İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 24 TV'de, Belkıs Kılıçkaya moderatörlüğünde, 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu'nun sorularını yanıtladı.

Bakan Soylu'nun açıklamalarından satır başları:

Milyonlarca insan hayatını kaybetti. On milyonlarca insanın hasta olduğu bir salgını birlikte yaşıyoruz. Sadece biz yaşamıyoruz, kıtalar yaşıyor, komşularımız, Avrupa yaşıyor. Aldığımız tedbirlerin işe yarayıp yaramadığını aldığımız dönemde öğrendiğimiz bir süreçle karşı karşıyayız.

Bu süreç ülkelerin aldığı tedbirlerde daha çok insanları birbiriyle sosyal ilişkiler içerisine koymamak üzere planladıkları bir dönem. Bunu Almanya da, İngiltere de, Fransa da, Amerika da böyle yapıyor.

Türkiye'de böyle bir dönemin olmasını kimse istemezdi ama öyle bir sonuçla karşı karşıya kaldık ki Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptırmış olduğu şehir hastaneleri bugün Türkiye'nin sağlık alanında en güvenli ülkelerden biri olmasını sağladı.

Kısmi kapanma döneminde 63 binlerdeydik. Sonra 29-30 binlere düştük. Şimdi 23-24 seviyelerindeyiz. 63 binden 23 bine... Demek ki aldığımız tedbirler, kamu düzenimiz ve kamu güvenliğimiz devam ediyor, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği devam ediyor.

Tam kapanma dönemindeyiz şu an. Belki de sosyal izolasyonda zorluk çekeceğimiz ve bulaşın çok rahat geçebileceği bir dönem bayramlar ve yaz dönemi. Ayrıca tarımın en önemli dönemindeyiz. Yine bunun yanı sıra, ekonomik olarak da hareketlenmemiz gereken önemli bir dönem içerisindeyiz. Üçüncüsü, turizm dönemindeyiz.

Bir önceki kapanma döneminde de çok zorlukla karşı karşıya kaldık. Tüm insanları eve kapatıyorsunuz, bu normal bir iş değil. Bu taleplerin tamamı sağlık için, gelecek nesiller için. Yeter ki bu musibetten hep birlikte kurtulabilelim.

 "TAM KAPANMANIN ETKİLERİNİ BUGÜNDEN İTİBAREN GÖRECEĞİZ"

Niye ikide bir genelge yayınlıyor bakanlık diye bir tartışma var. Burada iki önemli husus var. Birincisi, elbette ki İl Hıfzısıhha Kurulları bu kararları veriyor. Başka bir durum daha var, o da bizim pandemi eylem planımız var.

Koordinasyon İçişleri Bakanlığı'na verilmiş. Diyorlar ki, dönem dönem kurallar çıkarıyorsunuz. Dinamik bir dönemdeyiz. Bizim bir hedefimiz var: 63 binden 5 bine düşebilmek. Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceğiz. Bu, doğru bir istikamette gittiğimizin en temel göstergesidir.

TAM KAPANMA 19 MAYIS'A UZAYACAK MI?

Böyle bir değerlendirmemiz bugün itibarıyla yok.

Toplumun bütün taraflarını dinliyoruz. Esnaf diyorlar ki, gıdayı anladık, temel ihtiyaç maddelerini anladık. Tabi sosyal medyada şey diyorlar, "Tarak yasak, Süleyman Soylu'nun saçları yok diye".

İMAMOĞLU’NA İNCELEME HAKKINDA

Camilerde ve mezarlık yerlerinde eller arkaya konmaz. Saygı, edep ve terbiyedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, orada belediye başkanı sıfatıyla var. Vatandaş, Fatih Sultan Mehmet'e saygısızlık olduğunu düşünüyor. Bu görüntüleri gördükten sonra ben de saygısızlık olduğunu düşündüm. Bu bir vatandaşımızın şikayeti.

Birçok şikayet var böyle. Başka bir şikayet daha var bunun dışında. O da şu: Terör örgütünün desteklediği siyasi partinin belediye başkanına gidiyorsunuz, suçluyu övüyorsunuz, bu kanunda yok diyorsunuz.

Vatandaş onu da şikayet ediyor. Birçok yerden geliyor şikayetler, toplanıyor. Bu şikayetler bize direkt olarak gelir, valilik veya bakanlığa. Diğer şekilde savcılığa suç duyurusu gelir.
Burada kişiye özel bir durum söz konusu değil. Ve soruşturma söz konusu değil.

MERAL AKŞENER AÇIKLAMASI

Akşener benim için 'Aptal' dedi. Bir hanımefendiye. 6 ay İçişleri Bakanlığı yaptı, 6 ay... Stajyer İçişleri Bakanı. Ben siyaset meydanına çıkarsam, bu tür sözler ağzımdan ağır çıkar. Biz sayın Akşener ile aynı partide, Doğru Yol Partisi'nde siyaset yaptık. Biz onu iyi tanırız o da bizim onu iyi tanıdığımızı bilir. 

Sayın Devlet Bahçeli'ye hakaret etti. Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanımız'a yaptığı hakaret, bir insana yakışmaz, bir hanımefendiye hiç yakışmaz. Üzüldüm, doğru da değil. Bu kadar kibir, bu kadar gurur...

Bu kadar kendini bilmezlik. Bana 'aptal' demiş, Hz. Ali'nin meselesini biliyorsunuz, ben bunu Allah'a havale ederim, nefsileştirmem. Ama Cumhurbaşkanımız'a söylediği söz, siyasi hayatta kaldırılabilir bir söz değildir. Size başka bir hikaye anlatayım.

Biz aynı partide siyaset yaptık. Yine o dönem benden önceki il başkanı vardı, şimdi de meclis başkan vekili. Şu kulaklarımla duydum.

Hepimize Meral Akşener dedi ki, "Bu Celal abi var ya" dedi, "Benim hayatımın her zor anında bana yardımcı olmuş elini vermiştir. Allah ondan razı olsun ben hayatım boyunca onun yaptıklarını ödeyemem" dedi. Kendi parti grubunda ona da iftira attı. Biz iyi tanırız. Değer sistemi olmadığını da biliriz. Karakterini de biliriz. 6 ay İçişleri Bakanlığı yapacaksın, gelince 'ben onu görevden alırım'.. Devlet bilmez. Ben bu kadar söyleyeyim.

'SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI YASAĞI' AÇIKLAMASI

Polisler kanunun verdiği hakları yerine getirir. Kişisel mahremiyete müdahale söz konusu olmamalı. Kanun, kural ne diyorsa biz onu uygulamaya çalışıyoruz. Bunun basın özgürlüğüyle herhangi bir ilgisi yoktur. Fransa izin vermiyor, bizde böyle bir durum yok.