Habertürk yazarı Fatih Altaylı yargı süreci tamamlanmadan belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasını eleştirdi. Altaylı iddiaların delillendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Altaylı'nın yazısından ilgili bölüm şöyle;

Böyle meselelerde ve böyle zamanlarda aklıselimi savunmak zordur ama denemekte de fayda vardır.

Tahmin edeceğiniz üzere, üç ilimizde belediye başkanlarının görevden alınıp, yerine kayyum atanması mevzuunu şöyle bir kurcalamak istiyorum.

Öncelikle şunu söyleyeyim, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın sözüne yüzde yüz katılıyorum.
“Teröre destek veren belediyelere müdahale kaçınılmazdır.”
Kesinlikle kaçınılmazdır.
Müdahale edilmiyorsa görev eksik yapılıyor demektir.
Yapılan işlem de Türkiye’deki mevcut hukuka ve mevzuata tamamen uygundur.
Peki bu biçimiyle içimize siniyor mudur?
Yıllar önce kamuoyunun da yakından tanıdığı bir işadamı ile ilgili bir yazı yazdım.
Arayıp kibarca davet etti.

Kamu kökenli CEO’su uzun uzun yaptıkları işin ne kadar hukuki olduğunu, yasalara nasıl uyduklarını, bununla ilgili Maliye Bakanlığı’ndan aldıkları yazıyı falan gösterdi.
Sonunda işadamı sordu: “Fatih Bey, yaptığımızın hukuki olduğuna ikna oldunuz mu?”
Yanıtım şu oldu: “Hukuki olduğuna ikna oldum ama ahlaken doğru olduğuna ikna olamadım.”

Elbette ki, devletin yasalara dayanarak yaptığı bir işlemin ahlaki olmadığını söyleyecek değilim.

Ama bu şekliyle doğru bulduğumu da söyleyemem.
Bugün bir şirkette dahi, yönetim kurulunu görevden aldırmak, kayyum atamak için bir mahkeme kararına ihtiyaç varken, seçilmiş belediye başkanlarının bu şekilde görevden alınmasına imkan sağlayan bir mevzuata çağdaş demek pek mümkün değil.

En azından İçişleri Bakanlığı görevden almayı gerektirecek suçlarla ilgili bir dosya ile bir mahkeme kararı sonrasında bu görevden almaları gerçekleştirse çok daha doğru olmaz mı?
Şimdiki durumda da en azından hızlı bir yargı denetimi gerçekleştirilse ve kamuoyunu tatmin edici delillendirme ile alınan kararın doğruluğu ve haklılığı ile ilgili şüpheler giderilmeli.

Her ne kadar yargıya güvende de çok ciddi sorunlarımız olsa da, ortaya koyulacak bir yardım ve yataklık delili bu görevden almalara meşru ve vicdanlarda kabul görecek bir zemin kazandıracaktır.

Aksi halde bu kararın uzun vadede HDP’ye ve terör örgütüne yarayacağı kesindir.