DEVA Partili Yeneroğlu’ndan 'sansür yasası' çağrısı: 'Bu kötülüğü yapmayın'

DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ‘dezenformasyon yasası’na tepki gösterdi.

DEVA Partili Yeneroğlu’ndan 'sansür yasası' çağrısı: 'Bu kötülüğü yapmayın'

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında bugün Genel Kurul’un gündemine gelen “dezenformasyon yasası”na tepki gösterdi.

Oylamaya katılacak AKP'li ve MHP’li milletvekillerine seslenen Yeneroğlu şu ifadeleri kullandı:

''BU AKIL ALMAZ TEKLİFİN KANUNLAŞMASINA İZİN VERMEYİN''

''Bu kötülüğü ülkemize, insanımıza yapmayın. Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi’ndeki propaganda sorumlularının iradenizi tahakküm altına almasına izin vermeyin. Milletin adeta nefes borusu olan basını susturmaya çalışan, sosyal medyadan suç örgütü çıkartmaya çalışan bu akıl almaz, demokrasi tanımaz ve hukuk dışı teklifin kanunlaşmasına izin vermeyin.

''BU YASA SANSÜR YASASIDIR''

Herkes biliyor ki bu yasa dezenformasyon değil, sansür yasasıdır. Bu yasanın maksadı iktidarın propaganda aygıtlarının yalanlarını koruma yasasıdır.  İktidarın yürüttüğü dezenformasyonu eleştiriden muaf tutma, eleştiriyi yasaklama ve cezalandırma yasasıdır. Milletin sesini kesme yasasıdır.

''DEZENFORMASYON MAKİNASINI TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE YOLLAYACAĞIZ''

Seçimlere 5 kala böyle bir teklifin yasalaşması, millet iradesini gasp etmekten başka hiçbir işleve sahip olmayacaktır. Bu yasa seçim sürecinin nasıl büyük bir baskı altında yürütüleceğinin işaretidir. 8 ay sonra bambaşka bir Türkiye’ye uyanacağız. Bu hukuk tanımaz dezenformasyon makinasını hep birlikte tarihin çöplüğüne yollayacağız.

''HABER YAPAN, YORUMU YAPAN GÖZÜNÜ CEZAEVİNDE AÇACAK''

Teklifin yasalaşması halinde neler olacağını anlatan Yeneroğlu şöyle konuştu:

“İktidarın yoğun baskısı altında olan mahkemeler herhangi bir haberi, yorumu ya da sosyal medya paylaşımını bu kanuna dayanarak suç olarak değerlendirebilecek. Haberi yapan gazeteci, yorumu ya da paylaşımı yapan kişiler ise gözünü cezaevinde açacak. Amaçlanan şey, toplumda endişe ve korku yaratarak kimsenin konuşamadığı, gazetecilerin haber yapmaktan korktuğu, insanların fikrini söylemekten çekindiği bir toplum oluşturmak ve seçim öncesi kimsenin ağzını dahi açamadığı bir süreci mümkün kılmaktır.

''BİLGİNİN GERÇEĞE AYKIRI OLDUĞUNA KİM, NASIL KARAR VERECEK?''

Bilginin gerçeğe aykırı olduğuna kim, nasıl karar verecek? Bir bilgiyi, haberi ya da yorumu dile getiren ya da yayan kişinin sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle hareket ettiğinin tespiti nasıl yapılacak? Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni, genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgi olduğuna ve kamu barışını bozmaya elverişli olduğuna kim, nasıl emin olacak?

''ANONİM BİR HESAP KULLANICISI HER AN KENDİSİNİ SİLİVRİ'DE BULABİLİR''

İktidar bununla yetinmemiş sosyal medya kullanıcıları için bir sürpriz hazırlamışlar. Gerçek kimliğini gizlemek suretiyle yani sosyal medyada anonim bir hesap kullanıcısı iseniz artık her an kendinizi Silivri’de bulabilirsiniz.

''İHBARLAR ARTACAK, LİNÇ KAMPANYALARI GÖRÜLECEK, HABER CEZA'' 

Hiç olmadığı kadar kraldan fazla kralcılar çıkacak. İktidarın olası iradesine göre hareket eden savcılar ve hakimlerin sayısı çok daha fazla artacak. İhbarlar artacak, sosyal medya yargıları ve linç kampanyaları hiç olmadığı kadar görülecek. İstenmeyen haberi yapana da o haberi beğenip retweet edene, yani yayana da ceza verecekler. Sosyal medya paylaşımları da bu yasa ile cezaevi tehdidi ile karşı karşıya kalacak.

''İNTERNET HABERCİLİĞİNİ DE A HABER'E BENZETECEKLER''

İnternet haberciliğini de A Haber’e benzetecekler. İnternet haber sitelerine künye bulundurma zorunluğu gelecek. Böylece kime baskı yapmaları gerektiğini önceden öğrenmiş olacaklar. Laf dinlemeyenlere, ‘gereğini köşesinde yapmayanlara’ her türlü yafta ve soruşturma reva görülecek.

''DEZENFORMASYON KAVRAMINI ÇAĞ ATLATAN İLETİŞİM BAŞKANLIĞI...''

Kimin gazeteci olup olmadığının kararını Cumhurbaşkanı verecek. Hükûmetin propaganda bakanı gibi çalışan ve dezenformasyon kavramına çağ atlatan İletişim Başkanlığı beğenmediği gazeteciye basın kartı vermeyecek ve artık o gazeteciyi gözaltına aldıklarında, hapse attıklarında millete dönüp ‘O zaten gazeteci değildi’ diyecekler.''