Eti Negro’yu bilirsiniz. Kendimi bildim bileli piyasada bir bisküvidir. Malum ismiyle ilgili ABD’deki hassas durumdan dolayı ismini değiştirmiş. Latince “siyah” anlamına gelen Negro gitmiş, modern İtalyancada aynı anlamı taşıyan “Nero” gelmiş.

Bu karar açıklanınca internet ortamlarında da epey tartışmaya yol açtı. Bazıları kararı savundular, “ne var kardeşim bunda, ülkemizde yaşayan siyahiler için önemli” dediler. Bazılarıysa tepkiliydi. “Başkasının derdinden biz niye geriliyoruz?” diye tepki gösteriyorlardı.

“ O kadar çok derdimiz var ki bir de bisküviyle mi uğraşalım?” diyenler de mevcut. ABD’de benzer meselelerden ortaya çıkan “dil terörünün” gelebileceği boyutları biliyorsanız pek “bisküvi” deyip geçemiyorsunuz.

Öncelikle bir şeyi belirtelim. Bu ürün yurtdışında zaten uzun yıllardır “mola” adıyla satılıyor. Yani bu hamle dış pazara yönelik bir atılım değil. Özetle Türkiye’de saldırganlık taşımayan bir kelime ABD’de taşıdığı için kaldırılmış oldu.

Tartışma konusu aslında geçmişi ABD’nin köle ticareti ve ırkçılıkla dolu güdük tarihinden çok daha eskiye uzanan bir kelimenin sadece ABD’liler tarafından tanımlanabiliyor oluşu. Mesele aslında biz Türkler de değiliz çünkü Negro Türkçe bir kelime de değil. Ancak bu topraklar da dahil olmak üzere konuşulmuş antik bir dilden kalma bir kelime.

Buradaki sorun Amerikalıların günahlarına ortak olup onların özür merasimlerine dahil edilmemizde. “Tüm bunlar bir bisküvi yüzünden mi oluyor?” demeyin. Çünkü ABD kültürel emperyalizmi aşırı agresif bir biçimde yayılıyor. Siyahi nüfusu neredeyse hiç olmayan İskoçya’da “siyahlar tarihi” dersleri zorunlu müfredata ekleniyor. Afganistan’daki ABD askerleri sanki 30 senedir ülkeyi mahvetmemişler gibi duvarlara “George Floyd” resimleri çiziyorlar.

E güzel işte ırkçılık karşıtlığı tüm dünyada yayılıyor değil mi? Tek bir sorun var. Bu hareketler başladığından beri ABD’li siyahların hayatlarında en ufak gelişme yaşanmadı. Hala polis tarafından terörize ediliyorlar. Hala içine terkedildikleri yoksulluk sarmalından çıkamıyorlar. Bu ırkçılık karşıtı hareketin içinde CIA’dan tutun ABD bürokrasinine, sosyal medya devlerinden silah şirketlerine herkes mevcut. Hepsi Black Lives Matter (BLM) stickerlarıyla geziyorlar etrafta.

Bu kadar güç odağını yanında taşıyan bir hareket nasıl oluyor da başarısız olabiliyor? Floyd’un vurulduğu Mineapolis’te nasıl oluyor da olay sonrası getirilen yasalar bir bir kaldırılıyor? Sanki tüm bunlar sorun çözmekten ziyade batılı orta sınıf beyazların Hristiyanlık sonrası ruhani boşluklarını doldurmak için bir nevi dini ritüeller bütünü olarak kullanılıyor.

Ve ABD’nin bu sorunlarına dünyanın geri kalanı da ortak olmak durumunda kalıyor. Bisküvideki değişim ise diğer değişimlerin sadece bir başlangıcı. Swastika örneğini buna benzer buluyorum. Asyalılar artık Swastikayı sağda solda kullanmaya başladılar. Hayır, Nazilerin ve faşizmin bir sembolü olarak değil. Kendilerine zaten asırlardır ait olduğu şekilde yani bir inanç sembolü olarak.

“Niyet”, ayrımcılığın tanımlanmasında en önemli rolü oynar. Bir insanın “negro” kelimesini kullanırken hangi niyetle kullandığını anlamak zor değildir. Ancak modern ırkçılık karşıtı hareket “niyet” önemsemiyor. Yasaklı kelimeyi kullanırsan yanarsın, bitti.

Belki Eti’nin satış yaptığı ülkelerden birinin vatandaşı gelip “Negro” isimli ürünü görünce bunu şikayet konusu yaptı. Belki de ABD’de eğitim görmüş bir çalışan ırkçı olduğunu düşündü. Bilinmez tabii.

Ama Eti Negro ırkçı değildi. Buna ne ismini veren o niyetle koymuştur ne de bunu yıllardır tüketen bizler o düşünceyle yemişizdir.

ABD’de az çok gördüğüm kadarıyla dil konusu çok acımasız yerlere gitti. İçinde “man” yani erkek geçen “manhole” yani logar kapağı kelimesi bile değiştirildi. Artık bir kültürel öğenin kaldırılması için “bu bana göre ırkçı” demeniz yeterli. Sadece bu sebepten linç yiyen şirketler biliyorum. ‘İptal edilmesi’ sadece bir kişinin atacağı tweete bakıyor.

Okullarda öğretmenler “saldırgan” görülebilir diye birçok ders konusunu geçmek durumunda kalıyor. Tarih derslerinin epey sınırlı işlendiği iddia ediliyor.

İşin özeti, bu iş bir başladıysa devamı gelir. Bakalım daha ne kültürel öğeler Amerikalılar için saldırgan olduğundan kaldırılmak zorunda kalacak? Haftaya başka bir yazıda görüşmek dileğiyle, iyi hafta sonları efendim.