay verecek misiniz?

- Anayasa'nın çiğnenmesine göz yumacak mısınız?

2 Ekim 2022'de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ev sahipliğinde 6 lider bir araya gelecekler.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimine yaklaşık 9 ay kala 6 lider artık somut adımlara imza atmalı.

6'lı masanın bazı liderleri de bazı yetkilileri de şöyle diyorlar;

- "Erdoğan mağdur edebiyatı yaratarak seçim kazanmamalı…"

Yapmayın Allah aşkına…

16 Nisan referandumu ile kabul edilen ve 24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçimi ile yürürlüğe giren ucube Tek Adam Rejimi için anayasa değişikliğini muhalefet partileri mi yaptı? Hayır…

Erdoğan'ın 2018 seçiminde birinci kez cumhurbaşkanı seçileceğine ilişkin anayasaya hükmü muhalefet partileri mi koymadı? Hayır…

Yani Erdoğan'ın 2018'de birinci kez aday seçileceği hükmünü AKP ve MHP'liler getirdiler de muhalefet mi reddetti? Hayır…

3 hayır ortada iken soru şu değil mi?

Bu anayasa değişikliğini kimler hazırladı?

Devlet Bahçeli dedi ki;

- "Madem Erdoğan'ı anayasaya uyduramıyoruz, o zaman anayasayı Erdoğan'a uyduralım…"

Bu sözler üzerine;

Erdoğan'ın hukukçuları,

AKP'nin hukukçuları,

MHP'nin hukukçuları hazırladılar…

"Bir kişi en fazla iki kez aday olabilir" şeklindeki Anayasanın 101. Maddesinin 2. Fıkrası 2007 yılı anayasa değişikliğinde yer aldı. 2010 ve 2017 anayasa değişikliklerinde aynı kaldı.

Bu değişiklikleri kendileri hazırladılar.

- O halde Erdoğan'ı mağdur eden muhalefet değil AKP'li hukukçular ile onay veren MHP'li hukukçulardır.

Şimdi Erdoğan kalkıp da şöyle diyebilir mi?

- "Aday olmamı muhalefet engelledi. Aday olmamdan korkuyorlar…"

Bu sözleri söylerse gülünç duruma düşmez mi?

Millet şöyle sormaz mı;

- "Aklınız neredeydi?"

Değerli okurlarım,

1 Ekim 2022'de yani yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıyor.

AKP iktidarının icraatları için son yasama dönemi olacak.

EYT'liler, 3600 mağdurları, sansür yasası gibi yasa tekliflerinin gündeme gelmesi bekleniyor ama esnaf ve tüccarlardan çok sayıda şu mesaj geliyor.

- "Vergi ve sosyal güvenlik prim borçları yeniden yapılandırılsın…"

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve kabineye şu çağrıyı yaptı:

- "Ocak ayından itibaren elektrikten, akaryakıta pek çok girdi malzemesine zam geldi. Geçen yıl bin 234 lira olan BAĞ-KUR primi bu yıl bin 601 liraya yükseldi.

- Esnafın kazancının büyük bir bölümünü elektrik, doğalgaz ve akaryakıt masraflarına ayırması, vergi ve prim borcu ödemelerini zorlaştırdı. Bu da yapılandırmaların bozulmasına neden oldu.

Yeniden etkin bir yapılandırma ile taksit sayısı artırılarak ilk taksit en az 6 ay sonrasından başlamalı. Esnafımız ancak böylelikle rahat bir nefes alırken, devletimiz de biriken borçları tahsil edebilecektir…"

Sözleşmeli er ve erbaşlardan da çok sayıda mesaj geliyor. Bir örnek vererek sorunu iletiyorum:

- "Orhan Bey merhaba 6191 sayılı sözleşmeli er ve erbaş kanunundaki memurluk hakkımız 4 yıldır verilmiyor mağduriyet yaşıyoruz.

TSK de 7 yıldan fazla görev yapamıyoruz ve sözleşmemiz feshediliyor.

7 yılın sonunda özlük hakkımız olan memurluk verilmiyor ve benim gibi TSK da 1000'lerce mağdur sözleşmeli er var.

4 yıldır yönetmelik çıkarılmasını bekliyoruz kanunda ismi geçen bakanlıklar çalışma yapmıyor.

Rica etsem sözleşmeli erler adına bizim mağduriyetimizi haber yapar mısınız?"