Yargıda soruşturma 'savaşı' | Suçlanan savcı kendini savundu: Baskıyla FETÖ dosyalarını elimden alıp kapattılar

HSK tarafından hakkında 3 farklı soruşturma yürütülen eski Savcı Gökalp Kökçü’nün iki yıl önceki savunma dilekçesinde, AKP'nin kurucularından Mehmet İhsan Arslan’ın kızının da olduğu birçok FETÖ dosyasının, başsavcı ve vekili tarafından elinden baskıyla alınıp kapatıldığını iddia etti.

Yargıda soruşturma 'savaşı' | Suçlanan savcı kendini savundu: Baskıyla FETÖ dosyalarını elimden alıp kapattılar

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Dairesi, 21 Aralık’ta yayımladığı kararnameyle 506 hakim ve savcının görev yerini değiştirdi. Kararnamede, kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturmaları yürüten savcılar ve kritik mahkemelerin üyeleri de yer aldı.

HSK kararnameyle, Dilan Polat ve şike soruşturmalarını yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü’yü Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’nda görevlendirdi. “Sürgün” olarak nitelendirilen görev değişikliği sonrası Kökçü hakkında HSK’nın yürüttüğü soruşturmalar ve çeşitli iddialar gündeme geldi. Söz konusu iddialarla, yargı içindeki ilişkiler yeniden gün yüzüne çıktı.

Kökçü, iddiaların ardından emeklilik dilekçesini verdi ancak hakkındaki soruşturmalar hız kazanarak devam ediyor.

NEDEN ÖNEMLİ?

Gökalp Kökçü’nün önemi sadece son dönemde yürüttüğü soruşturmalarla sınırlı değil. İstanbul Anadolu Savcılığı görevinden önce Çağlayan Adliyesi'nde terör bürosunda görev yapan Kökçü, başta FETÖ olmak üzere birçok örgüt dosyasında görev yaptı.

HSK’NIN BAŞLATTIĞI SORUŞTURMA

Kökçü emeklilik dilekçesini verdikten sonra, yürüttüğü soruşturmalarla ilgili gazetecilere bilgi sızdırdığı ve HSK tarafından soruşturma başlatıldığı haberleri yayımlandı. Gazeteci Barış Terkoğlu, müfettişlerin Kökçü’nün telefonunu istediğini; Kökçü’nün müfettişlere telefonunu teslim ettiğini ancak telefonun içerisinde SIM kartının olmadığını ve telefonun formatlanmış olduğu bilgisini aktardı.

Hakkındaki, “yabancı numarayla WhatsApp ağı kurarak bilgi sızdırma” soruşturması nedeniyle telefonunu teslim eden Kökçü, KRT’den Can Bursalı’ya yaptığı açıklamada ise "Benim ve eşimin sosyal medyada ve basına yansımış fotoğrafı yok. Hakkımda HSK'da yürütülen soruşturmalar basına sızdırılıyor. Telefonumda benim ve eşimin fotoğraflarının da sızdırılma ihtimaline karşı önlem olarak formatlama işlemini yaptım" dedi.

ADNAN OKTAR BAĞLANTISI

Emekli olduktan sonra Gökalp Kökçü hakkında, HSK tarafından birden fazla soruşturmanın olduğu ortaya çıktı. Kökçü’nün avukat olan eşinin geçmişte Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü ile ilişkili olduğu, Kökçü’nün firari savcı Zekeriya Öz ile görüşmeler yaptığı iddiaları, soruşturma dosyalarına konu oldu.

FETÖ SORUŞTURMASI YÜRÜTTÜĞÜ İSİMDEN “BANA KUMPAS KURDU” SUÇLAMASI

Gökalp Kökçü’nün, Erzurum’a gönderilmesinin ardından ise Halk TV’den Seyhan Avşar, FETÖ soruşturması geçiren Mohammed Alçelebi’nin, HSK’ya sunduğu dilekçeyi gündeme getirdi. Alçelebi, hakkındaki FETÖ soruşturmasının Kökçü tarafından açıldığını, Kökçü ile eski eşi vasıtasıyla tanıştığını, birçok kez restoranlarda bir araya geldiklerini anlattı. Alçelebi, eski eşi ile Kökçü’nün kendisine kumpas kurduğunu açılan FETÖ soruşturmasının da takipsizlik ile sonuçlandığını ifade etti.

GÖKALP KÖKÇÜ, HSK’YA İKİ YIL ÖNCE GÖNDERDİĞİ DİLEKÇEDE NELER ANLATTI?

Kökçü, hakkındaki iddialarla ilgili başlatılan soruşturmada 8 Mart 2022 tarihinde HSK’ya gönderdiği savunmasında diğer yargı mensuplarıyla ilgili suçlamalarda bulundu.

Gerçek Gündem’in ulaştığı savunma metninde, Kökçü’nün Çağlayan Adliyesi’nde terör savcısı olarak görev yaptığı yıllardaki FETÖ dosyaları ve akıbetleri anlatıldı.

“BAŞSAVCI VE BAŞSAVCI VEKİLİ FETÖ SORUŞTURMALARINI KAPATMAM İÇİN BASKI YAPTI”

Kökçü, yürüttüğü bazı önemli FETÖ soruşturmalarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ş. Y. ve Başsavcı Vekili M. Y.’ın baskılarına uğradığını, dosyaların üzerine gitmesinin engellendiğini, devam eden süreçte de terör bürosundan alındığını iddia etti.

Kökçü’nün iki yıl önce HSK’ya gönderdiği savunmasında, Mohammed Alçelebi hakkında FETÖ soruşturması yürüttüğünü, “Başsavcı Vekilinin kendisini odasına çağırdığını ve Alçelebi hakkında gözaltı emri gibi tedbire başvurmamasını, aleyhe hiçbir işlem yapmamasını Başsavcının bunu istediğini kendisine söylediğini” öne sürdü.

Alçelebi dosyası üzerine başsavcı ve vekilinin sık sık kendisini dahili hattan arayarak uyardığını anlatan Kökçü, soruşturma kapsamında Alçelebi hakkında FETÖ’nün tepe yöneticilerinden Mustafa Özcan ve FETÖ’nün ABD’deki kuruluşu Herkul Vakfı’na 10 bin doların altında yüzlerce para havalesi yapıldığını tespit ettiğini ifade etti.

MASAK raporunda da söz konusu tespitlerin yapılması üzerine bulguların Alçelebi dosyasına eklendiğini ifade eten Kökçü, başsavcı ve vekilinin bu süreçte yeniden kendisine baskı yaptığını, ardından dosyanın kendisinden alındığını belirtti. Kökçü, dosyanın başka bir savcıya devredildikten sonra tüm bulgulara rağmen kapatıldığını ifade etti.

AKP’NİN KURUCUSU OLAN İSMİN KIZI HAKKINDA YÜRÜTTÜĞÜ FETÖ DOSYASI ELİNDEN ALINIP KAPATILDI

Gökalp Kökçü’nün, HSK’ya sunduğu savunmasında dikkat çeken bir başka dosya ise AKP'nin kurucularından ve Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden Mehmet İhsan Arslan’ın kızı Ayşe Arslan Çınar hakkındaki "FETÖ" dosyasıydı.

Kökçü, Fethullah Gülen’in onursal başkanı olduğu Niagara Vakfı'nı yöneten Ayşe Arslan Çınar hakkında FETÖ soruşturması yürüttüğünü, o dönem Başsavcı Vekili olan M. Y.’ın, Başsavcı Ş. Y.’ın talimatı ve isteği olduğunu söyleyerek Çınar dosyasının kapatılması kararının verilmesinin kendisine iletildiğini iddia etti.

Kökçü, Çınar hakkında MASAK raporu ile yapılmış çok sayıda aleyhe tespit bulunduğunu, bu sebeple dosyayı kapatmayacağını Başsavcı Vekiline ilettiğini anlattı. Kökçü devamında, başsavcı vekilinin tekrar kendisiyle görüştüğünü, Ankara’da da Ayşe Çınar hakkında bir başka 'FETÖ' soruşturması olduğunu söyleyerek dosyanın 'yetkisizlik' ile Ankara’ya gönderildiğini ifade etti.

Kökçü, Ankara’daki söz konusu FETÖ soruşturmasının aynı isimle başka bir Ayşe Çınar hakkında olduğunu, bu dosyada çok önceden kovuşturmaya yer yok kararı verildiğini, elinden alınan Çınar dosyasının da bu sebeple Ankara tarafından kapatıldığını anlattı.

ESKİ BAŞSAVCI VE VEKİLLERİNİ ÖVDÜ; MEVCUTLARI SUÇLADI

Kökçü, savunmasında Çağlayan Adliyesi’nde görev yaptığı süre boyunca hatırı sayılı kişiler hakkındaki FETÖ soruşturmalarının Başsavcı Ş. Y. ve Başsavcı Vekili M. Y.’nın baskıları sonucunda ya kapatıldığını ya da elinden alındığını ileri sürdü.

Kökçü, savunmasının sonlarında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şimdiki AYM Üyesi İrfan Fidan, Yargıtay Üyesi Hasan Yılmaz, HSK’ya gönderdiği “rüşvet” dilekçesiyle gündeme gelen ve Yargıtay Üyesi yapılan İsmail Uçar ile uyumlu çalıştığını anlattı.

Kökçü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ş. Y. ve Başsavcı Vekili M. Y.’nin göreve gelmesinin ardından ise usulsüzlüklerin başladığı iddialarını şöyle dile getirdi:

“Ş. Y. ve M. Y. gibi usul ve yasaya aykırı yerine getiren açısından suç olacak taleplerini bu kadar rahat dile getiren ve bir şekilde sonuç alan kişiler ile çalışmadığım, çalışmadığın için yıllar sonra Terör Soruşturmaları Bürosundan peşimden gelen bir disiplin soruşturması ile ayrılmak zorunda kaldım.”

Kaynak: Gerçek Gündem

Etiketler
Gökalp Kökçü Savcı Hakimler ve Savcılar Kurulu Dilan Polat Adnan Oktar Çağlayan Adliyesi