Siyaset kulislerinde AK Parti’nin Ramazan Bayramı'ndan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin Hazine'ye devri için kanun teklifi vermeye hazırlandığı iddia ediliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde ise son dönemde artan bu iddialar karşısında sakinlik hakim. İktidarın "gündemi değiştirmek" için İş Bankası konusunu dile getirdiğini iddia eden CHP yönetimi, "somut bir adım atılmadığı sürece bu tartışmaya girilmemesi" tavrını benimsemiş durumda. Bu tavırdan dolayı, olası bir teklif halinde ne yapılacağı konusunun şu ana kadar Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) görüşülmediği öğrenildi.

"Hisselerin devri yapılsa dahi ilk iktidar değişiminde döner" iddiası

CHP kulislerinde konuşulanlara göre sakin bekleyişin ardında geçmişteki iki yargı kararına duyulan güven yatıyor.

CHP’nin İş Bankası hisselerine Demokrat Parti iktidarında da el konmuş ancak 1963 yılındaki Anayasa Mahkemesi kararıyla geri iade edilmişti.

Yine 12 Eylül yönetimi tarafından el konulan CHP hisseleri, 1992 yılında Yargıtay kararıyla yine Parti'ye iade edilmişti.

CHP kulislerinde iktidarın gündemi değiştirmek için konuyu gündemde tutacağı ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın kesin hükümlerinden dolayı somut adım atmayacağı iddia ediliyor.

"En kötü olasılık" kabul edilen, Saray İttifakı oylarıyla Meclis’te düzenleme yapılarak hisselerin Hazine'ye devrinin olması durumunda dâhi, kararın, ilk iktidar değişikliğinde yargı tarafından geçmişte olduğu gibi düzeltileceği görüşü hakim.

Aydoğan: Anayasa’ya, miras ve evrensel hukuk kurallarına aykırı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin İş Bankası'yla ilgili tutumunu, CHP'nin hukuk uzmanı İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan ve Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, Independent Türkçe'ye anlattı. 

İktidarın İş Bankası hisseleri konusunda zaman zaman bazı söylemler geliştirdiğini fakat ortada konu hakkında bir yasa teklifi olmadığını hatırlatan Turan Aydoğan, mevcut durumda yalnızca "tahmini ifadelerle" konuşulabileceğini söyledi. 

1963 yılında Anayasa Mahkemesi’nin, 1992'de de Yargıtay’ın verdiği kararları örnek gösteren Aydoğan, iktidarın İş Bankası için istediği düzenlemenin karşısında Anayasa kararları, evrensel hukuk kuralları ve miras hukuku kuralları olduğunu söyledi. 

“İş Bankası’ndaki hisseler CHP’ye ait değil”

Aydoğan, muhtemel karara ilk itirazını "Her şeyden önce İş Bankası’ndaki hisseler CHP’ye ait değildir" ifadeleriyle açıkladı. 

Cumhuriyetçi Halk Partisi'nin İş Bankası'nda rüçhan haklarının takipçisi olduğunu hatırlatan Aydoğan "Hisselerden gelen pay Türk Dil ve Tarih Kurumu’na bırakılmıştır. CHP burada bir nimet değil onurlu bir külfeti taşımaktadır" dedi. 

“Atatürk'ün mirasına göz dikmek, cuntacıların izlediği yoldur"

Olası bir girişimin hem Miras Hukuku'na hem Mülkiyet Hukuku'na aykırı olduğunu yineleyen CHP'li vekil, daha önce yapılan girişimlere atıfta bulundu: 

"Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hisselerine el atmaya çalışmak, bu anlamda mirasına göz dikmek cuntacıların izlediği yoldur ve boşa çıkmıştır.

Tarihte örnekleri var; önce Demokrat Parti döneminde gördük bunu, İş Bankası hisselerini CHP’den almak için kanun çıkardılar fakat hisseler, 1963'ta Anayasa Mahkemesinin aldığı kararla partimize geri verildi.

Sonra 12 Eylül 1980 darbesinde yaşandı bir benzeri; darbe yönetimi bütün partileri kapattı ve partilerin malları da Hazine’ye devredildi. 1992’de Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açıldıktan sonra İş Bankası hisseleri de dahil partimize ait mallar Yargıtay kararıyla yeniden partimize verildi.

"TBMM'de böyle bir girişem el kaldıracak herkes Atatürk'ün mirasının gaspına ortak olur"

Turan Aydoğan, "Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtay’ın kararlarına ve Miras Hukuku’na karşın TBMM’de böyle bir haksız girişime el kaldırıp destek verecek herkes Atatürk’ün mirasının gaspına ortak olur" diye konuştu. 

Muhtemel bir devir kararının hem Türk hukukunda hem evrensel hukukta yeri olmadığını vurgulayan CHP İstanbul milletvekili, "Biz halen hukukun var olduğunu düşünerek davranıyoruz. İktidar, Demokrat Parti döneminde yapılanları incelesin, sonuçsuz kalacak bir davranışın içine girerek Türkiye’nin itibarını iyice düşürmesin" ifadelerini kullandı. 

“İş Bankası’nı Varlık Fonu’na devretmek istiyorlar”

İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin gündeme getirilmesinin sadece gündemi değiştirmek veya CHP aleyhtarlığından da kaynaklanmadığını iddia eden Aydoğan'a göre çerçevede Türkiye Varlık Fonu A.Ş.'ye devir de olabilir. 

Niyet okumak gibi olmasın fakat iktidarın muradının, bitirdiği kaynakların yerine yeni kaynak oluşturmak olabileceğini düşünüyoruz.

Hazine'de para kalmadı. Şimdi CHP’yi devre dışı bırakıp, İş Bankası hisselerini “Varlık Aş.’ye” (Varlık Fonu) devrederek, alacakları borçlara karşılık rehin gösterip, İş Bankası’nın da Türkiye’nin de itibarı ile oynayacaklar.

Ayrıca devlet bankalarında da artık para kalmadı. İş Bankası’nı da ele geçirip buradan yandaşlara para aktarma gibi bir tasarrufları da olabilir.

İş Bankası'nın dünyanın en büyük 74'üncü bankası olduğunu hatırlatan Turan Aydoğan, bu başarının "bağımsızlığından" kaynaklandığını vurgulayarak "Burayı ele geçirip varlık fonuna devrederek perişan etme peşindeler. Ben bu teklifin geleceğine inanmıyorum ama gelirse de terimizin son damlasına kadar mücadele ederiz" ifadelerini kullandı. 

Bingöl: İktidar ne zaman sıkışsa İş Bankası’nı gündeme getiriyor

"İktidar ne zaman sıkışsa İş Bankası hisselerini CHP’nin elinden alacağım diyerek gerilim yaratma peşinde" diyen CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ise "Ne zaman işler yolunda gitmese, ekonomi sıkışsa, iktidar kendisine yeni gerilimler arıyor" değerlendirmesini yaptı. 

İş Bankası'nın yüzde 28,09 hissesinin Mustafa Kemal Atatürk'e ait olduğunu yineleyen Bingöl, "AKP’nin kabul etmediği şey de budur. Hisselerin korunması da CHP’nin görevidir. Dolayısıyla İş Bankası hisselerine el konulmaya çalışılması hukuksuzdur" dedi.

Turan Aydoğan gibi Demokrat Parti ve 12 Eylül dönemlerindeki girişimleri hatırlatan Tekin Bingöl, iki girişimin de Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’dan geri dönmesini "Hem hak hem de hukuk yerini buldu" diyerek açıkladı. 

"Partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri gibi vasiyetine de sahip çıkmak için her platformda hukuk ile mücadele etmeyi sürdüreceğiz" diyen Tekin Bingöl, "İktidar hukuku çiğneyip, yine bir adaletsizlik ile bu hisseleri almaya çalışırsa bilsin ki bizler tüm hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız" ifadelerini kullandı. 

İş Bankası'nın ortaklık yapısı

1924'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle hayata geçen Türkiye İş Bankası'nın tek hissedarı Cumhuriyet Halk Partisi değil.

Banka, Munzam Sandık aracılığıyla hem çalışanlarını hem emeklilerini yüzde 40,13 oranında ortak etmiş durumda. 

İnternet sitesinde "kolektif sermayeye dayanan ve ülkemizde benzeri olmayan" şeklinde açıklanan ortaklık yapısı şu şekilde: 

- İş Bankası Munzam Sandık Vakfı: Yüzde 40,13

- Atatürk Hisseleri (*): Yüzde 28,09

- Halka açık pay: Yüzde 31,78 

Mayıs 1998'de T.C. Hazinesi'nin İş Bankası'ndaki %12,3 oranındaki payı, başarılı bir halka arz işlemi ile yerli ve yabancı yatırımcılara sunuldu. Bu hisseler bugün Borsa İstanbul'da işlem görüyor.

"Atatürk hisseleri" başlığıyla açıklanan pay, Mustafa Kemal'e ait olup, kendisinin vasiyeti gereğince Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil ediliyor. Bu hisselerin temettü (kâr payı) gelirleri ise, yine Atatürk’ün vasiyeti gereğince Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bırakılıyor.