Silivri Cezaevi Kitapevi ,

Geri Alınan Güzellik Sarıyer İskelesi

Cüneyt Özdemir’in  Ahiretteki  Rakibi

Veee İmamoğlu versus Yıldırım  

Halimiz

KAYDA GEÇSİN

 Her Şey güzel Olacak ya, olmuşken  bari  şöyle bir güzellikte olamaz mı ,  Artık Silivri’de  her hapise düşen kitap yazdığına göre ,  Silivri  Cezaevi kendi  Kitabevini açamaz mı ?

Cezaevlerinde iyileştirme çalışmaları hep piyes  sahnelemek üzerine, ya da  meslek kursları ki  özellikle meslek edinme kursları  çok yerinde  

ama  hayatını yazarak fikirleriyle kazanmaya alışık insanlara sepet örmeyi öğretmenin , kendi istekleri değilse tabii,   ne manası var ?

Ama bir kitabevi  onlarında hayatlarını kazanmalarına ve cezaevine katkıda bulunmaya yarayacaktır .

Fikirlerinden dolayı içeride olup cezaevinde fikir üretmeye devam edenlere öncü bir  ‘Cezaevi  Kitabevi’   Silivri’ye yakışır  ,itibar verir ,   örnek olsa  keşke , böyle bir şey gerçekleşse kitabına yayınevi bulamayan gönüllü mahkumlar bile olacaktır , kitap mafyasına meydan okuma öyle değil böyle olur , koskoca devlet,  mapusu  entelektüelizm fabrikası haline getiriyor , bize yakışan bir tuhaflıktır, edebiyatımız mapusanelerden az neşet etmedi.

Silivri cezaevinde  yazarlara   rahat çalışma ortamı sağlanıp , basım dağıtımın yazar mahkumların lehine  organize edileceği bir yayınevinde verim daha da artacaktır .

Böylece her içeri gireni  sırayla milletvekili yapmak gibi bir zorunluluk hisseden CHP’de rahatlayacaktır .Bu da ayrı bir güzellik olacak .

Her Şey Güzel Olacak dediği için İmamoğlu’ndan beklentiler İstanbul Belediye başkanlığı görev sorumluluklarını  aşmış durumda , vatandaşta haklı ,  vaadleri  ‘Her Şey ‘  .

‘Her şey ‘ çok sorumluluk getiren bir sıfat tamlaması .

‘Her’ belgesiz bir sıfattır , şey ondan beter , tanımsızlıktır .

VİP meselesi çok uzadı , İmamoğlu halkçı söylemlerinin devamı olarak ‘Ne VİP’si ben 16 milyonu eşidim olarak  kucaklamaya talibim kendime özel muamele mi isteyeceğim , VİP filan dinlemem ‘ diyemedi ,

hele  sonrası  İmamoğlu’nu  destek amacıyla   Berhan Şimşek’in  ‘Anası da yanındaydı ayıp nasıl almazsınız ‘ meali  sitemleri  , Önay Alpago’nun Ebru Gündeş’, başka eğlendiriciler de kullanıyor  VİP’yi  mealinde  hatırlatmaları  sanki VİP meselesini  kökünden halletmek  yerine ,  ki CHP’ye yakışan odur , özel yabancı  resmi  konukların dışında , sanki fena bir şeyden payını istemek gibi oldu .  Yakışmadı . Güzellik olmadı yani .

Ve medyanın ‘yıldız’ları yapacağını yaptı , artık gündem İmamoğlu , Yıldırım ,hatta seçmin değil , kimin moderatör olacağı haline geldi !

Sadece ikisinin tartışması ise demokrasimizin  ayıp listesine eklendi .

Başka adaylar , veya ittifakları destekleyen  partiler elemeyi kazanamamış  yarışma dışı  güzellik kraliçelerine döndüler , güzellik olmadı yine.

Onlar yoklar olay  hala nasıl aday olabildiğini anlayamadığımız ve sanki kendi memnuniyetsizliği de yüzünden okunan  Binali Yıldırım ve aniden  kendisine aşık ettiği yığınlara hitap etmeye doyamayan bir genç adam arasında,  kabul edelim ki  gerçek  kaliteli demokrasilerin   yiyip yutacağı işler değil bunlar !

Mücadele edeceğini  iddia ettiği   ne varsa onlarla rahat çalışacağını  her fırsatta tekrar eden İmamoğlu’nun ‘Her Şey’ i güzel yapma iddiası halkımızı inanmak istediği bir çatıda topladı  ama  herkesi değil , hele kazandığı bir seçimi elinde tutamamasına kızanları hiç değil .

Dramatik yapı malum tartışma  yüzünden moderator adaylarını ise  birbirlerine düşürdü , bu çok  iyi bir şey ,

En komiği de uzun zamandır New York Sokaklarında söylenip ,  gülüp  dolaşan Cüneyt Özdemir’in kendisini  Allah Rahmet Eylesin , ustası   Mehmet Ali Birand’ın rakibi  ilan etmesi oldu , yani yaşayanların  hepsinin üstü , tek rakipte öldüğüne göre rakipsiz  ….. biraz daha New York’da kalırsa kendini ‘Frost’ ile mukayese etmeye başlayabilir ama zor, çünkü Nixon yoksa Frost olmaz karışık bir ruh durumu kendi de gülüyor zaten .

Ama yazımızın bu günkü  ana  konusu başka , o da  şudur;   

Medyanın  eski dostlarının   , mesai arkadaşlarıyla  şimdi ayrı düştükleri noktaları bir türlü halka  izah edememeleri , çünkü yıllarca geçinip gitmişler !   Öyle ya ,   yıllarca karşılıklı oturup programlar  yapılmış , yenilen içilen ayrı gitmemiş ,  ortada ne kör ne sağır var ama birbirlerini pek güzel  ağırlamışlar  , her program  birbirlerine  saygı sevgi sunmuşlar, ‘abla ‘, ‘ağabey ‘  denilmiş  , eh millet haklı olarak ne oldu da  şimdi  birbirinizin hakkında atıp tutuyorsunuz , o zaman   niye oturdunuz onca  zaman karşılıklı diye soruyor .

Çok parasızdım cevap değil , bu gibi işlerde  , parasızlığın ne demek olduğunu iyi bilirim ama hiç bir yanlışa  mazeret  olmaz.

Karşında oturanın,  gazeteci sıfatını gazeteci olmadan kullandığını biliyordun da niye itiraz etmedin , karşına oturtarak kendini meşrulaştırmasına izin verdin ,  o zaman senin gazetecilik  mesleğine hiç mi saygın yoktu diye sormazlar mı ?  

Bir hastanede hangi tıp doktoru üfürükçü, muskacı şifacılarla birlikte çalışmaya rıza gösterir ki  ? Asla , ama ekranları  bu üfürüklere  açtınız.

Bu konuda mazeret aramak yerine  hatayı kabul etmek çok daha akılcı olmaz mı , yanılmışsınız işte en hafifinden .

Özür dileyin okuyucudan , izleyiciden , çok mu zor  özür dilemek ,  ‘Yanılmışız arkadaş ‘ demek , şimdi eski dostlarınıza lama gibi tüküreceğinize .

 

Mamafi medyada bu genel bir   problem , yıllarca 17 yıllık AKP iktidarında el birliğiyle  maddi , manevi güç sağlayarak belli  noktaya gelene kadar medyada  sahne alanlar kovuldukça muhalif olmaya başladılar , 15 gün işsiz kalanların kendilerini acındırmaları ,işsizlerden yasaklılardan  rol çalmaları ise büyük yüzsüzlük , bizleri bırakın  içerideki arkadaşlarından da  utanmaları  yok .

Bu güruha yanlız yazar , çizer , politik programlar yapanlar değil oyucusundan yapımcısına  ,yönetmenine ,  romancısına  dahil olan  o kadar çok ki.

Bu arkadaşlara iyi bir papaza bulup günah çıkartmalarını tavsiye edeceğim ama çoğu  Müslüman olduğu için bunların günahını isteselerde çıkartacak papaz bulmak zor , Hristiyanlar genellikle bu durumda Allahtan isteyeceklerini papazdan isteyip paçayı kurtarıyorlar, çünkü öyle günahlar işliyorlar ki Allah affetmez.

Bizde bu durumda olanlar Nihat Hatipoğlundan telefon bağlantısı ile gönül ferahlığı alabilirler .

Gerisi laf- ı güzaf  yani boş laf .

Pazar gecesi kim moderatör olursa olsun , kimi , neyi etkileyecek ki ?

Şayet İsmail Küçükkaya  modere edecekse  taşın ağır olduğu zamanda  , keşke sabah   olsaydı ,   çünkü İsmail Küçükkaya prime-time adamı değil , Fox’un yerinde duramayan haber sunarken  dans eden  sabahlarının  Prensi o .

Zaten CHP yıllardır eleştirdiği   Ortak Yayın gibi  antidemokratik bir dayatmaya nasıl peki diyebildi , ayrı bir muamma.

Türkiye’nin iyi yurttaşları dayanıyorlar , Sarıyer’liler iskelelerini geri aldılar , son günlerin en ciddi umut veren partiler üstü  gelişmesidir, halkın kendine ait olanı kaptırmayacağının delili oldu benim için darısı diğer demokrasinin kilit noktası  iskelelerimizin başına.