Ömer Çelik: Süreç YSK'nın uhdesinde yürümektedir

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Genel Merkezi’nde seçim sonuçlarıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Ömer Çelik: Süreç YSK'nın uhdesinde yürümektedir

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Her siyasi parti, seçim sonuçlarının yakın olduğunu gördüğü yerlerde ve bir takım hatalar tespit ettiği yerlerde itiraz müessesini çalıştırır. Hiçbir oyun feda olmasını istemiyoruz. Çünkü sandık, demokratik siyasetin, siyasal namusudur. Bu namusu korumak, hepimizin görevidir" dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Genel Merkezi’nde seçim sonuçlarıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, ülkede yüzde 85’e yaklaşan bir katılım oranıyla son derece güçlü bir seçim gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Yerli veya yabancı, seçimleri izleyen herkesin bu yüksek katılım karşısında takdirlerini sunduğu bir demokrasimiz var. Dünyanın ileri demokrasilerinde yıllardır yapılan seçimlerde, sürekli olarak katılım oranıyla ilgili bir problemle karşı karşıya kalınıyor. Bu katılım oranı yüksekliği bile tek başına demokrasimizin gücünü, aziz milletimizin demokrasiye bağlılığını gösteren bir husustur. Bu demokrasiyi elde etmek için büyük bedeller ödemiş bir milletiz. Etrafımızda demokrasiye, sandığa ulaşmak için ödenen büyük bedellere baktığımızda ya da bazı sorunları aşmak için ne tür çıkmazlara girildiğini gördüğümüzde, sandık yoluyla sorunlarını ve krizlerini aşan, en zor zamanlarda bile sandığın yol göstericiliğiyle yolunu bulan bir siyasi haritamız olmasından her zaman gurur duyuyoruz ve duymaya devam edeceğiz. Türkiye sağlıklı seçimler yapan bir ülkedir. Seçim konusundaki deneyimi çok yüksektir. Aynı zamanda seçim sonuçlarını şeffaf şekilde ortaya çıkarabilen bir ülkedir" ifadelerini kullandı.

'GEÇERSİZ OYLARLA İLGİLİ OLARAK YENİ BİR DEĞERLENDİRME YAPILMASI GEREKEBİLİYOR'

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gibi yurt dışı ve yurt içinde saygınlığı olan bir kurumun olduğunu belirten Çelik, “Dolayısıyla, özellikle Ankara ve İstanbul’daki itiraz süreçleri ile ilgili tartışmaları izlerken, tüm bunları aklımızda tutmamızda büyük bir fayda vardır. Ortaya çıkan tabloda şunu görmek gerekir, milletimizin takdiri, demokrasiye inanan siyasiler için her şeyin üzerindedir. AK Parti Genel Merkezi, bu demokrasi mücadelesiyle varlık ve vücut bulmuş, anlamını ve siyasal işlevini bu şekilde kazanmış bir siyasal mücadelenin sembolüdür. Vatandaşımız ne diyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Her siyasi parti, seçim sonuçlarının yakın olduğunu gördüğü yerlerde ve bir takım hatalar tespit ettiği yerlerde itiraz müessesini çalıştırır. Bu iki açıdan önemlidir; Birincisi, seçim sürecinin parçası olan meşru bir müessesedir. İkincisi de, hangi partiden olursa olsun, bütün vatandaşlarımızın oyunun sandığa yansıması için fevkalade önemlidir. Çünkü, geçersiz oylarla ilgili olarak yeni bir değerlendirme yapılması gerekebiliyor. Bu sebeple YSK’ya başvurarak, hukuki sürecin bu şekilde ilerletilmesi herkesin başvurduğu gayet meşru bir müessesedir. Ankara ve İstanbul açısından baktığımızda, sandık sonuç tutanaklarıyla, sayım döküm çizelgesi arasındaki uyumsuzluk bizim açımızdan net bir şekilde gözüküyor. Bu uyumsuzluğu gidermek üzere bu itirazların yapılmasından daha doğal bir şey yoktur" şeklinde konuştu.

'SANDIK, DEMOKRATİK SİYASETİN, SİYASAL NAMUSUDUR'

Hiçbir oyun heba olmasını istemediklerini vurgulayan AKP Sözcüsü Çelik, şunları kaydetti:

"Çünkü sandık, demokratik siyasetin, siyasal namusudur. Bu namusu korumak, hepimizin görevidir. Son derece olağan bir süreç geçirilirken, sürekli olarak stresi yükselten bir takım açıklamaların yapılması ve bugün akşam saatlerinden itibaren de yurt dışındaki bazı şebekelerin Türkiye’deki bu süreç ile ilgili olarak provokatif açıklamaları yapması karşısında bu hassasiyetlerimizin altını bir kez daha çizmek isterim. Siyasi partiler kampanyalarını yaparak, kendi açılarından görevlerini yerlerine getirdiler. Her seçimin bir karakteri olur ve oradan çıkan bazı sonuçlar olur. Bu sonuçları doğru okumak hepimizin görevidir. Bu noktada, yalan haberler konusundaki duyarlılığımızın altını çiziyorum. YSK’da yürüyen son derece olağan bu süreçle ilgili olarak, sanki bir takım manipülasyonlar yapılıyormuş gibi, sosyal medya başta olmak üzere yapılan bu provokasyonlar, incitici açıklamalar ve vatandaşlarımızı tahrik etmeye dönük bu açıklamalar karşısındaki hassasiyetimizin altını bir kere daha çiziyoruz. Öteden beri Türkiye düşmanı olarak bilinen bazı bilindik isimlerin ve bazı bildik odakların, giderek bu provokasyon dozunu yükseltmesi karşısında bu açıklamaları sağduyulu şekilde yapmak durumundayız."

Konuşmasında, AKP’nin seçim broşürlerini dağıttığı sırada kendisine tepki gösterilen Yusuf Özoğul’a değinen Çelik, "Yusuf kardeşimizin oradaki faaliyetini gördünüz. Elinde partisinin verdiği torba, onun içinde broşürler sokak sokak gezdi bu çocuklar ve bu çocuklar memleketleri iyi olsun diye genç yaşlarında bu faaliyetlerin içinde bulundular. Gencecik bir delikanlı uğradığı hakaret karşısında bu olgunluğu göstererek oy verilmesini sağlamaya çalışıyor. Doğru bir şekilde siyaset kurumunun işlemesini sağlamaya çalışıyor. Biz demokrasimize kıymet verdiğimiz için Türkiye’nin büyük gücüne ve büyük gücüne kıymet verdiğimiz için bir kez daha ’İyi ki varsın Yusuf’ diyoruz ve biz o Yusufların her birini tek tek, kapı kapı gezerek olgunlukla sandığa getirmeye çalıştığı tek bir oyun bile heba edilmesini istemiyoruz. Bizim açımızdan da böyledir, diğer partiler de tabi ki kendi oylarına sahip çıkacak" açıklamasında bulundu.

'SANDIĞA GİDEN OYUN TAKİPÇİSİYİZ'

Sonuçlara yapılacak itirazlara karşı duranların esas anormallik içinde bulunduğunu aktaran Çelik, "Oylara sahip çıkma sürecini bir takım provokasyonlara kurban etmeye çalışanlara karşı net duruşumuz vardır. Biz nasıl olur ki o Yusufların yaptığı çalışmadaki sandığa gitmiş oylarda hata görüyorsak, kaydırmalar görüyorsak, itiraz edilmesi gereken sonuçlar görüyorsak ve bu hukuki bir haksa ki haktır. Seçim sürecinin bir parçasıyla, parçasıdır. Ve şimdiye kadar her seçimden sonra her siyasi partinin başvurduğu bir müesseseyse ki öyledir. Buna niye başvurmayalım. Asıl bu müessese çalışıyor diye erkenden sonuç ilan etmiş olanların bir panik içinde ‘Aman bu müessese çalışmasın, her şey şimdi olduğu gibi dursun’ gibi bir yaklaşımla olaya yaklaşmalarında bir anormallik görüyoruz. Biz Yusuf’un ve benzerlerinin yaptığı faaliyetler sonucunda sandığa giden oyun takipçisiyiz. Herkes oyuna sahip çıksın, herkes oyun hakkını versin" diye konuştu.

'HAK EDİLMEYEN ZAFER PEŞİNDE KOŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR'

Muhalefetin 'Hak edilmiş zafer' söylemine eleştiride bulunan Çelik, AKP’nin 15’inci kez seçimden zaferle çıkmış bir parti olduğunu ve hak edilmeyen bir zafer peşinde koşmalarının mümkün olmadığını söyledi. Çelik, "Hak edilmiş zafer meselesi başkalarının kendilerine yakıştıracağı bir etiket olabilir. Fakat bizimle uzaktan yakından ilişkilendirilemeyecek bir meseledir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın balkon konuşmasında belirttiği 'Milli iradenin üzerinde bir güç tanımıyoruz' prensibine sonuna kadar bağlı olduklarını kaydeden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçmişte muhtıra verilmeye çalışıldığı zaman, bu muhtıraya direnmişizdir. Bir takım vesayet odakları vesayet üretmeye çalıştığı zaman, tehditlerle, suikastlarla üzerimize gelmeye çalıştığı zaman ‘Millet ne derse o olur, millet kal derse kalırız, git derse gideriz’ demişizdir. Dolayısıyla milli iradenin üzerinde bir güç tanımamak bizim namus meselemizdir. Bunu zor zamanlarda bir takım kural dışı uygulamalarla karşı karşıya kaldığımız zaman demokratik prensiplere, milli iradeye sıkı sıkıya bağlı olduğumuz gibi gayet doğal bir seçim sonucunda da bir takım rakamların yakın olması, tutanakların birbirini tutmaması çerçevesinde de araştırmak, bunları takip etmek hukuki sonucu beklemek son derece doğaldır."

Çelik, Ankara ve İstanbul’da yürütülen itiraz sürecinin her seçimden sonra tüm siyasi partilerin başvurduğu bir müessese olduğunu belirterek, "Sükunetle, saygıyla sonucu beklemek gerek. Bir sürece saygı duyacağız, iki sonuca saygı duyacağız. Bazı siyasilerin de kullandığı dil açısından vatandaşlarımızı inciten tahrik eden bütün bu süreci sabote etmeye çalışan bazı siyasilerin attığı tweetler, cümleler görüyoruz. Bunların hepsini bir kenara koymak gerekiyor. Bazılarının provakatif yaklaşımlarının ‘Türkiye’de bir kargaşa çıksın’ arzularını yansıtan yaklaşımların hepsini mahkum ediyoruz. Bu milletin demokratik bilinci, demokratik olgunluk bu süreci de gayet doğal bir süreç olarak atlatmamızı ve sonuca da hep beraber saygı duymamızı getirecektir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin varlığını seçimler ve demokratik mücadele tarihi olarak tanımlayan Çelik, "İtirazların sonucu arzu ettiğimiz gibi çıksa da çıkmasa da saygı gösterilmesi konusunda en yüksek hassasiyetimizi her zaman ifade ettik" dedi.

"SÜREÇ YSK'NIN UHDESİNDE YÜRÜMEKTEDİR"

AKP’nin seçim sonuçlarına olan itirazlarına provakatif yorumlar getirildiğini söyleyen Çelik, "Süreç YSK’nın uhdesinde yürümektedir. Sadece biz değil, diğer partiler de orada bulunacaklar. Diğerlerinin de itiraz edeceği yerler olacaktır. Sadece AK Parti’nin yürüttüğü bir süreçmiş gibi vatandaşlarımıza kirli bilgi veriliyor. Yine çeşitli yerlerde bazı haberler çıkıyor, bu itiraz sürecinin dışında sanki başka süreçler işliyormuş gibi ya da başka bir takım gelişmeler olacakmış gibisinden, bütün oylar yeniden sayılıyormuş gibisinden şeyler duyulabiliyor. İtiraz mekanizmasını önceki mekanizmanın aynısı gibi düşünün, yeni bir durum ortada yok. Kapsamlı bir inceleme geldi önüme, farklı yerlerde çıkan bir takım sözler, cümleler, bir takım eleştiriler, bir takım polemikler. Sanki AK Parti Genel Merkezi bundan sorumluymuş gibi aşırı ifadeler bir yerlerde kullanılabiliyor. Lütfen bu haberler iyi test edilsin, sonuçlarına iyi bakılsın" açıklamasında bulundu.

Etiketler
Ömer Çelik Seçim YSK