Halk TV yazarı İsmail Saymaz, yıllar sonra Ankara ile Şam yönetiminin doğrudan görüşme ihtimalinin dillendirilmesine neden olan gelişmeleri köşesine taşıdı.

Türkiye'nin ekonomik yükü arttıkça 'Suriye cihadı' olarak nitelediği politikaların da külfete dönüştüğünü ifade eden Saymaz, "AK Parti, Suriyelilerin ‘Ensar’ı olmaktan ve sığınmacıları ‘Muhacir’ görmekten vazgeçmek zorunda kaldı. Yoksa iktidarı avuçlarından kayıp gidecekti. Türkiye’yi yönetiyor olmak, AK Parti’yi Suriye politikasından geri adım atmaya ve bu iflası kabule mecbur etti" dedi; ardından şunları kaydetti:

'BIRAKALIM SURİYE, KENDİ TOPRAKLARINDA GÜVENLİĞİ SAĞLASIN'

"Hem mecburdu. Hem de doğrusu buydu. Beş milyon Suriyelinin geri dönüşünü görüşmek ve planlamak için Esad ile ilişki kurmak zorundayız. Türkiye, iyi niyet göstergesi olarak, İdlib’i Suriye’ye bırakmalı. İdlib’te El Kaide ve IŞİD ile Selefi örgütlerin varlığı Türkiye’yi 'Teröristleri koruyor' suçlamasıyla karşı karşıya bırakıyor. Bırakalım Suriye, kendi topraklarında güvenliği sağlasın.

Geçen 10 yıl içinde Erdoğan ‘Kardeşim Esad’ dediği Beşşar’ı ‘Katil Esed’ ilan etmişti. Geçen 10 yılın sonunda ‘Katil Esed’ yeniden ‘Kardeşim Esad’ oluyor.

Arap komşularımızın çatışmalarına müdahil ve taraf olmamayı öğütleyen Atatürk haklı çıktı. Dengeli ve barışçıl bir diplomasisi öneren monşerler de öyle. Suriye’de savaşa ve IŞİD zorbalığa karşı çıkan muhalifler de."

Yazının tamamı.

NE OLMUŞTU?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, “Muhalefetle Suriye’deki rejimi bizim bir şekilde anlaştırmamız lazım. Aksi takdirde kalıcı bir barış olmaz, bunu hep söylüyoruz” şeklindeki ifadesi yankı uyandırmış, iktidar partisinin ittifak ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu sözlere destek vermişti.

Çavuşoğlu, Suriye'deki Esad muhaliflerince tepkiyle karşılanan ve protesto edilen sözleriyle ilgili daha sonra "Barıştırma’ değil de ‘uzlaştırma’ kelimesini kulandım. Suriye’de kalıcı bir istikrar ve barış için rejim ve muhalifler arasında uzlaşının şart olduğunu söyledik, söylüyoruz" demişti.

Ankara ve Şam yönetiminin doğrudan görüşme ihtimalinin gündeme getirilmesinin ardından gözler, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çevrilmişti.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, iki liderin görüşebileceğini kaydederek, “Ben hiç olmaz diyecek durumda değilim. Bir yerden başlar, bunun düzeyi yükselebilir, inşallah” açıklamasında bulunmuştu.