Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşe yazısında Türkiye'nin dış politikasına yönelik eleştirilerde bulundu.

AKP'nin dış politikasını eleştirirken çarpıcı bir FETÖ örneği veren ve "Dün dost olduklarımızla bugün restleşiyoruz" diyen Dilipak, "FETÖ'yle bir oluyoruz BÇG'ye (Batı Çalışma Grubu) karşı çıkıyoruz. BÇG'lilerle birlik oluyoruz, FETÖ'ye karşı çıkıyoruz" dedi.

Dilipak'ın yazısındaki ilgili kısım şöyle:

Şimdi tekrar, ABD ile kol kola girdik gibi. Ne onlar planlarından vazgeçtiler, ne biz. Ama dün kavgalı idik, bugün dost olduk. Dün dost olduklarımızla da bugün restleşiyoruz. Yarın yine bunun tersi olabilir. FETÖ’yle bir oluyoruz BÇG’ye karşı çıkıyoruz, BÇG’lilerle birlik oluyoruz, FETÖ’ye karşı çıkıyoruz. Yahu bunların ikisi de aynı kaynaktan beslenmiyor mu!.. Bunların yok aslında birbirlerinden pek farkları. Biz İsrail ile restleşiyoruz ama, İsrail’in koruyucusu, bizim karşı çıktığımız “Yüzyılın projesi”nin ana sponsoru da ABD değil mi? Hal böyle olunca herkesle konuşuyor da, bizden biri ile ters düşünce, niye onunla tekrar konuşmayı denemiyoruz. Hatta bu yönde fikir beyan edenlere sert tepki gösteriyoruz. Sahi ABD’nin ipiyle Lazkiye’ye girebilir miyiz! Batılı ülkelerin Suriye konusunda Rusya’ya karşı bize böyle sıcak destekleri aklımı karıştırdı. Hem peynir büyük hem delik.. Bizi bir bataklığa çekip boğmaya kalkmasınlar.

ABD önceki gün bize bunu yaptı, Rusya da bize dün bunu yaptı. Görünen o ki, Suriye halkı kimsenin umurunda değil. Koyun can derdinde, kasap et derdinde. Birileri ülkede krizi çözmek için orada değiller, krizin sürdürülebilmesi için oradalar. Çünkü kendi varlıklarının orada bulunması bu krizin devamına bağlı. İster misiniz bizi Haleb’e, Şam’a, Lazkiye’ye doğru çeksinler, Rusları da bize karşı kışkırtsınlar. Bu bahane ile NATO’yu bölgeye getirsinler. Türkiye’ye NATO komutası ve şemsiyesi altında, bayrağı altında burada kalacaksın, sen şu bölgede dur desinler. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya bölgede üs kurarak bölgeye yerleşsin. Türkiye ile Rusya’nın arasını iyice açsınlar. İran’ı Lübnan, Suriye ve Irak’tan temizleyeceğiz diye her yerde operasyonlar yapsınlar. Bölgede tehlikeli bir oyun oynanıyor. Bakarsınız bir de “Kovid 19” belası sararlar bölgenin başına. Zaten İran’da başladı bile. Bir yandan da muhalefetin İdlip konusundaki söylemindeki sefalet insanın yüreğini burkuyor. Birileri Suriye konusunu göçmenlerin ülkelerine dönmesi ve yeni göçmen kabul edilmemesi ile sınırlı bir gündemle değerlendiriyor. Kafa şu: Bize ne Esad’dan, Suriye’den; bize ne Sisi’den, Mısır’dan!