GERÇEK GÜNDEM

Beşiktaş, yalnız Türk futbolunun 3 Büyükler’inden biri değil aynı zamanda çok uzun yıllardır memleket futbolunun en önemli altyapı fabrikalarından biri. 1970’li yılların sonunda Serpil Hamdi Tüzün’ün başlattığı ve o günlerde Rıza Çalımbay’ları, Sinan Erginleri, Ziya Doğanları, Ali Gültikenleri sonrasında Sergen Yalçınları yetiştiren gelenek, kısa bir süre çok büyük yetenekler çıkarmasa son yıllarda yeniden atağa kalktı. 

Serpil Hamdi Tüzün’ün koltuğunda bu kez Kara Kartalların eski kaptanı Mehmet Ekşi var. Ekşi, Beşiktaş’ın kalesine ipotek koyan Ersin Destanoğlu ve sol bekte bir yıldız gibi parlayan Rıdvan Yılmaz’dan sonra Emirhan İlkhan, Berkay Vardar ve Serdar Saatçı’yı Türk futbolunun vitrinine çıkardı.

Sabah gazetesine konuşan Ekşi, altyapının başarısının A takımının yaklaşımıyla doğru orantılı olduğunun altını çizdi.

Ekşi, ‘‘Altyapı, akademi Beşiktaş'ın kodlarında var. Serpil Hamdi Tüzün ile başlayan dönemlerde onun kontrolünde sekiz tane altyapı oyuncusuyla Beşiktaş 15 yıldan sonra şampiyon olmuştu. Beşiktaş her zaman yetenekli, başarılı oyuncular yetiştirmiştir. Ancak biz her ne kadar futbolcu yetiştiriyor isek de yukarıdaki yapının bunları görmesi çok değerli. A Takım'daki yapı buraya kıymetli bir gözle bakmazsa adım atmak mümkün değil. Çok yetenekli oyuncular bu nedenden dolayı kaybolmuştur. Ahmet Nur Çebi ve ekibi bu işe çok önem veriyor. Yani şu anda Beşiktaş altyapısı kısa bir süre içerisinde hem Türkiye'nin hem Avrupa'nın en iyi akademilerinden biri olma yolunda. Avrupa'yı bile sollayacak bir ekibimiz var. Amacımız sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da şampiyonluklar kazanacak yapıyı oluşturmak’’ dedi.

Beşiktaş’ın eski kaptanı ve altyapı sorumlu Mehmet Ekşi’nin işaret ettiği gibi Ahmet Nur Çebi yönetiminin altyapıya olan ilgisi ve dikkati futbolcuların başarısında anahtar önemde.

FIRAT FİDAN: ‘‘U-19 İLE A TAKIM ARASINDA KÖPRÜYÜ KURABİLDİK’’

Kulübün Altyapıdan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan amaçlarının sadece iyi futbolcu yetiştirmek değil topluma yararlı bir birey olduğunu vurguluyor.

Fidan, ‘‘A Takım'a çıkan gençlerimizi görüyorsunuz, hiçbir şımarma esamesi yok. Serdar ve Emirhan burada aldıkları kültürle hakeme gidip "Top benden çıktı" diyor. Bu davranışı akademideki eğitimleriyle aldılar. 25 kişilik komitemiz var, reklam ve sponsorluk gelirleri oluşturduk akademideki çocukların ihtiyaçlarını gideriyoruz. Psikoloğumuz ve diyetisyenimiz var. ‘Bu çocukları besleyemiyorsunuz’ eleştirileri yapılıyor ama öyle bir şey yok. Geçmişte U19 takımı Nevzat Demir Tesisleri’nde maç yapamıyordu, A Takım oyuncularının yediği yemeği yiyemezlerdi, o salonları kullanamıyordu. Sergen Hoca sağ olsun bize kattığı çok şey var. Gelir gelmez çocuklara üç numaralı sahayı açtı, A Takım'ın tüm imkanlarından faydalanmalarını sağladı. Köprüyü kurabildik ve U-19 takımını ilk kez Ümraniye'ye taşımış oldu’’ dedi.

17 yaşındaki Emirhan İlkhan’ın Rizespor maçında harika maç çıkarıp bir de gol atması bu başarıyı sahiplenmek isteyenlerin sayısını arttırdı. Ancak Fırat Fidan, bu başarının genç Emirhan’ın arkasında duran yönetimin ve onu sahaya süren teknik kadronun olduğunun altını çiziyor.  

Fidan, ‘‘Herkesin bir anda başarıyı sahiplenmesi bizi rahatsız etti. Emirhan'ı biz yıllardık takip ediyoruz, projemizin oyuncusu. Sadece o da değil birçok oyuncu var. Bir an önce onu sahiplenmeye çalıştılar, "Benim oyuncum, ben getirdim, ben buldum" diyerek. Emirhan bir proje oyuncusu. Elmas da kömür de taş. Futbolcu bulmak değil mesele, onu yetiştirmek ve sahaya sürme cesaretini göstermek. Futbolcu istedikten sonra Mehmet Hoca 100 tane bulur. Önemli olan onu nasıl işleyip sunacağındır. O yüzden kimse tek başına sahiplenmeye kalkmasın. Bu bir vizyon meselesi. Ahmet Nur Çebi herkese, ‘biz çıkışı altyapıda görüyoruz’ diyor. Eski yönetimlerde böyle bir anlayış yoktu. O yüzden Oğuzhan Akgün, İlkay İşler gibi kıymetli oyuncular A Takım'a çıkamadı. Çünkü kimse arayıp sormamış. Biz kiralık oyuncularla irtibatımızı düzenli sağlayacak bir grup kurduk, her gün konuşuyoruz. Bulundukları takımlarda yaşadıkları sıkıntılar, herhangi problemle ilgili bize bilgi verdiklerinde kulüpleriyle görüşüyoruz. Bugün Emirhan kendisini bulduğunu söyleyenlerin yanına gitse "Emirhan kim?" derler. Sahiplenmek çok kolay, bu rahatsız edici’’ dedi.

‘‘AJAX’IN ALTYAPI GELİRİ 132 MİLYON EURO; BİZİM DE HEDEFİMİZ BU, ALTYAPIDAKİ FUTBOLCULARI DÜNYA FUTBOLUNA KAZANDIRMAK’’

Beşiktaş’ın Çebi’nin liderliğinde yeniden ‘‘kendi evlatlarını yetiştiren’’ bir kulüp hüviyetine büründüğüne dikkat çeken siyah beyazlıların altıyapıdan sorumlu yönetim kurulu üyesi elde edilen başarının ‘‘ekip işi’’ olduğuna işaret etti.

Fırat Fidan, ‘‘Ne hocalarımız, ne yöneticilerimizden birisi hiçbir zaman burayı "Ben yaptım, başarı benim demez" bu bir ekip işidir. Mehmet Hocamız göreve geldikten sonra bir koordinasyon kurulu kurdu, burada alınan tüm kararlar oylamayla yapılıyor. Biz ilk göreve geldiğimiz de amacımız kendi evlatlarımızı yetiştirmekti, bu bir projeydi. Sergen Hocamız ile buna başladık, 8 tane teknik-idari kadroyu altyapı takımlarından A Takım'a taşıdık. Alman futbol danışmanı geldi Fulya'yı inceledi, "Siz buradan futbolcu çıkarıyorsanız büyük iş başarıyorsunuz demektir" dedi. Dar bir saha, U19 dışındaki tüm takımlar orada çalışıyor. Bir sahada yüzlerce futbolcu çalışıyor buralardan futbolcu yetiştirmeye çalışıyoruz. En büyük sıkıntımız da bu. Tesisleşeceğiz, fiziksel şartlarımızı geliştireceğiz ki büyük yeteneklerimizi daha iyi ortamlarda yetiştirelim. Ersin'in ilk yılında topu oyuna sokması iyi değildi, sebebi de Fulya Tesisi. Beni en çok etkileyen şeylerden biri Ajax'ın 14 sahası var, ‘10 tane daha ekleyeceğiz’ dediler. Niye 10 tane daha yaptıklarını sorduğumuzda, ‘Yetmiyor. Ek sınıflar açmak istiyoruz. Futbol okullarını da buraya alacağız. Kadın takımımızın da altyapısı olacak. Proje 80 milyon Euroluk’ dedi. "Çok pahalı değil mi" dedim, "Bizim altyapı gelirimiz geçen yıl 132 milyon Euro oldu" dediler. Bizim de hedefimiz bu. Tüm oyuncuları A Takım'da oynatacak değiliz öyle ütopik düşünmüyoruz. Önemli olan altyapıdaki oyuncuları Türk ve Dünya futboluna kazandırmak. Kazandırırken de satıp, gelir elde etmek.’’