Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin en büyük zaafı da bu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'de Taşeli Yörükleri ve Gülpınarlılar Derneği ziyaretleri sonrası vatandaşlara seslendi.

Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin en büyük zaafı da bu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında geldiği Mersin'de Taşeli Yörükleri ve Gülpınarlılar Derneği'ni ziyaret etti.

Yörüklerin Türk kültürünü yaşatan önemli bir toplum olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Anadolu'yu Anadolu yapan Yörüklerimizdir. Onlar, Türkçe'nin bütün Anadolu'da yayılmasını sağlamışlardır. Yörükler de kadınların ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Rahmetli ninem güneş doğduğunda güneşin ilk ışıklarının çarptığı kayayı öperdi. O geleneği asla unutmuyorum.

Yörüklere, dilimizi yaşattıkları için şükran borçluyuz. Mersin, küçük bir Anadolu. 80 ilden Mersin'e gelen insanlar var. Mersin, barış ve huzur kenti olmak zorunda. Her inançtan ve kimlikten insanlarımız var. Mersin yaylaları, dağları, ovaları, kırsalı ve denizleri ile güzel bir kent.

Bu kenti marka yapmak hepimizin ortak görevi. Bu kentte huzuru sağlamak ve güçlü bir entelektüel yapıyı oluşturmak da hepimizin ortak görevi. Eğer Toroslarda bir çadır görüyorsanız ve o çadırın dumanı tütüyorsa bu ülkenin beka sorunu yoktur. Yörükler varsa bu bayrak asla inmez. Yörükler barışın ve huzurun teminatıdır" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun ziyaret sonrası yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:

- Gençlik kotasının gelmesi lazım. Böylece bütün siyasal partilerin kadın erkek dengesinin sağlanması lazım. Bu denge sağlandığı zaman siyasette kalite de yükselecektir.

- Şunu sakın unutmayın. İnsanın olduğu her yerde sorun vardır. Sorunsuz bir dünya yoktur. Ama akıllı insanlar sorunları kısa sürede çözerler. Liyakat dediğimiz olay belli konularda uzmanlaşmadır. İnsanlar belli konularda uzmanlaştıkça sorunları daha iyi çözmeye başlamıştır.

- Sorunları önceden görüp önlem almak hepimizin ortak sorumluluğu olmak zorundadır.

- 7 milyona yakın gencimiz işsizse bir sorun var demektir.

- Bizim yapmak istediğimiz, sorunu önceden görüp önlem almak.

- Bugün bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Geçen yılın Ağustos ayında bu krizden nasıl çıkarız diye 13 madde halinde açıkladık. Eksiklikler olabilir, hepsinin doğru olmadığı da düşünülebilir. Ama öneriyi getireni suçlayamazsınız. Öneriyi getireni suçluyorsanız siz devleti yönetemiyorsunuz demektir.

- Bugün işsizliği arttıracak olan bir krizle karşı karşıyayız.

- Vatandaş, sorunun çözümüne nasıl katkı sunacak? Oylarıyla. Demokrasilerde kural şudur. Siyasi partiler çıkarlar vatandaşın önüne. Vaatlerde bulunurlar. Eğer vaatlerde bulunan siyasi otorite, o vaadini yerine getirmezse bir sonraki seçimde vatandaş "sen söz verdin, tutmadın, gereğini yapmadın bu sefer sana oy vermeyeceğim" der. Başka bir vaatte bulunan partiye oy verir.

- Takım tutar gibi siyasi parti tutulmaz.

- Demokrasiye sahip çıkıldığı ölçüde insanlar düşüncelerini daha rahat dile getirebilirler.

- Bu topraklarda birlikte yaşıyoruz. Birlikte aydınlığa çıkmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız.

- Türkiye'nin en güzel illerinden birisinde, Mersin'de yaşıyorsunuz. Meralar, yaylalar, toroslar, denizler var. Sorunları olan bir yer aynı zamanda. Sorunların çözülmesi lazım.

- Balkan türkülerini dinlerken hangimizin hoşuna gitmez? Karadeniz'in şarkılarını dinlerken hepimiz bu büyük zenginliğin bir parçası olduğumuzu kabul etmiyor muyuz? Bütün bunlar zenginliktir. Böyle baktığımız zaman Türkiye düzelir. Türkiye'de mutlu, huzurlu insanlar olur. Benim istediğim o. Eğer sizler de aynı talebi dile getirmek istiyorsanız yapacağınız tek şey var.

- Sandığa gideceksiniz, oy vereceksiniz. CHP sizin kültürünüzün bir partisi değil mi? Bütün Türkiye'yi kaynaştıran, o görkemli dünyada saygınlığı olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran ve hiçbir gücün önünde boyun eğmeyen Gazi Mustafa Kemal ve onun kurduğu bir parti var. Sahip çıkmanız lazım. Türkiye'ye çağdaş uygarlığa taşımak gibi bir görevimiz var bizim.

- İki şeye mutlaka uyacaksınız. Birincisi, belediye başkanı koltuğuna oturduktan sonra size oy versin vermesin bütün vatandaşlara hizmet vereceksiniz. İkincisi, bir mahalle eğer yoksulsa oraya pozitif ayrımcılık yapacaksınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz.

- Halka yalan söyleyen politikacılarımız var. Türkiye'nin en büyük zaafı da bu. Doğruları söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye bir atasözümüz var. Doğruları söyleyene sahip çıkın.

- Sizden istediğim, oy kullanırken elinizi vicdanınıza koyun ve öyle oy kullanın.

- Siyaset dediğiniz hizmet yarışıdır. Bizde siyaset kavga yarışına döndü. Hangi gerekçeyle kavga ediyoruz? Sabahtan akşama kadar televizyonda her türlü hakaret. Bunun adı siyaset değil.

- Ayak oyunları var. Ayak oyunlarından birisi Mersin'de oldu. Mersin Büyükşehir Belediye başkanını seçime girmesin diye seçim kuruluna liste verilmedi. Bakın başka bir partiden ama ben demokrasiyi savunuyorum. Niye vermediniz onu? Kumpas kurdular. Demokrasilerde kumpas kurana halkın ders vermesi lazım.

- İYİ Partiye Ankara'da da kumpas kurmak istediler. İYİ Parti'ye 15 vekil verdik seçime girmesi için. Demokrasi hepimiz için geçerli.

Etiketler
Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye Mersin Cumhuriyet Halk Partisi