Türkiye Cumhuriyeti devleti, "Parti Devleti" haline getirildi. Liyakat ve kariyer değil AK Partililik devletin her kademesinde hatta işe girişlerde "olmazsa olmaz şart" haline getirildi.

Eskiden Dışişleri Bakanlığı'nda kariyer sahibi "Diplomat" büyükelçiler vardı AK Parti iktidarında AKP'li "DiplomAK" atamaları yapılır oldu...

Soma faciası yeni bir facia doğurdu.

Soma faciası sonrasında protestocu bir madenciyi polislerin arasında yerde iken kinle, nefretle tekmeleyen dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel mükafat olarak Almanya'ya ayda 6000 Euro yani 93 bin lira maaşla "Ticaret Ataşesi DiplomAK" olarak atandı.

Sadece Türkiye'de değil Almanya'dan da, "Yuh" sesleri ile büyük tepki gösterildi.

İşte bugüne kadar yapılan 11 "DiplomAK" olarak ataması:

- AKP Ankara eski Milletvekili Aşkın Asan, Cakarta Büyükelçisi.

- AKP Şanlıurfa eski Milletvekili Abdülkadir Önen, Pekin Büyükelçisi.

- AKP Eskişehir eski Milletvekili Murat Mercan, Washington Büyükelçisi.

- AKP Sakarya eski Milletvekili Şaban Dişli, Lahey Büyükelçisi.

- AB eski Bakanı Egemen Bağış, Prag Büyükelçisi.

- AKP Çorum eski Milletvekili Cahit Bağcı, Bakü Büyükelçisi.

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın basın danışmanı Lütfullah Göktaş, Vatikan Büyükelçisi.

- AKP Milletvekili Ravza Kavakçı Kan'ın kardeşi, eski milletvekili Merve Kavakçı Kuala Lumpur Büyükelçisi.

- Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak, Kuveyt Büyükelçisi.

- İstanbul Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu'nun kardeşi Mehmet Mustafa Göksu, Doha Büyükelçisi.

- AKP eski Milletvekili Edibe Sözen'in Özel Kalem Müdürü Rahmi Göktaş'ın eşi Mahinur Özdemir, Cezayir Büyükelçisi.

Değerli okurlarım,

MHP'den ihraç edilmek istenen milliyetçi-ülkücü camianın efsane ismi Şevket Bülent Yahnici şu mesajı gönderdi:

"Yahu dostlar...

Bugün sizlerle bir nebze dertleşmek istiyorum buna ihtiyaç hissettim.

Ben çocukluğumdan beri daima ve hep, 'gün gelse de bir dışişleri bakanı olabilsem' diye düşünürdüm.

Hayattaki büyük idealim, ülkemin dışişleri bakanı olmaktı...

Gün geldi, mebus oldum, Dışişleri Komisyonu üyeliği yaptım.

Kamran İnan gibi efsane bir isimle çalıştım.

Amerika'ya, Romanya'ya, Makedonya'ya, Bulgaristan'a, Küba'ya, Kosova'ya, Çin'e, Azerbaycan'a, Kazakistan'a, KKTC'ye, ILO'ya (İsviçre) vb. seyahatlerim oldu kimine heyet başkanı olarak gittim.

O zaman AB Konvansiyonu temsilciliği söz konusu oldu ama 'Estağfurullah, olmaz' dedim.

Lisan problemim vardı ve bunu hayatımın büyük bir eksikliği olarak yaşadım.

Hariciye mesleğine saygımın bir ifadesi ve sonucu olarak da bu dünyadan hep uzak kaldım.

İçimde bu iş hep bir ukde kaldı.

Şimdi hariciye dünyasına bakıp, seyrediyorum.

Pişmanım…

Hariciye dediğimiz mesleğin ve bu mesleğin icra edildiği bakanlığın bu hale gelebileceğini ya da düşebileceğini bilseydim, inanın ne yapar eder, başka sebeplerle olan gönül kırgınlığımı da bir kenara iter; dışişleri bakanlığının MHP'ye verilmesini sağlamaya ve bakan olmaya çalışırdım… (Burada gülünecek.)

Önüne gelenin, yol ve lisan bilmezlerin patır patır büyükelçi yapıldığı bir ülkede pekâlâ benden alasıyla dışişleri bakanı olur; benim de çocukluk hayallerim gerçekleşirdi. Hayıflanıyorum..."

Ah sevgili Şevket kardeşim ah…

Bugün hariciye dediğin meslek gülünecek değil ağlanacak hale getirildi.

Yolsuzluk iddiası olan, FETÖ iltisaklı olan, tekmeci olan bile "DiplomAK" yapıldı ki onlar senin tırnağın kadar olamazlar…

Değerli okurlarım,

Erdoğan'ın AKP grup toplantısındaki bazı sözleri şöyle;

- "Affedersiniz 'Mustafa Kemal'in itleri' diye ayar verenler…

- Affınıza sığınıyorum, ağız ishaline tutulmuş kifayetsizler…"

Üsluba bakar mısınız? Edebe bakar mısınız?

Hayal kurma Erdoğan;

Seni asla affetmeyiz…