Sözleşmeli öğretmenlik problemlere, mülakat torpile yol açar, demiştik ve dediğimiz çıktı. Öğretmen adaylarının hayatları oyuncak değildir.

“MEB öğretmen alım mülakat sonuçlarını açıkladı. KPSS'de aldıkları yüksek puanlara rağmen mülakatlarda düşük not verilerek elenen öğretmenlerin tepkisi gündem oldu. Tüm eleştirilere rağmen kaldırılmayan sözlü sınav (mülakat) sistemi, yeni mağduriyetlere ve hak gasplarına neden oldu. KPSS mülakat mağduru gençlerle görüşen Kemal Kılıçdaroğlu, Mahmut Özer'in kendisine randevu vermemesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'na gitti. Ancak Kılıçdaroğlu bakanlık binasına alınmadı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelişi öncesinde bakanlığın giriş kapısının zincirle kilitlenmesi dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanlığı binası önünde dakikalarca bekleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu'na MEB'in kapıları açılmadı. Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili MEB kapısının önünde açıklamalarda bulundu.” 

Yukarıda yazanlar bu olayın dün yaşanılan güncel boyutuydu. MEB’in kapılarının zincirlenmesi konuşulması gereken çok boyutlu bir olaydır. Fakat bu yazıda olayın mülakat kısmını mercek altına alalım istedim.

Ülkemizin atanmayan öğretmenler gibi ciddi bir sorunu varken bu yaşananlar kimseyi tatmin etmedi.

KPSS’de aldıkları yüksek puanlara güvenen öğretmen adaylarının yaptıkları yaşam planları altüst olmuştur.  Öğretmen adaylarının hayatları oyuncak değildir. Bu eğitim emekçilerinin atanmamaları bir yana ne zaman, nasıl atanacakları durmadan değişmektedir. Bu belirsizliklerden insanlar hayat planlarını yapamamaktadırlar. Kimi evlenememekte kimi nişanlanamamakta kimiyse öğrenilmiş çaresizlik içinde kıvranıp durmaktadır ne yapacağını bilmeden. Atanmayan öğretmenlerin gizli içler acısı hikâyeleriyse cabasıdır.

Öğretmenin Ücretlisi Sözleşmelisi Olmaz, Kadrolu Niteliklisi Olur!  

 Ama asıl hatalardan biri de öğretmenlerin sözleşmeli ve çakılı atanıyor olmasıdır. En baştan beri karşı olduğumuz sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçları geçen sene açıklandığında neler olduğunu görmüştük. Şimdi yine aynı tabloyu yaşıyoruz. Öğretmenin ücretlisi sözleşmelisi olmaz, kadrolu niteliklisi olur, demiştik. Ayrıca mülakatla öğretmen almak sağlıklı bir yöntem değildir, adaletsizliklere yol açar, demiştik. Tüm bu söylemlerimize rağmen yapılan mülakat sonuçlarına binlerce öğretmen adayı tepki göstermişti. Ülke genelinde oluşturulan yüzlerce mülakat komisyonunda standardizasyon nasıl sağlanacaktır? Bu mülakatlar hiçbir şekilde kayıt altına alınmamıştır, yapılacak itirazlar hangi kayıtlara göre değerlendirilecektir? KPSS de çok yüksek almasına rağmen mülakatta çok düşük alanlar olduğu gibi, KPSS puanı çok düşük olmasına rağmen mülakat da çok yüksek alanlar olmuştur. Yapmayın efendiler! Bunun vebalini ödeyemezsiniz. Bu pırıl pırıl gençler KPSS gibi çok zor bir sınavı geçerek gelmektedirler. Emin olun pek çok komisyon üyesine göre daha çok eğitim bilimleri bilerek gelmektedirler. Komisyon bu gençleri neye göre elemektedir beş dakikalık mülakatla? Mülakat eğitim fakültelerine biz sizi ciddiye almıyoruz da demektir. Siz eğitim fakültelerinin 4 yılda öğrettiklerini beş dakika da nasıl ölçeceksiniz?

Mülakatlar En Azından Kamerayla Kayıt Alınmalıdır!

 Ayrıca KPSS puanının mülakattan sonra tamamen devre dışı bırakılması hukuken yanlış olduğu gibi, bu konuda verilmiş yargı kararları da bulunmaktadır. Ama mülakat sağlıklı bir yöntem değildir zaten. MÜLAKATI denetleyemezsiniz, haksızlığa yol açar, sübjektiftir, liyakate aykırıdır. Bütün bu söylediklerimiz mülakat sonuçlarının açıklanmasıyla beraber tek tek ortaya çıkmıştır. Binlerce kişi KPSS puanının yüksek olduğu, mülakatta düşük puan aldığı ve kendisine haksızlık yapıldığı gerekçesiyle dilekçeler vermiştir. Adaylar bu itiraza olumsuz cevap verilmesi halinde, bu itiraz sonucunun ilgililere bildirildiği tarihten itibaren dava açma süresi olan 60 gün içinde sözlü sınav sonucunun iptali için idare mahkemelerinde dava açmalıdırlar mutlaka.

Yaşananlar İrrasyonel ve Sağlıksız İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKALARI Demektir.

 Sözleşmeli ve mülakatla öğretmen alımı yanlıştır. Amaç güvenlikse, güvenlik soruşturması yeterlidir. Sözleşmeli öğretmenlik gibi önceden uygulanmış ve olumsuz sonuçlar alınmış bir uygulamaya, üstüne üstlük mülakat gibi torpile açık bir uygulamayla geçilmesi,  irrasyonel ve sağlıksız İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKALARI demektir. Oysaki bir kurumun en önemli malzemesi insan kaynakları ve politikalarıdır. Ayrıca eğitim demek öğretmen demektir. Yıllarca emek verip okumuş, pek çok sınavı geçmiş öğretmenler üç beş dakikalık kaydı kuydu olmayan komisyon görüşmeleriyle elenemez. Millî Eğitim Bakanlığımız enerjisini doğru yerlere harcaması halinde, her şeyi yapabilecek güçtedir. Hiç kimse bir insanın tüm geleceğini belirleyen bir kararı böyle veremez. Öğretmenler, hakkaniyetli bir sistemle kadrolu atanmalı ve mülakat kaldırılmalıdır. Mülakat demek torpil demektir, kadrolaşmaktır. Sözleşmeli öğretmenlik problemlere, mülakat torpile yol açar, demiştik ve dediğimiz çıktı. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…