AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek ziyareti dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Soru: Kemal Kılıçdaroğlu seçim sonrası tartışma başlattı, 'partili cumhurbaşkanı olmasın, anayasa değişikliğini konuşalım, parlamenter sisteme geçelim' diye....

Bu konuyla ilgili biz referandum yaptık. Bu referandumla beraber yeni yönetim sistemine geçtik. Bu parlamentoda verilen bir karar değil, halka gidilerek verilen bir karar ve halkımız bu işe yüzde 52’nin üzerinde evet demek suretiyle kararı verdi. Şimdi bununla birlikte çok farklı sürece başlatmış olduk. Bu süreçte de tabi ki eksiklikler olabilir ama parlamenter demokrasi olarak gelen sürecin içinde bu ülkenin neler çektiğini, ne bedeller ödediğini de biliyoruz.

Bu ülkede 8 ayda bir hükümetlerin değiştiği dönemler oldu. Artık biz bunları yaşamak istemiyoruz. Çok daha seri kararların alınabildiği, çok daha seri adımların atılabildiği bir dönem ve uluslararası alanda da güven telkin eden bir yapıyı istiyoruz. Nitekim şu anda sene-i devriyesindeyiz, daha bir yıl oldu ve konuyla ilgili çalışmalarımızı kararlı şekilde sürdüreceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu her şeyden önce yenile yenile doymayan pehlivan gibi bir durumun içerisinde.

Eğer bir demokratsa milletin verdiği bir karara saygı duyması lazım. Bu iş bitti. Biz kalkıp da ayda bir, senede bir referanduma gidemeyiz. Referandumun farklı alanlarda sık sık yapıldığı ülkeler var. Örneğin İsviçre öyle şeyler oluyor ki bakıyorsunuz bir şehirde herhangi bir konuda referanduma gidiyor ama bunlar anlık, günlük meseleler. Burada bir ülkenin yeni yönetim sistemini halka soruyorsunuz ve halk bir karar ortaya koymak suretiyle tavrını belirliyor.

Şimdi şöyle bir yürüyelim, bakalım nasıl netice alıyoruz, bunları görelim. İki kavram çok önemli; güven ve istikrar ama şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımı güveni de ve istikrarı da tehdit ediyor. Onlar buna yardımcı olsunlar. Bir de diyor ki “CHP’li hangi belediye işçiyi atarsa karşısında beni bulur”. Bunca işçiler şu anda CHP’li belediyelerden atılıyor, yürüyüşler yapılıyor. Biraz sözümüzün arkasında duralım.

 Partili cumhurbaşkanı da zaten yeni yönetim sisteminin içinde olan ifade. Bu bizim gökten zembille indirdiğimiz bir ifade değil. Bu da bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımda da cumhurbaşkanının aynı zamanda partisinin başında olması mümkündür.

Biliyorsunuz bu ülkede CHP’li il başkanlarının valilik yaptığı dönemler olmuştur. Onun bununla benzer hiçbir yanı yok. Bunu halka götürüyorsun. Orada CHP’nin il başkanının o ilin valisi olması ise bir dayatmadır. Bu ülke bunları da yaşadı.

"BELKİ BU KONUDA GEÇMİŞE YÖNELİK BAZI DEĞERLENDİRMELER YAPILABİLİR"

SORU: Yüzde 50+1 meselesi… Belediye başkanlarında olduğu gibi en çok oy alan partinin hükümet kurma ve Cumhurbaşkanı seçme şeklinde bir revize düşünülebilir mi?

Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Bizdeki yapıda ittifaklar oluşturuldu. Bu ittifaklar oluştuğu için belediye başkanlıklarında yüzde 50 artı 1 söz konusu olmuyor. Burada en fazla oyu alan seçimi kazanmış oluyor.

Bizim şu anda gündemimizde böyle bir şey yok. Belki bu konuda geçmişe yönelik bazı değerlendirmeler yapılabilir. Bu konuda ittifakların oluşumu bundan sonraki süreçte nasıl olur; belki bunun üzerine değerlendirmeler yapılabilir ama bu tabi her partinin masaya yatırıp üzerine çalışacağı konulardır.

 "SAYIN BAHÇELİ İLE BİR DEĞERLENDİRME YAPARIZ"

SORU: Sistemde revizyona ihtiyaç var mı?

Yeni yönetim sistemiyle ilgili çeşitli bilgilerin, yaptığımız istişarelerde ortaya çıkacak düşüncelerin analizini yapmak suretiyle böyle bir şey varsa biz de ileri süreriz.

En azından Cumhur İttifakındaki ortağımız Sayın Bahçeli ile bir değerlendirme yaparız. Diğerleri aynı şekilde böyle bir değerlendirmeye girerler mi girmezler mi bilemiyorum. Buna göre de adımlar atabiliriz.