MHP içerisinde Genel Başkanlık yarışı ile başladı Meral Akşener’in siyasi öyküsünün ikinci bölümü.

İlk bölüm kısa içişleri Bakanlığı ve Meclis Başkanvekilliği dönemi idi.

Erkek ağırlıklı milliyetçi bir partide genel başkan olmak ya da olmak için yola çıkmak ancak cesur yürek diye de tanımladığım Meral Akşener’in işiydi.

Çünkü ülkücü yetişmiş, milliyetçilik duyguları zirve yapmış, siyasette makam ve mevki sahibi olmuştu.

MHP camiası ve tabanı benimsedi, hatta delegeler de onay verdi ama iki Devlet’in de engeline takıldı.

Olmadı.

16 Nisan referandumunda müthiş başarılı bir çıkış yakaladı ve “Hayır” cephesinin yüzde 49’lara ulaşmasında önemli bir pay sahibi oldu.

Buraya kadar dönem sonunda Akşener takdirnameli karne aldı.

Bu yükseliş ile sıra parti kurmaya geldi.

O günlerde 4 eğilimi merhum Turgut Özal gibi birleştirecek “Merkez” parti kurulması gerektiğini ve Türk Siyasi hayatında bu partiye büyük ihtiyaç olduğunu yazdım.

CHP’li Aytun Çıray, Prof. Dr. Ümit Özdağ, Ayfer yılmaz, Durmuş Yılmaz, Müsavat Dervişoğlu, Feridun Yahşi ve Koray Aydın ile İYİ Parti’yi kurdu.

Hedeflerini, “Milli Merkez” olarak koydular ve büyük bir yükseliş hızı yakaladılar.

MHP’li Koray Aydın’a “Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı” görevi verince “İYİ Parti teşkilatı MHP’liler tarafından kurulacak, ANAP, Doğru Yol gibi merkez sağ ile CHP’ye küskün aydınlardan oy alamayacak” endişesi ortaya çıktı.

Bu endişe ilerleyen teşkilatlanma günlerinde gerçeğe dönüştü ve İYİ Parti ile Genel Başkan Meral Akşener ilk hayal kırıklığını yarattı.

Genel Başkan Akşener’in önemli bir dezavantajı Özel Kalem Müdiresi ile ortaya çıktı.

Esma hanım Meral Hanımın kapılarını herkese kapattı. Size çarpıcı bir örnek vereyim, Yeniçağ yazarı olarak defalarca randevu istememe, Meral Hanım, “Perşembe günü bekliyorum” demesine rağmen Esma hanım engelini aşamadım.

Gelelim siyasi yapıya.

Ancak Milletvekili listelerinin hazırlanmasında Koray Bey’in ağırlığı da olumsuz bir tablo olarak ortaya çıktı.

Ankara’nın 1. Bölgesi olan Çankaya ilçesinin siyasi yapısı sol ve sosyal demokrat ağırlıklıdır. İYİ Partinin 1. Sırasına Koray Bey kendisini, 2. Sırasına ise “İlahiyatçı” Halil İbrahim Oral’ı yazdı.

AKP, Saadet ve MHP’nin milletvekili listelerine baktım 1. Bölgede tek bir ilahiyatçı yoktu.

Ankara’da 1. Bölgeye asılan afişlerden bir tanesi dikkatimi çekti, bilmem Meral Akşener bu afişi gördü mü?

Lider, Genel Başkan, Cumhurbaşkanı Adayı Meral Akşener altta, Koray Bey üstte.

Bu tablo siyaseten çok ama çok yanlıştır, Hiçbir partide hiçbir siyasetçi böyle bir hata yapmaz, yapamaz.

Çünkü bu afişin manası üstte olan siyasetçi açısından, “siyaseten güç bende” demektir.

Koray Bey açısından ikinci eleştirim ise Meclis’in açılış günü koşarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanına gidip onu dahi şaşırtacak şekilde el sıkışıp saygılarını sunmasıydı. 

Gerek İYİ Parti’ye, “İP” diyerek alaya alması, gerek başta Meral Akşener olmak üzere tüm İYİ Partililere hakaret yağdırması ve siyaseten alaya almasının karşılığı bu mu olmalıydı?

İYİ Parti Milletvekili Hayati Arkaz’ın Devlet Bey’in eline sarılıp öpmesi ise rezaletin daniskasıdır.

Meral Akşener’in namusundan FETÖ’cülüğüne kadar demediğini bırakmayan hakaret ve küfürler yağdıran Bahçeli’ye bu iltifatların Aydın ve Arkaz tarafından yapılması açık seçik söyleyeyim Akşener’e ve İYİ Parti’ye hakarettir.

Hatta benim gibi Bahçeli’ye büyük eleştiriler yönelttiği için gazete ilanı listesine girerek “hedef” haline getirilen tüm gazeteci ve yazarlara da hakarettir.

Gelelim tekrar İYİ Parti’nin aday listelerindeki hatalarına.

Madem Ankara 1. Bölgeye ilahiyatçı konulacaktı neden Sözcü Yazarı, AKP kurucusu, Meral Hanımın Başdanışmanı ve GİK üyesi Ayşe Sucu konulmadı ki?

Ayşe Hanım 3. Bölge 5. Sıraya konuldu ve tabii ki seçilemedi.

Yusuf Halaçoğlu’nun listeye alınmamasını Akşener, “ Genel Başkan yardımcılarının alt sırasına koyamazdık” diye izah etmesine ki AKP’den oy getirmesi için Genel Başkan Yardımcılığı görevi verilen AKP eski Milletvekili Kazım Ataoğlu’nun da listeye konulmadı.

FETÖ’cüler tarafından şehit edilen Necip Hablemitoğlu’nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu İzmir’den 2. Bölgede 3. Sıraya sanki seçilmesin diye konuldu.

Gazeteci, yazar, televizyon yorumcusu Mehmet Tezkan İzmir1. Bölgeden seçilme şansı çok zayıf olan 3. Sıraya konuldu ve tabi seçilemedi.

Mehmet Tezkan’ın 24 Haziran seçimleri öncesinde yorumculuk yaptığı NTV, CNN TÜRK ve HABERTÜRK televizyonları ile yazarlık yaptığı Milliyet Gazetesinde tek bir yayında yer almaması da dikkat çekti.

Ayrıca İYİ Parti ve Akşener’in en önemli hatalarından bir diğeri de Genel Başkan Yardımcıları ile Genel merkez Yöneticilerinin yanı sıra il ve ilçe teşkilat başkanlarının milletvekili aday listelerine alınmasıdır.

7 aylık bir partide bu kadroların kendileri için değil cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’in seçilmesi için gece gündüz çalışmaları gerekirdi.

Onlar milletvekili için seçilmelerine ağırlık verdiler ve Akşener Cumhurbaşkanlığı yarışında yalnız bırakıldı.

Bu nedenle İYİ Parti % 9,6 Meral Akşener ise % 7,3 oy alabildi.

Sonuç olarak 7 aylık bir parti için normal bir sonuç denilebilir. Ancak şimdi iş Milletvekili de olmayan Meral Akşener’e öncelikle Genel Merkez olmak üzere tüm teşkilatları eğer niyeti “milli merkez” ise acilen yeniden yapılandırmasıdır.

Ve ilk hedef doğru aday seçimleri ile 2019 Mart ayından yapılacak yerel seçimlerde başarıya ulaşabilmektir.

Zafer Tekbudak’tan gelen düzeltme şöyle: “Özelleştirme sonrası Türk Telekom’da benimle çalışmak istemediklerini anladığım için dilekçe vererek kendim ayrıldım. Ben ayrılmasam, onlar gönderecekti. Yani sürülmedim.”

Telekom’dan o kadar çok eleman sürüldü ve emekli edildi ki Zafer kardeşim kusura bakmasın onu da öyle ayrıldı diye anımsadım.