Sulukule’de Romanların yaşadığı eski evlerinin bulunduğu bölge ile lüks villalar arasına yıllar önce konulan demir kapılar ve tel örgüler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kaldırıldı.

Demir kapıların kaldırılmasını CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ile kutlayan Roman vatandaşlar “Bu kapı açıldı gerçekten özgür olduğumuzu anladık. Yani özgürleştik” dedi.  

İstanbul, Fatih’te 15 yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla büyük çoğunluğu Romanlar’a ait evler yıkılarak yerine ‘lüks’ konutlar yapıldı. Villalar ile Romanların yaşadığı eski evlerin bulunduğu bölge arasına demir kapılar yerleştirildi, tel örgü çekildi. Romanların itirazlarına rağmen yıllarca kaldırılmayan demir kapılar, İmamoğlu’nun İBB Başkanı seçilmesinden sonra, Romanları “ötekileştirdiği” gerekçesiyle kaldırıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Tekin, Sulukule’ye giderek CHP İl Başkanlığı döneminde eleştirdiği, mücadele ettiği kapıların kaldırılmasını Roman vatandaşlarla birlikte kutladı.

Sulukule’de yaşayan ve Fatih Belediyesinde çöp kamyonunda şoför olarak çalışan Batuhan Ece, “Köle zihniyetinde taşeron sistemle çalışıyoruz. Emeğimizin hakkını almıyoruz” diyerek şunları söyledi:

“Burada komşuluk vardı. Birine bir şey olduğunda herkes koşardı. Burası bir köy gibiydi. Ama ne oldu burayı yıktılar. Gerçek hak sahiplerinden aldılar ve dışardan gelme insanları buraya yerleştirdiler ve buranın halkını da kendi dünyalarından dışarı attılar. Buranın yapısını bozmadan yapacakları yerde, burası peşkeş çekildi”

"ROMANLAR ÖZGÜR OLDU"

Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneğinin başkanı Şükrü Pündük, “Bu kapı açıldı gerçekten özgür olduğumuzu anladık. Yani özgürleştik. Özgür olduk" dedi.  

Sulukule’de yaşayan bir mahalleli, “Biz buranın yerlisiyiz ama biz burada oturamıyoruz. Neden? Onlar yüksek kira veriyorlar en güzel yerlerde onlar oturuyorlar en alçak yerlerde biz oturuyoruz. Düştükçe düştük yani biz muhtaç olduk onlar yükseldi” diye konuştu

"VATANIMIZ YENİDEN AÇILDI"

Bir Roman vatandaş da kapıların açılması nedeniyle duygularını şöyle anlattı:

“En özgür insan biziz vatanımız yeniden açıldı. Özgürlük istiyoruz. Özgürlük demek kapatmak mı? Burası site değil lütfen site olsa tamam. Burası yol. Ana yol. Bize ayrım yapan insanı bizler kabul etmiyoruz. Biz Suriyelere kucak açtık. Bak onlar nereden geldi ana toprağımızı böldü. Lütfen bizi dağıtmasınlar. Bizler Romanız. Bizim evlerimizi yıkarsanız bu güzelliği başka bir yerde bulamayız. Bu serbestliği başka bir yerde bulamam, ben apartmanda yaşayamam, kaldıramam. Kapıcı parası mı, otomatik parası mı vereceğim? Ancak yediğimiz, içtiğimiz kendimize. Bizim evlerimizi yıkmasınlar. Dışarlara ev yapıyorlar gelsinler bizim evlerimizi de yapsınlar. Hepimizi perişan edip evlerimizi zorla sattırmasınlar”.

MAHALLEMİZİN ADI TEKRAR ‘NESLİŞAH SULTAN’ OLSUN

Bir başka vatandaş ise mahallelerine yeniden eski isminin verilmesini istedi:

“Daha önceden burası Neslişah Sultan Mahallesiydi. Şu anda Karagümrük Mahallesi oldu. Biz tarihi olarak burayı annemizden, babamızdan, dedelerimizden ‘Neslişah Sultan Mahallesi’ olarak biliyoruz. İsminin Neslişah Sultan Mahallesi olarak değiştirilmesini istiyoruz. Biz Karagümrük’e çıktığımız zaman bize ‘siz çingenesiniz, siz romansınız’ diyorlar. Allah rızası için sizden bunu istiyoruz.”

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Anka'ya yaptığı açıklamada: 

Romanlarla görüşen CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Dağdaki gelen, bağdakini kovalar” sözünü anımsatarak Romanların İstanbul tarihçesinin bin yıllara dayandığını, İstanbul’u yönetenlerin çoğunun İstanbul tarihçesinin 50 yıl olduğunu vurguladı. Romanların özel mülkiyete hevesleri olmadığı için imar aflarından yararlanmadıklarını anlatan Tekin, İl Başkanlığı döneminde Sulukule’de yapılanları “kentsel dönüşüm değil kentsel yıkım” olarak değerlendirdiğini anımsatarak şunları söyledi:

"Devleti yönetenlerin, kamuyu yönetenlerin hepsi burada ev sahibi oldu. Roman kardeşlerimizde sürgüne tabi tutuldu. Bu yetmedi, adeta bir sur gibi, Doğu Berlin- Batı Berlin, kardeşlerimiz İsrail- Filistin olarak benzetme yapıyor. Bu benzetmelerin ne yazık ki tamamı da uyuyor.

AKP iktidarının bugüne kadar kentsel dönüşüm konusunda bir tek başarısı yok. Burayı yaparken başarı hikayesi olarak başlamışlardı. Bir dram, bir sorun, bir felaket yaşanıyor. Kentsel dönüşüm buysa bunun adını kentsel dönüşüm değil kentsel yıkım.”