Soner Yalçın, ilk günden bu yana yoğun ilgi gören kitabın ayrıntılarını Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin’e anlattı.

Aytunç Erkin, Soner Yalçın’la geçekleştirdiği röportajı yazı dizisi haline getirmişti.

Erkin’in yazı dizisinin dördüncü ve son bölümünde Soner Yalçın’ın şu sözlerini aktarıyor:

“Uğur (Dündar) Ağabey'e telefon ettim; ‘Çok zor bir kitap yazıyorum Sözcü'de yazmayı bırakmak istiyorum’ dedim. Beni bu gazeteye getiren O'dur çünkü. İzin vermedi. Ustaların sözü benim için emirdir. Ama… Hayatımın en güç kitabını yazdım; okuyanlar hak verecektir umarım…”

İşte o yazı…

Soner Yalçın'ın “KARA KUTU-Yüzleşme Vakti” kitabıyla ilgili yazı dizimizin sonuna geldik. Bugün antibiyotikleri, ağrı kesicileri konuşacağız. Bu arada dizin ve kitap, sağlık dünyasında tartışılıyor. Yalçın'ın tezlerine karşı olanlar da savunanlar da sosyal medyada anlatıyor. Sorun şu: Kitabı okumadan eleştiri yapmak…

O zaman Türkiye'nin en tartışmalı konusuna, antibiyotiğe geçelim…

– Türkiye'de 100 reçeteden 35'inde antibiyotik yazılı olduğunu belirtip leblebi gibi antibiyotik kullanılmasının perde arkasını irdeliyorsunuz. Sadece bizde değil, yoksul ve orta gelirli ülkelerde benzer durum var, son on yılda antibiyotik kullanımının da yüzde 114 artışa ulaştı…

– Dünyada en fazla antibiyotik tüketilen ülkeler: Türkiye, Cezayir, Tunus ve Romanya… Ki bu “iyi” halimiz; eskiden reçeteyle satılmıyordu! Dünya genelinde antibiyotik tüketimi 2000 yılında 21.1 milyar dolar olarak kaydedilirken, bugün bu rakam 40.5 milyar dolara ulaştı. Düşün ki, bakteriler artık antibiyotiklere karşı bağışıklık kazandı gerçeğine rağmen! Ya yan etkileri? Aytunç… Kızın Asya olduğu için hep çocuklardan örnek veriyorum: Antibiyotikler en çok çocuklarımıza zarar veriyor ve maalesef en fazla suistimal de çocuklar hastalandığında yapılıyor. Antibiyotik kullanan çocuklar yavaş gelişiyor, geç büyüyor, direnç sistemleri zayıf kalıyor. Daha sık hastalanıyorlar!

NEDEN ‘AH AKILSIZ KAFAM' DEDİ

– Sizin de oğlunuz var, Aren…

– Ah kafam! Oğlum hastalandığında koştura koştura doktora gittik… Demediler ki, “Bırakın vücudu savaşmayı öğrensin, bağışıklık sistemi gelişsin.” Dayadılar antibiyotiği! Demediler ki, “Ciddi alerjik reaksiyonlar oluşturabilir.” Kuşkusuz o da zararlı! “Lolipop” şeker gibi antibiyotik verdiler çocuklara ve hâlâ da veriyorlar! Bağırsaklarımızda yaşayan faydalı ve dost probiyotik bakteriler sağlığımızın en büyük güvenceleri ve antibiyotikler bunları öldürüyor. Kimi doktorlar artık bunun farkına vardı; antibiyotikle birlikte probiyotik takviyesi yazıyor reçeteye. İlaç-farmakoloji yan etkileri konusunda yıllarca çabalayıp-didinen Prof. Cankat Tulunay neden medyada çıkarılmaz. Medyadaki arkadaşlar da artık bu konularda kendilerini geliştirmeleri gerekmiyor mu?

ABD'DE 64 BİN SİYAHİ YOKSUL ÖLDÜ

– Ya ağrı kesiciler…

– Aylardır ABD'nin gündeminde ağrı kesici ilaçlarda kullanılan “Opioid” var. Yasal uyuşturucu bu! O kadar ölümler oldu ki; 2016'da ABD'de çoğunluğu siyahi yoksul 64 bin kişi hayatını kaybetti. “Opioid” ilaçların ABD'de trafik kazaları ya da silahlardan daha fazla can kaybına neden olduğunu söyleyeyim. Tepki o kadar büyük oldu ki Trump Beyaz Saray'daki ofisi harekete geçirdi; ofisin başındaki Tom Marino “Etkili İlaç Uygulama Yasası” için kongrede Cardinal Health şirketi adına lobi yapan politikacıydı!

UĞUR DÜNDAR GÜNDEMDE TUTTU

– Ya Türkiye?

– Hangi ağrı kesiciler Batı'da yasak olmasına rağmen Türkiye'de satıldı. İsim isim yazdım, tam 17 ilaç! Lafla büyük gazeteci olunmuyor; Uğur Dündar “Arena” programında “Vioxx” ve “Celebrex” ilaçlarla ilgili Türkiye'de bugüne kadar hiçbir işlem yapılamadığı ısrarla gündemde tuttu. Sonra yasaklama kararı geldi. Bebeklere ve çocuklara verilen ağrı kesici, “Tylenol” hakkında kim ne biliyor?

– Sağlığın, dünyanın en kirli üçüncü sektörü olduğunu söylüyorsunuz. Özel bir şey soracağım; yazarken korkmadınız mı? Çünkü çok tehlikeli bilgiler veriyor, el değmemiş tıp dünyasının gerçeklerini yazıyorsunuz…

– Gazeteciliğe 1987 yılında başladım ve üç ay sonra ölümle tehdit edildim. Bu ülkede ölümün nefesini ensenizde hissetmiyorsanız gerçek anlamda gazetecilik yapmıyorsunuz demektir. Hakikatleri yazarak halkıma karşı sorumluluğumu yerine getiriyorum ve bu mutluluk korkudan çok daha değerli. Umarım ‘KARA KUTU'kitabım farkındalık yaratıp ezber bozar…

– Zor bir çalışmaya imza atmışsınız kendi adıma teşekkür ederim…

– Ben de… Kitabın yazım sürecinde kahrımı çeken ev halkına teşekkür ederim. Uğur (Dündar) Ağabey'e telefon ettim; “Çok zor bir kitap yazıyorum Sözcü'de yazmayı bırakmak istiyorum” dedim. Beni bu gazeteye getiren O'dur çünkü. İzin vermedi. Ustaların sözü benim için emirdir. Ama… Hayatımın en güç kitabını yazdım; okuyanlar hak verecektir umarım…

EVDEKİ AĞRI KESİCİLER

Kitaptan bir bölüm

Çocuklu evlerde mutlaka Calpol, Sudafed, Benylin, Tixylis gibi ilaçlar var. Peki, bu ilaçların içine konulan tartrazine, panecau, güneş sarısı, karmozin, kuinolin, allura gibi renklendiricilerin-tatlandırıcıların çocuklar için zararlı olduğu bilinmiyor mu?

E110…Güneş sarısı içeren Buttercup, bebek öksürük ilacı olarak kullanılıyor…

E122… Karmozin içeren Calpol, paracetamol bebek öksürük şurubu…

E124… Ponceau içeren Anbesol, diş çıkarma jeli olarak kullanılıyor…

E210… Medised, bebeklerde ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanlıyor…

E211… Benylin, sert öksürük, ayrıca çocukta derin, kuru ve gece öksürük için kullanılıyor… Boots, kuru öksürük şurubu olarak kullanılıyor…

Hangisini yazayım?

Şurupların-ilaçların çoğu reçetesiz satılıyor! Bu zararlı katkı maddeler hiç gündeme getirilmez.

Hangisini yazmak gerekir: Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, Türkiye'de yılda 3 bin 500 çocuğa, yani her üç saatte bir çocuğa kanser teşhisi konulduğunu belirterek, “Bu rakam nükslerle 5 bine ulaşıyor” dedi. Çocuklarda kanser artışının sebebi ne? Kimler araştırıp hesap soruyor?

DÜŞÜNÜN… REÇETE YAZMA ZORUNLULUĞU 3 YIL ÖNCE BAŞLADI

Kitaptan bir bölüm

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde antibiyotikler reçetesiz satılmaz. Bizim ülkemizde ise yıllarca önüne gelen arzu ettiği her antibiyotiği istediği her eczaneden, istediği kadar aldı. Her yiyeceğin hangi koşullarda satıldığını denetleyen “devlet aklı” sıra antibiyotiğe gelince yeteri kadar neden dikkatli davranmadı?

Reçete zorunluluğu yıllar sonra 1 Nisan 2016 tarihiyle başladı. Oysa…

Yıllarca basında şu haberler vardı. Son 10 yıldan örnek vereyim:

“Reçetesiz antibiyotik satan eczanelere ağır ceza geliyor.” (22 Temmuz 2006)

“Antibiyotik reçetesiz satılamayacak.” (12 Nisan 2011)

“Reçetesiz ilaca sıkı takip.” (27 Şubat 2013)

Reçete uygulaması niye bu kadar geç uygulanabildi? Türkiye'de bilinçsizce antibiyotik kullanımının bir başka zararı şu: Ülkemizde 4. kuşak antibiyotik kullanımı çok fazla. Daha pahalı olan bu 4. kuşak antibiyotikler genellikle az gelişmiş ülkelerde tüketiliyor. Avrupa ülkelerinde 2. kuşak antibiyotik kullanılırken, ülkemizde neden 4. kuşak antibiyotikler kullanılıyor? Bilmiyoruz!