Karar gazetesi yazarı Akif Beki, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis arasında yaşanan tartışmayı köşesine taşıdı

Yuvanidis'in Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla derhal müdahale edildi" şeklindeki ifadesinden bir mesaj çıkarmış olabileceğini dile getiren Beki, şunları kaydetti:

"Yangını canla başla söndüren kurumu anmamakla kalsa yine iyi. Yuvanidis, Sabah gazetesine konuşup üstüne tüy de dikti. Teşekkürlerini ismen Erdoğan’a iletirken İBB Başkanı İmamoğlu ile CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndansa şikayetçiydi.

İmamoğlu bir gitmiş de yangından sonra bir daha gitmemiş, filanlar aramış da Kılıçdaroğlu aramamış, bunu da düşünmek lazımmış, kimse yangın üzerinden şov yapmamalıymış, kimse pay çıkarmaya kalkmamalıymış vesair.

'YANGIN ÜZERİNDEN HESAP KİTAPLA UCUZ ŞOV YAPAN KENDİSİ DEĞİL SANKİ'

La havle dersiniz... Siyasete hem alet eden hem de ettiren, buradan prim kapmaya çalışan, yangın üzerinden hesap kitapla ucuz şov yapan kendisi değil sanki.

İmamoğlu da arayıp ders verir gibi baştan aşağı giydirdi, konuşmayı kaydettirip yayınladı. Neymiş, kendisine değil de Erdoğan’a teşekkür etti diye İmamoğlu çıldırmış, vakıf başkanını tehdit etmiş. Bu, iktidar medyasının yavesi.

Sosyal medyada, İmamoğlu’ndan rahatsız muhalifler de bir kampanya başlattı hemen. Tepkileri aşağı kalmaz. 'Tabii gücü azınlık vakfı başkanına yetiyor'muş da yok bilmem ne...

'NERESİNDEN TUTSANIZ PİŞKİNLİK DÖKÜLÜYOR'

Agos’un eski yayın yönetmeni Rober Koptaş’a hak vermemek elde değil, İmamoğlu 'az bile demiş'. Neresinden tutsanız ayıp, neresinden tutsanız pişkinlik dökülüyor. Vakıf Başkanı Yuvanidis’in savunulacak tarafı yok. Hatta durumunu tarif edecek kelimeler kifayetsiz."

Yazının tamamı. 

NE OLMUŞTU?

Balıklı Rum Hastanesi'nde geçtiğimiz hafta çıkan yangınla ilgili Sabah gazetesine röportaj veren Yuvanidis, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarlığını belirtirken, İmamoğlu’nu da 'eleştirmişti': 

"Allah devletimizden razı olsun. Cumhurbaşkanımız bizi hiç yalnız bırakmadı. Önce Allah’a sonra Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarım. Yangın üzerinden kimse şov yapmamalı bence. İmamoğlu İstanbul’un belediye başkanı, her kesimin sorunlarıyla yakından ilgilenmeli. İmamoğlu bir tek yangın günü geldi, sonra gelmedi de aramadı da. Bütün partilerin başkanları yangın sonrası bizi aradı, ziyaret edenler de oldu. Bir tek Kılıçdaroğlu ne aradı ne de ziyaret etti. Bunu da bir düşünmek lazım."

Gazetede yayınlanan röportaja tepki gösteren İmamoğlu ise Yuvanidis’i telefonla arayarak, yangından sonra görüşmelerini neden anlatmadığını sordu; tepki gösterdi.

'KİMSEYİ KOVMAYA GÜCÜNÜZ YETMEZ, HELE BENİ HİÇ YETMEZ BUNU BİLİN'

“Sadece sizin röportajınızdan rahatsızım. Sizi arama ihtiyacı hissettim. Benim sadece yangın günü geldiğimi, sonra gelmediğimi ifade etmişsiniz. Ben oraya bir gün sonra tam yedi kişilik ekip yolladım. genel sekreterim, genel sekreter yardımcılarım ama bundan bahsetmiyorsunuz bir. İkincisi; orada olsaydım milleti oradan kovardım demişsiniz. Kimseyi kovmaya gücünüz yetmez, hele beni hiç yetmez bunu bilin. Ama ne yazdıklarına bir bakın.

'İTFAİYEYE TEŞEKKÜR ETMEMENİZİ ÇOK MANİDAR BULDUM'

Yanlışlık yapıldı, düzelttim teşekkür de demişsiniz. Biz sizden teşekkür beklemiyoruz onu söyleyeyim. Ben zaten konuşmalarımda söyledim ‘Görevimizi yaptık’ diye. Ama yukarıdan aşağıya herkese teşekkür edince, itfaiyeye teşekkür etmemenizi çok manidar buldum. Ben hani bu röportajınızı da talihsiz bir röportaj olarak görüyorum. Hiç yakıştıramadım size. Ben orada hem sizi telefonla aradım o gün, sonra görüştük. Aynen öyle. Telefonla aradınız, görüştük. Niye demiyorsunuz? ‘İmamoğlu’yla ben telefonda görüştüm’ demiyorsunuz? Sayın başhekimle orada konuştuk. Ekibimi yolladım ‘Her türlü desteğe, yardıma hazırız’ diye size yolladım. Ondan bahsetmiyorsunuz. (...)"