Seçmen neyi satın alır?

AK Parti'nin seçim anketlerinin aşağı yukarı neyi gösterdiğinin ortaya çıkmasından sonra mutfaktan seçime dönük bazı atraksiyonlar çıkarmaya başladı. Yunanistan’ın işgal ettiği statüsü belli olmayan adalar ile silahsızlanma kaydı şartıyla Yunanistan'a verilen adaların silahlanması; Suriyeli sığınmacıların oluşturduğu sorunlar iktidarı erozyona uğratıyordu ki Erdoğan bu iki alanda mesajlar vermeye başladı. Bir yandan "Bir gece ansızın gelebiliriz" çıkışıyla puan kaybettiği milliyetçi duyarlılık alanınındaki erozyonu durdurmaya çalışırken bir yandan da ağır yara aldığı Suriye politikasını gözden geçirip Esad ile temasa varacak kadar adımlar atmaya çalışıyor. Öyle ki, son olarak iki devletin istihbaratının bir numaralı isimlerinin temas ettiği de basına düştü geçenlerde. Dahası, Erdoğan yarın öbür gün seçim meydanlarında Suriye konusunda bütün kabahati 6'lı Masa'nın aktörlerinden Davutoglu'nun üzerine atıp işin içinden tereyağı gibi sıyrılmaya çalışırsa vallahi billahi şaşırmayacağım! "Beni o Davutoglu var ya Davutoglu, o yanılttı! Ben pirincin taşını ayıklıyorum..." diyebilir Cumhurbaşkanı Erdoğan!.. İşine gelmediği yerde böyle yapmışlığı çoktur! 

Tabiî Erdoğan dış politikayı seçim ayarlı şekilde yönetirken, içerideki biriken sorunlara da el atıyormuş gibi yapıyor. Evet, "...muş gibi"; çünkü hakikaten iyi bir hayal satıcısı Erdoğan. Çok ileriye dönük projeler ortaya atıyor örneğin Kanal İstanbul gibi ve geleceğe kilitlemek istiyor seçmeni. Şimdi de "seçimkondu" atıldı ortaya! 20 yıldır düşük gelirli yurttaşın barınma-konut sorununu elinde TOKİ ve yakın zamana kadar da çok uzun yıllar İBB'nin KİPTAŞ'ı varken çözmeyi düşünmeyen Erdoğan, şimdi şapkadan tavşan çıkarır gibi bir atraksiyonla milyonlarca yurttaşı hayal kuyruğuna soktu! O kadar insan aylarca hayal kurup kurayı bekleyecek, kurada çıkmayana da, sana da bir dahaki kura denecek! 

Alt gelir grubu memur maaş katsayısına endeksli ödemeyi nasıl yapabilecek? Gençlere ebeveynleri okul parası mı, askerlik parası mı yetiştirdi de ev parası kaldı! 

Peki muhalefete hangi dersler çıkar iktidarın bu adımlarından?

6'LI MASADAN OLUMLU BİR ADIM DAHA 

Hep söylediğim, yazdığım gibi muhalefet 6'lı masa oturumlarını şimdilik hemen 15 günde bire çekmeli. Seçime dönük vaatler manzumesini az ama öz olarak bir paket haline getirerek formüle edip seçmenle paylaşmalı. Denebilir ki masadaki her partinin ayrı vaatleri var; ancak ortak cumhurbaşkanı adayı kararı alan 6'lı Masa'nın ortak geçiş dönemi vaatleri de olmalıdır (Bendeniz bu yazıyı kaleme aldıktan sonra gördüm ki 6'lı Masa ikinci turun ilk toplantısı sonrasında yayınladığı açıklamada temel meselelerde  "ortak politikalar" için düğmeye basıldığının da altını çizmiş. İşte bu çok yerinde ve muhalefete inisiyatif kazandıracak bir adım; çünkü sadece parlamenter sistem önerisi ve üst yapısal öneriler seçmende beklenen hareketliliği oluşturmadı. Ortak politikalar açıklanınca iktidarın kuyruğu âdeta kapana sıkışacak).Seçmen, ortak politikalardaki vaatleri satın alacaktır; her kafadan bir ses çıkmadığını görecektir. 

6'lı Masa bir yandan kendi vaatlerini olgunlaştırır ve adım adım açıklarken bir yandan da örneğin iktidarın konut vaadi gibi vaatlerini de masaya yatırıp halkın barınma hakkının bir gereği olarak bu projeye daha halktan yana ve daha kısa vadede, daha makul fiyatlarla sahip çıkacaklarını; iktidarın meseleye seçimler gelip çatınca sallapati şekilde eğildiğini anlatabilmelidir. İşte bu noktada pozitif bir siyasi iletişim yaklaşımı  tutturulması çok önemlidir. 

Yine muhalefet örneğin, dış politikada çok yönlü ilişkileri ihmal etmeyeceğini ancak Türkiye’nin Batı'nın bir parçası olduğunun, ticaretinin yarısının Almanya ile olduğunun vb. bilincinde olduğunun altını çizmelidir. Balkanlar ve Ortadoğu'da olsun bütün sınırdaş ülkelerle olsun iyi komşuluk ve barış içinde karşılıklı çıkarlar temelinde ilişkiler içinde olunacağı vurgulanmalıdır. 

Daha açayım; Türki Cumhuriyetler, Rusya ve Arap dünyası ile ilişkilere önem verileceği ancak bu ilişkilerin Batı ile ilişkiler açısından alternatif olarak görülmediği belirtilmelidir. Avrupa Konseyi ve NATO  üyesi, AB için başvurusu olan Türkiye’nin ŞİÖ'ye üye olmak gibi bir girişiminin doğru olmayacağı, bu bağlamda diyalog zemininin ise korunacağı açıklanmalıdır. 

KONTROLSÜZ GÖÇÜN BİR ULUSAL GÜVENLIK SORUNU OLDUĞU ANLATILMALI 

Ülkemizdeki sayısı 5 milyona dayanan Suriyeli, 1 milyonu geçtiği anlaşılan Afrikalı  ve Afgan 'misafirler'; Kafkasya, Türki Cumhuriyetler ve Romanya gibi Balkan ülkelerinden çalışmaya gelenler toplamda demografik yapıyı sarsmakta ve aynı zamanda yurttaşlarımızın işsizlik katsayısını yükseltmektedir. Hepsi bu değil; özellikle Suriyeli ve Afgan unsurlar Türkiye için taşıyamayacağı bir yük, hatta adını koyalım bir ulusal güvenlik meselesidir. Son Milli Güvenlik Kurulu'nda Yunanistan ile aramızdaki adaların silahlanması ve statüsü belli olmayan adaları Yunanistan’ın sahiplenmesini ulusal güvenlik meselesi olarak görüp olağanüstü göçmen olgusunu (ki, Avrupa’nın bunun etkisiyle yurttaşlarımıza vize vermemesi söz konusu son aylarda) görmezden gelen iktidara ve uzantısı olan MGK'ya ne demeli? 6'lı Masa sahiplenecek o zaman aşırı ve ülkemizi zor duruma sokan göçmen meselesini... Suriyeli  ve Afgan göçmenlere ilişkin ayrıntılı ve gerçekçi yol haritasını 6'lı Masa toplumla paylaşmalı... 

İLERİ ADIMLAR, ATAK YAPAN MUHALEFET 

Öte yandan CHP'yi 'milli güvenlik sorunu' olarak lanse etmeye kalkanların Pensilvanya'sını, Oslo'sunu, İmralı'sını; bütün kirli çamaşırlarını açılan mecliste kürsüden her birleşimde ortaya etkili bir şekilde koyacak performans için hazır olmalı muhalif vekiller. AK Parti'nin her iletişim adımı bumerang olmalı! 6'lı Masa'nın tümünü kastediyorum. Kimin, kimlerin gerçekten ulusal güvenlik sorunu olduğunu ortaya koymalılar. Muhalefet artık illallah diyen seçmenin adamakıllı önüne düşmeli. 

GÜÇLÜ, GÜVENİLİR, DONANIMLI LİSTELER 

Peki çok güzel bir vaatler manzumesini, ortak politikaları hazırlasa 6'lı Masa, iktidarın satmaya çalıştığı hayalleri de dağıtsa, yeter mi?

Yetmez! Şunun için yetmez: o vaatleri kim, kimler hayata geçirecek diye bakar seçmen bir de... O yüzden, muhalefet, 6'lı Masa sadece cumhurbaşkanı adaylığında değil, milletvekili adaylarını da belirlerken de "en doğru, en iyi, halkın en çok tuttuğu; donanımlı; güvenilir, güçlü" isimlerle yürümek durumunda. 

KİŞİSEL ARZULAR, HIRSLAR BİR KENARA 

Bu seçim bir kader seçimi ise; memlekette Cumhuriyetin 100.yılında kurtarıcı ve kurucu lider Atatürk'e layık bir yönetim isteniyorsa, muhalefet kişisel arzu ve emelleri bir kenara bırakıp meseleye total başarı açısından bakmalıdır. O yüzden bu sefer liyakat ve doğru-güçlü temsil, optimal dağılım mutlaka listelere damgasını vurmalıdır. İnanılır, güvenilir, güçlü ve geniş şemsiye açacak cumhurbaşkanı adayı kadar milletvekili aday listeleri de eş zamanlı yapılacak seçimde çok önemli olacaktır. 

KILIÇDAROĞLU'NA SÜBLİMINAL MESAJIM 

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı seçildiğinde kendisini tebrike gittiğimde çiçek yerine bizzat kaleme aldığım "Türk Siyasal Yaşamında Koalisyon" kitabını takdim etmiştim. Aslında o kitap bir sübliminal mesaj taşıyordu. Şunu demek istemiştim Kılıçdaroğlu’na; "2002 ve 2007'de olmadı ama sonrasında koalisyonla da olsa CHP'yi iktidara taşıyın." 

2011, 2015 ve 2018'de olmadı ama Kılıçdaroğlu bu defa 2023'te yasal olarak önü açılan ittifakla (ittifak da bir çeşit koalisyon; farkı koalisyonlar gibi seçim sonrasında değil, seçim öncesinde kurulması) CHP'nin iktidarını sağlama yolunda ilerliyor. 

Büyük bir hata yapmazsa Türkiye’yi Cumhuriyet'in 100.yılında 6'lı Masa yönetecek ve bir geçiş süreci sonrasında parlamenter demokrasiye geçirecek. Son notum şu olsun; 6'lı Masa'nın hata yapma lüksü yoktur.