TÜİK tüketici güven endeksinin %6,2 oranında arttığını, Aralık ayında 68,9 olan endeks, Ocak ayında 73,2 olduğunu açıkladı. Tüketici güven endeksi, tüketicilerin (seçmenlerin) hane ve ülke ekonomisine dair geçmiş, bugün ve geleceğe dair, hem hane hem de ülke düzeyinde kaygı ve beklentilerini değerlendiren sorulardan oluşan bir ölçek. Endeks 200 üzerinden seçmenlerin ekonomiye bakışta ne derece iyimser ya da karamsar olduğunu ölçüyor. 100’ün üzerindeki skorlar iyimserlik, 100’ün altındaki skorlar karamsarlık göstergesi.

Türkiye’de seçmenin ekonomiye bakışınını yansıtan tüketici güven endeksi genel olarak iyimsere yakın bir karamsarlık düzeyinde, yani 90-100 aralığında seyrediyordu. Fakat 2018 krizinden sonra endeks 100’e yaklaşamadı. 2020’den beri süregelen pandemi koşullarında 90’ın üzerine çıkamadı.

Tüketici Güven Endeksinde Dönemsel Değişimler

2021 yılında karamsarlık giderek derinleşti. Bu olumsuz gidişatın nedenleri arasında, Naci Ağbal’ın gidişi sonrasında reform ümidinin ortadan kaybolması, izlenen inatçı düşük faiz politikası, siyasal istikrarsızlık nedeniyle finansal dengenin sarsılması ve özellikle sonbahar döneminde TL’de yaşanan hızlı değer kaybıyla gelen enflasyon sayılabilir. Doların 18’i gördüğü Aralık ayında tüketici güven endeksi 68,9’a kadar düştü. 2022’ye girilirken düşüş trendi kesintiye uğradı. Asgari ücret zammı ve kur korumalı mevduat hamlesinin tüketicinin ekonomiye bakışının 2 ay önceki görece daha az karamsar seviyeye dönmesine zemin hazırladığı görünüyor.

Tüketici Güven Endeksi: Hane ve Ülke Ekonomisine Dair Beklentiler

Tüketici güven endeksini oluşturan konular incelendiğinde, mevcut hane ekonomisine dair değerlendirmelerde karamsarlığın çok derin olduğu gözlemleniyor. Hanenin maddi durumu skoru 56,1 ve Aralık-Ocak arasında sadece 2 puan artmış. Karamsarlığın azaldığı ana kalemler gelecek 12 aylık döneme dair değerlendirmeler. Hane ekonomisine dair beklenti 6,1 puan yükselerek 71,3’e çıkmış. Ülke ekonomisine dair genel ekonomik durum beklentisinde artış daha büyük: 74,5 puan (7,8 puan artış).

Hane ve ülke ekonomisine yönelik değerlendirmelerde ortaya çıkan bu farklılık, asgari ücret ve kur hamlesinden doğrudan etkilenmeyen geniş kitlelerden kaynaklı görünüyor. Bu grupta yer alan kişiler arasında söz konusu gelişmelerin doğrudan hane ekonomilerine katkıda bulunmasa bile ülke ekonomisine getirebileceği kısmi rahatlama etkisiyle dolaylı yoldan fayda sağlayabileceğini düşünmeye yatkın olabilecekler mevcut. Fakat tüm rakamların 100’ün altında olduğunu ve karamsarlığın sürdüğünü belirtmekte fayda var.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ VE CUMHUR İTTİFAKI OYU 

Bu başlıkta, pandemi öncesi ve pandemi sırasında yüz yüze Türkiye temsili araştırmalarını sürdüren TEAM verilerinden yararlanarak, iktidardaki Cumhur İttifakı oyu ve tüketici güven endeksi arasındaki paralelliği göstermeyi amaçladım.

 

 

2010’larda Erdoğan iktidarının sürekli uyguladığı seçim ekonomisi, ekonomik kalkınmayı ertelese de tüketim ve inşaata dayalı büyümenin önünü açarak seçmeni memnun etmeyi amaçlıyordu. Bunun neticesinde tüketici güven endeksi 2018 krizi öncesinde 90’ın üzerinde kalabiliyordu. İyimser bir hava esmese bile bunun yerini derin bir karamsarlık almıyordu.

Ancak 2018 kur krizi, ani enflasyon ve işsizlik şokunu beraberinde getirdi. Pandeminin etkisiyle ekonomi 2018 öncesine dönecek kadar toparlanma imkanı bulamadı. Bunun neticesinde seçmende karamsarlık yayılırken, tüketici güven endeksi 90’lardan aşağıya düşmeye başladı. 2021 sonunda yaşanan devalüasyonla birlikte 68’e kadar indi. Asgari ücret ve kur hamlesiyle kısmi bir toparlanma olsa da tüketici güven endeksinin 2020 ortalarına dahi yaklaşamadığı görülüyor.

Cumhur İttifakı oy oranındaki değişimler, tüketici güven endeksindeki dalgalanmalara paralel gitmiş. Fakat yüz yüze yapılmayan anketlerde iddia edildiği üzere %45’ten uzaklaşmış değil. Hatta ittifakın oyu son hamlelerle birlikte tekrar %45’in üzerine çıkmış.

CUMHUR İTTİFAKI NASIL YÜZDE 45 KALABİLİYOR?

1-Türkiye’nin dünyanın en partizan ülkelerinden biri olması. Seçmenin yaklaşık %75’i partizan, %10-15’i oy vermiyor (toplam %85-90). Oyu değişebilen seçmen oranı sadece %10-15 desek yeridir.

2-Ekonomik kriz bir grup seçmende iktidar lehine stopaj etkisi yapıyor. Erdoğan’a eleştirel olan Cumhur seçmeni muhalefet parti liderlerine ekonomiyi toparlama konusunda daha az güveniyor ve çöküş endişesi taşıyor. Bu nedenle Erdoğan’a ehven-i şer destek vermeye devam ediyor.

3-Pandemi ithalatı azalttığı için kur artışı maliyetleri olağan koşullardan daha az artırdı. Eğer pandemi yaşanmasaydı, kur artışının olumsuz etkisi piyasaya daha çok yansıyacak ve daha geniş kitleleri iktidara daha kızgın hale getirecekti.

CUMHUR İTTİFAKI TEKRAR YÜZDE 50'Yİ BULUR MU?

Nesilsel değişim, ekonomik kriz nedeniyle muhalefete kayan Cumhur seçmeni ve protestocu seçmenler nedeniyle Cumhur İttifakı’nın %50’yi bulması güç. Nitekim istihdamın yaklaşık yarısı asgari ücretle çalışan Türkiye’de, %50’lik zamma rağmen tüketici güven endeksinin ancak Kasım 2021 seviyesine dönebildiğini ve Cumhur İttifakı oyunun sadece 1,9 puan arttığını vurgulamak gerek.  Sadece muhalefeti konsolide edemeyecek ortak bir aday veya çoklu adaylar senaryolarında Cumhur İttifakı’nın şansı olabilir. Muhalefet 2019 sinerjisine geri dönmeyi başarırsa bunun önüne set çekebilir.