Seçimler gittikçe yaklaşıyor... Zamanında yapılsa bile şurada bir yıldan az bir zaman kaldı. Bu yüzden,  ekonomik gidişatın da başaşağı bir yörüngeye oturmasıyla da seçimi artık daha geniş bir kesim konuşuyor. 

İKTİDARIN ARTIK YAPABİLME SINIRI ORTAYA ÇIKTI 

İktidarın her alanda yapabileceklerinin sınırlarının artık iyice ortaya çıkması; ciddi bir yoksullaşma, dayanılmaz hale gelen hayat pahalılığı, yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretler, kırsaldaki üretimin düşüşü, eğitimli genç işsizlik, bölgeler arası dengesizliğin iyice derinleşmesi, bir türlü kapanamayan cari açık, fiilen TL ile birlikte Euro ve USD Dolarının geçer akçe haline gelmesi akaryakıt ve durdurulamayan artış, ek bütçe-zam sarmalı... Bunlarla birlikte içeride ve dışarıdaki yüksek maliyeti ile ve oluşturduğu güvenlik açığı ile Suriye meselesi...

SEÇMEN NE DİYOR?

Peki seçmen "Bundan kötüsü olmaz, bu iktidarı değiştirip yerine muhalefeti getirelim mi?" deme noktasında mı?

Evet, kanımca o noktada ama muhalefetten biraz daha netlik bekliyor, daha iyi yönetebilme iradesini biraz daha ortaya koymasını bekliyor... 

"Seçmen" derken, iktidarı terk eden fakat henüz adres arayan kararsız seçmenden bahsediyorum. Seçmenin büyük çoğunluğu bilinen nedenlerle, belli seçmen davranışları nedeniyle iktidar partilerine veya muhalefet partilerine angaje. Kararsız seçmene bir de ilk kez oy kullanacak altı milyonu aşan genç yeni seçmeni eklemeliyiz. Yani iktidar değişikliğini erken veya zamanında yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçiminde çok büyük ölçüde kararsız seçmen ve ilk kez oy kullanacak gençler sağlayacak.

MUHALEFET RİTMİNİ ARTIRMALI 

Bu noktada 6'lı Masa'nın duruşu ve yürüyüşü tarihsel bir önem taşıyor. Güçlenmesi, dik durması, ritmini artırması, netleşerek bütünlüklü şekilde seçim vaatlerini toplumla adım adım paylaşması, güven vermesi çok önemli. 6'lı Masa'daki her partinin, bilhassa CHP ve İYİ Parti'nin kendi seçmenini azami konsolide etmesi, büyümesi muhalefetin lehine olacaktır. Aynı şekilde Millet İttifakı içinde yer almayan ve AK Parti'den kopanların kurduğu fakat 6'lı Masa'daki DEVA ve GELECEK de bu süreçte ayrıldıkları partinin seçmenlerini konsolide etmek için cansiparane çalışmalıdır. 

ORTAK PROGRAM, ORTAK BIR HİKAYE 

6'lı Masa partileri artık tek tek kendi partilerinin programlarını anlatma, vaatlerini sıralama yerine ortak programlarını ve vaatlerini seçmenle paylaşma sürecini açmalıdır. Çünkü 6'lı Masa partilerinin hiçbirinin tek başına iktidara gelmesi söz konusu değil, tablo bunu gösteriyor. O halde AK Parti düzenine karşı yeni bir ortak düzen vaadi, ülke için bir hikaye şart. Bir tür koalisyon iktidarı olacağına göre şimdiden bir ortak hükümet programı ve protokolü bile çalışmaya başlamak abesle iştigal olmaz. 

6'LI MASA'NIN EKONOMİ VE SEÇİM GÜVENLİĞİ ADIMI OLUMLU 

6'lı Masa çok şükür etrafa kulak veriyor. Örneğin 30 Mayıs'ta Gerçek Gündem'de kaleme aldığım ve özellikle ekonomi üzerinde durduğum yazı sonrasında bu konuda gelen açıklama da bunu gösteriyor. Altı genel başkan yardımcısı ve birer de güvenlik temsilcisinden oluşan Seçim Güvenliği Komisyonu da önemli bir adım. Bu komisyon seçim öncesi, seçim sırası ve seçim sonrasında görevli olacak. Şimdiden yapması gereken bir şey de var; seçmenler arasındaki "seçim olur mu?", "seçimde hile olur", "seçim sonuçları doğru açıklanır mı?", "Bu iktidar seçimde kaybetse bile gider mi?" gibi dezenformatif propagandalara, psikolojik harp etkinliklerine karşı çalışmalar... 

Seçim Güvenliği Komisyonu şimdiden psikolojik harp ve dezenformasyona karşı şu hususları çok çeşitli yollardan seçmene kesintisiz aktarmalıdır:

-Erken veya zamanında  seçimler yapılacaktır. 

-6'lı Masa, Türkiye’nin her kentinde, ilçesinde, beldesinde, mahalle ve köyünde seçimin sağlıklı yapılması için önlemlerini alacak ve ülkedeki her sandıktan ıslak imzalı bir tutanağı elde edecektir. 

-Türkiye, uluslararası toplumun bir parçasıdır ve seçim sonuçlarının kabul edilmemesi gibi bir durum asla söz  konusu olamaz. 

NORMAL BIR SEÇİM OLACAK, ÇOK PARTİLİ DÖNEMDE BİR TEK PARTİ İKTİDARI İLK KEZ SANDIKTA DEĞİŞECEK 

Seçimler yaklaşırken dikkat edilmesi gereken bir husus var. Gerek muhalefet liderleri gerekse 6'lı Masa'nın şu veya bu alandaki sözcüleri normal bir seçim olacağı, kazananın iktidar, kaybedenin muhalefet olacağını ifade etmelidir. SADAT uyarısı yerindedir ancak 'kaçacaklar' ya da 'hesaplaşacağız' vb. bir jargon İktidarın işine yarayabilir, kutuplaşmayı artırır ve oradan kopma eğilimindeki kararsız seçmeni konsolide etmesine yol açabilir. Oysa kutuplaşma muhalefetin aleyhine, iktidarın lehine. Bunu unutmamak gerekiyor. 

Muhalefet, mevcut iktidarın usulsüzlüklerinin toplum vicdanı yanında yargının konusu olduğunu ve bağımsız yargının oluşmasıyla hayatın olağan akışı içinde yargının görevini yapacağını vurgulasa yeter. Muhalefet normal bir seçim olacağı, iktidarın sandıkta değişeceğini, normal bir seçim yaşanması ve seçim güvenliği için de gereğinin yapılacağını vurgulamalıdır.  Çok partili dönemde öyle görülüyor ki muhalefet yığınakta hata yapmazsa ilk kez bir tek parti iktidarını sandıkta alt edecek. Çünkü daha önceki tek parti iktidarları (DP, AP) asker tarafından devrilmişti. Bu da Türkiye’de demokrasinin yerleşmesi açısından çok değerli olacaktır. 

KILIÇDAROĞLU DOĞRU YAPIYOR, BÜROKRASİ BÖYLECE YENİ İKTİDARIN AYAK SESLERİNİ DUYUYOR 

Muhalefetin, özellikle Kılıçdaroğlu’nun bir doğrusuna da işaret edeyim bu noktada; bürokrasiden ve yargıdan görevini layıkıyla ve anayasa ile yasalar doğrultusunda dürüstlükle yerine getirmesini beklediğini sıklıkla ifade etmesi çok yerinde. Bürokrasi de adalet mekanizması da bu şekilde yeni bir iktidarın gelmekte olduğunu hissederek ona göre pozisyon alacaktır ister istemez. 

SEÇİM TARİHİ VE ADAY MESELESİ

Önümüzdeki seçimle ilgili aforizmaları seçim tarihi ve aday meselesiyle noktalayayım. Çünkü son dönemde en çok karşılaştığım sorular bu iki meseleye ilişkin. Aslında Gerçek Gündem'de seçim tarihi ve aday meselesine ilişkin daha önce net değinmelerim olmadı değil, oldu. Şimdi bir daha değineyim. 

Seçim tarihi: Seçimin zamanında değil ama zamanına çok yakın, 2023 Mayıs'ta  yapılacağı kanaatindeyim. İlk gerekçem, hükümetin çıkardığı yeni seçim yasası üzerinden bir yıl geçmesi gerekiyor ki yeni seçim yasası ile seçime gidilebilsin, MHP yüzde 10 baraja takılmasın (Hoş, MHP yer aldığı ittifakla seçime giderse seçmenden esaslı bir ders alıp yüzde 7 ile de barajın altında kalabilir). İkinci gerekçem, her ne kadar da Erdoğan'ın üçüncü kez aday olmasının önünü açacak garantiler olsa da bu tartışmanın nereye varacağı hiç belli olmayacağından seçim 1-1,5 ay erkene alınabilir. Erken seçimi muhalefet istediği için de seçimin önünde durulmaz. 

Aday: Muhalefet ilk turda cumhurbaşkanlığını olabildiği kadar farkla kazanacak ve parlamento çoğunluğunu da forse edecek bir ortak çatı cumhurbaşkanı adayıyla seçime girmelidir. Bu aday muhalefet partilerine oy veren seçmenle 6'lı Masa tarafından üç ayrı güvenilir kamuoyu araştırma kuruluşuyla yaptırılacak anketler sonrasında belirlenecek isim olmalıdır. Seçmen eğilimini dikkate almadan sadece 6'lı Masa liderlerinin mutabakatından çıkacak isim yanıltıcı olabilir. 

Bu konuda en çok Kılıçdaroğlu ve Akşener’e güveniyorum. Aklı selim ve rasyonel, iyi bir işbirliği içindeler ve adayın belirlenmesinde de aynı şekilde hareket edeceklerini hissediyorum. Şunu da not edeyim; İYİ Parti'nin 2018 seçimlerine girmesinin önünü açan; keza 11 Büyükşehir'in yerel seçimde Millet İttifakı’na geçmesinin önünü açan, İstanbul tekrar seçiminin muhalefet tarafından ezici çoğunlukla kazanılması sürecinde ferasetini ortaya koyan Kılıçdaroğlu bu defa da altın vuruşunu yaparak kazanmak ve AK Parti'ye, Erdoğan'a karşı CHP'nin 17 yıl (kendi genel başkanlığı döneminde 8 yıl) sonra kazandığı zaferi perçinlemek isteyecektir. O yüzden Kılıçdaroğlu’nun şu soruya yanıt arayacağını tahmin ediyorum; kaleye kadar götürdüğü topa gol vuruşunu kendisi mi yapsa yoksa daha elverişli durumdaki bir takım arkadaşına garanti gol için pas mı verse?

İşte benim iyi tanıdığım Kılıçdaroğlu bu sorunun yanıtını anketlere bakarak verecektir. Kendisinin ilk turda net bir farkla kazanacağını gören Kılıçdaroğlu'nun İstanbul veya Ankara belediye başkanlarını yerinden kaldırması veya başka bir arayışa girmesi beklenmez. 

ALTILI MASA'DAKİ BEŞİNCİ BULUŞMA 

Ve son bir not... 6'lı Masa birkaç güne yeniden toplanıyor. Beşinci buluşmada tarafların artık seçim öncesinde nasıl bir ortak programla seçime hazırlanılacağını konuşması gerekiyor. Bir elin parmaklarıyla sayılabilecek şekilde seçim vaatlerini formüle etmek için düğmeye basılması; ortak hükümet programı ve protokolü için çalışma grubu oluşturulması için karar alınmasını da... Çünkü muhalefetten hiçbir parti tek başına iktidara gelmeyecek; o yüzden artık kendi parti programlarının anlatmak yerine ortak programlarını seçmene anlatma yoluna gitmeliler.